Sen elinden gelenin en iyisini yaptın babacım

Az önce whatsapptan hanım yazdı. Akşama yemek yok dedi ve manavdan alınacakların listesini gönderdi. İşten çıkıp eve giderken fırından ekmek, manavdan listedekileri ve kızımız için onun sevdiği çikolatadan alıp eve geçeceğim. Buraya kadar yazılanlar çok sıradan, rutin yaşananlar değil mi? Hemen hepimiz hemen hemen her gün benim gibi bu diyaloğu yaşıyor ve bu alışverişi yapıyoruz….

Okumaya devam et

Tecrübe söylüyor: İyi bir mühendisin 10 özelliği

İş yaşamında öğrendiğim bir şey varsa o da öğrenilenlerin çoğunun tecrübeyle kazanıldığı. Tecrübenin sözlük karşılığı ise; “Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı.” İstediğiniz kadar okul hayatınızda her şeyi öğrendiğinizi düşünün ama iş hayatına girdiğiniz anda yalnızsınız. İş hayatının öğretilenlerle birebir uyuşmadığını şanslıysanız çok çabuk göreceksiniz. Yaptığınız işlerle, karşılaştığınız sorunlara ürettiğiniz…

Okumaya devam et

Daha akıllı olmak istiyorum. Ne yapmalıyım?

Aptal mıyım peki? Hayır değilim ama hayatta her zaman akıllı insanlar gibi kararlar alamadığım, bir aptal gibi davrandığım oluyor. Sizde de oluyordur herhalde, yani inşallah oluyordur, olsun lütfen. Vücudumuzda ki bir çok organ gibi beynimizde çalıştırılmadığında kendini salıyor. Bir hikaye var hani sürekli paylaşılan. Bir cam fanusa kurbağaları koyarlar ve üstünü kapatırlar. Kurbağalar zıplayıp fanustan…

Okumaya devam et

Çocuklar neden “sarılmak” ister?

Çocuklar sarılmak ister. Dünyada yalnız olmadıklarını ve güvende olduklarını hissedebilmek için sevdiklerine sarılmak ve kalplerini birleştirmek isterler. En çok da annelerine ve babalarına sarılmayı isterler. Sarılarak kendilerini daha güçlü hissetmek ve yalnız olmadıklarını bilmek isterler. Bir düşünsenize en son kime içten sarıldınız ve o an neler hissettiniz. Çocukların en yalnız kaldıkları an ne zamandır diye…

Okumaya devam et

Chernobyl (Çernobil) dizisini hemen izle

Yıl 1986. Avrupa ülkelerinde radyasyon düzeyi çok garip şekilde artmaya başlar. Yetkililer başta bunun bir kimyasal saldırı olduğunu düşünür ama yapılan soruşturmalar ve görüşmeler sonrası bir saldırı olmadığı anlaşılır. Ve gözler o dönemler kısa adı SSCB olan Sovyetler Birliğine çevrilir. O zamanlar Sovyetler Birliği’nde olan Ukrayna olaydan tam 2 gün sonra faciayı artık saklayamayacağını anlar….

Okumaya devam et

Babalar Günü reklamları

Bir babalar günü daha geldi. Son yıllarda yayınlanan duygusal reklamlara bu yıl da yenileri eklendi. Her ne kadar bu tip günlere karşı olsam da kimileri, insanı gerçekten tam bam telinden vuruyor. Bu yıl ki favorim Joker Baby’nin Babalar günü reklamı. Gelin bu vidyolara bir kez daha bakalım. Gözden kaçırdıklarımızı da altta ki yorum bölümü yoluyla…

Okumaya devam et

Yaz etkinlikleri başlasın

Bugün tüm çocuklar karnelerini alarak uzun yaz tatillerine başladılar. Onların yerinde olmayı ne kadar çok isterdim. İşin garibi çocukken insan hemen büyümek istiyor, büyüyünce de keşke hep çocuk kalsaydım diyor. Her ne kadar bizler çocukluğumuza asla dönemeyecek olsak da çocuklarımızla bu yaz tatilinde onlarla kendi çocukluğumuza biraz da olsa dönebiliriz diye düşünüyorum. Bu düşünceye Milli…

Okumaya devam et

Blog yazmanın 7 kuralı!

Bloğuma yazılar eklemeye aktif olarak başlamaya karar verdikten sonra insanlar bu konuda neler yazıyor diye araştırma yapmaya başladım. Boş bir web sayfası sekmesi açtım ve gugıla blog yazma ile ilgili birkaç kelime yazarak arattırdım. Aman Allah’ım bir de ne göreyim. Sanal dünyada yer alan her blog sahibi nasıl blog yazılır, blog yazmanın 1001 yolu, neden…

Okumaya devam et

Serbest Yazmak

Son günlerde bloğuma daha fazla yazmaya başladığımın farkındasınızdır. Bunun tek bir nedeni yok ama sosyal medyanın geçiciliğini biraz daha kalıcı ve özel kılmaya ve gönlümü günlük tutmanın dijital halinin çekiciliğine kaptırmama bağlayabiliriz. Ve yazımın sonunda da bahsedeceğim gibi sosyal medya sayesinde artık kalıplaşan tabirle “140 karakterden” fazla yazılar yazamaz, el yazımızı unutur, duygularımızı yazılı olarak…

Okumaya devam et

Afife teyze ve kitapları

Geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan bir sitede gördüğüm daha sonra izlediğim ve hayran kaldığım Afife teyzenin hikayesini paylaşmak isterim. Şehir hayatından sıkılarak 15 yıl önce köyüne göç eden 62 yaşındaki Afife Küçükbenli, hem doğayla baş başa yaşam sürüyor hem de kitap okuma alışkanlığını sürdürüyor. Kayseri Yahyalı’ya bağlı kırsal mahallelerden Seki Dağı’nda yaşayan Afife Küçükbenli, çocukluğunda köy…

Okumaya devam et

Doğum günüm…

Hepimiz birşeyleri bekliyoruz. Kimi zaman birini, kimi zaman bir yeri, çoğunda da geleceği bekliyoruz. Hiç gelmeyecekmiş gibi beklediğimiz ama bir ok gibi delip geçtiğinde gelip geçtiğini hissettiğimiz. Bir zaman mutluluk kaynağımız olan doğumgünlerimiz gün geliyor muhasebe günü olup oturuyor karşımıza loş ve başbaşa kalınan bir odada. Bir zamanlar hayallerle doldurduğumuz bu özel hissettiğimiz günde, yıllar…

Okumaya devam et

Serenad – Zülfü Livaneli

Bugünlerde okuyor olduğum Zülfü Livaneli’nin Serenad isimli kitabını kısaca anlatmak isterim. Okuyacak olanlara fikir vermek veya okumuş olanlara biraz olsun hatırlatma yapmaktır tüm gayem. Kitabın ana karakteri Türkiye’de yaşayan dul bir kadın olursa yazarı da Zülfü Livaneli olursa bir çok mesaj içeren roman olması kaçınılmaz elbette. Türkiye’de geçen bir konu ama daha çok Nazi Almanya’sına…

Okumaya devam et