atıkta değer var

Atıkta değer var.

Atık meselesi ve geri kazanım neden önemli?

Bilim insanları, plastik tüketimi alışkanlıklarımızda herhangi bir değişiklik olmazsa 2050 yılı itibarıyla okyanuslarda balıktan daha fazla plastik olacağını tahmin ediyor. 1907’de plastiğin icadından bugüne dek 8,3 milyar ton ham plastiğin (geri dönüştürülmemiş) üretildiği ve 2015 itibarıyla yaklaşık 6,3 milyar ton plastik atığın yalnızca %9’unun geri dönüştürüldüğü, %12’sinin yakıldığı ve %79’unun çöp depolama sahalarında veya doğada biriktirildiği ifade ediliyor.

Elektronik atıklardaki tablo da oldukça dikkat çekici. Türkiye’de 2017 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, altın, gümüş gibi değerli metaller ihtiva eden ve kullanım ömürlerini tamamlayarak toplanan her bin ton atık cep telefonundan, bir kilogram altın geri dönüşümü sağlandığı belirtiliyor. Nitekim bir ton iPhone, bir ton altın cevherinden 300 kat daha fazla altın, bir ton gümüş cevherinden 6,5 kat daha fazla gümüş içeriyor.

Tüm bunların yanı sıra döngüsel ekonominin öğelerinden biri olan geri dönüşüm, bir endüstri haline geldiği ekonomilerde yaratılan istihdam ve gelirle de ekonomiye katkı sağlıyor. Örneğin National Waste & Recycling Association verilerine göre, ABD 2016 yılında atık ve geri dönüşüm sektöründe yaklaşık 384 bin kişi istihdam ederken, 93,8 milyar dolar gelir elde etmiş durumda.

Öte yandan, Türkiye’nin geri dönüşüm konusunda kat edeceği mesafenin nispeten uzun olduğu görülüyor. Türkiye’de üretilen atıkların yarıdan fazlasının geri kazanılabilir özelliğe sahip olduğu belirtiliyor. TÜDAM’ın Ağustos 2016’da yayınladığı Geri Dönüşüm Sektörü Teşvik Raporu’na göre, Türkiye’de yalnızca yerleşim birimlerinde yılda yaklaşık 6 milyon ton geri dönüştürülebilir atık oluşurken bunun yaklaşık 5 milyon tonu çöp sahalarına gömülüyor. Bu miktarın ekonomik değeri ise

1,5 milyar liranın üzerinde. Geri dönüştürülebilir atıkların toplanması ve gömülmesi için kamu kaynaklarından yılda ek olarak 750 milyon lira ayrılıyor. Diğer bir ifadeyle, geri dönüşüm sektörünün Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayacak ekonomik ve organizasyonel yapıya sahip olmamasının maliyeti yıllık 2,25 milyar lira olarak hesaplanıyor.

Türkiye’de 2023 yılında oluşan atığın %35’inin geri kazanım, %65’inin ise düzenli depolama yönetimi ile bertaraf edilmesi hedefleniyor. Belediye atıklarına yönelik planlanan atık yönetim faaliyetleri için “Ulusal Atık Yönetimi ve Eylem Planı – 2023” kapsamında belirlenen tesislere ait yatırım maliyeti, teknoloji seçimine bağlı olarak yaklaşık 1,7 milyar euro ile 2,86 milyar euro arasında değişiyor. Tabloyu bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, işlevsel bir atık yönetiminden önce kaynakların etkin kullanımı için malzemelerin ekonomik ve çevresel açıdan sürdürülebilir olacağı bir sistem yaratmanın önemli olduğunu görüyoruz. Bunun için kamu kesimi, özel sektör, hanehalkları başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin geri dönüşüm konusunda üzerine düşeni yapması elzem görünüyor.

Raporu hazırlayan Dilara Ay Erişen‘e çok teşekkür ediyoruz ve raporun tamamını TSKB web sitesinden incelemenizi öneriyorum. Raporu buradan indirebilirsiniz.

Paylaş:

Bu yazıyla ilgili sen ne düşünüyorsun?