İçeriğe geç

Yazar: Mustafa Kurt

ISO 50001’de zorunlu olarak istenen doküman ve kayıtlar

Yönetim sistemlerinin kurulumunda her prosesi dokümante etmek zorunda değilsiniz denilse de sistemin ayakta durabilmesi ve kontrol altında tutulabilmesi için dokümante edilmesi elzem olan noktalar çoğunluktadır. Aynı durum kayıtlar içinde geçerlidir. Unutmayın ölçemediğiniz bir şeyi iyileştiremezsiniz.

1) Hangi Dokümanlar Zorunlu Olarak İstenmektedir ?

Paylaş:

100 Şirket = %71 Küresel Isınma

Yeni bir rapora göre 1988’den bu yana salınan sera gazlarının yüzde 70’inden fazlası, sadece 100 şirketin çalışmalarından kaynaklanıyor. Carbon Majors Report, fosil yakıt üreten az sayıda şirketin, karbon salınımına ne kadar fazla etki ettiğinin altını çiziyor.
Geleneksel olarak geniş ölçekli sera gazı salınımı verisi ulusal seviyede toplanır. Ancak bu rapor sadece fosil yakıt üreticilerine odaklandı. Halka açık salınım rakamlarının kullanılması ile oluşturulan rapor, küresel ısınmanın engellenmesinde şirketlerin ve yatırımcıların ne denli etkisi olabileceğini ortaya koyuyor.

Türlerin yok olmasıyla kıtlık baş gösterebilir

Rapora göre 1988’den bu yana gerçekleşen endüstriyel sera gazı salınımının yarısından fazlasının 25 adet şirket ve devlet kurumu aracılığıyla ortaya çıktığını ifade ediyor. Bu kuruluşların iklim değişikliğine katkısının ne kadar fazla olduğu, geçmiş raporlar da incelenerek doğrulanabiliyor.
ExxonMobil, Shell, BP ve Chevron gibi büyük petrol üreticileri, karbon salınımına en çok katkı yapan şirketler arasında yer alıyor. Eğer fosil yakıtlar geçtiğimiz 28 yılda olduğu gibi, önümüzdeki 28 yıl boyunca da bu hızla çıkarılmaya devam ederse, yüzyılın sonunda ortalama sıcaklıklarda 4 derecelik bir artış kaçınılmaz olacak. Bu da pek çok hayvan ve bitki türünün yok olmasına ve yiyecek kıtlığı yaşanmasına sebep olabilir.

Paylaş:

ISO 14001’in son versiyonu ile ISO 14001:2004’ün farkları

environmentbussinness.jpg

ISO 14001:2015 tüm ISO yönetim sistemleri için ortak bir çerçeve getiren Annex SL – yeni yüksek seviye yapıyı (YSY) temel alacaktır. Tutarlılıgı sürdürmek, farklı yönetim sistemlerini uyumlandırmak, üst seviye yapıya karsılık gelen alt maddeler için eslestirme sunmak ve tüm standartlar genelinde ortak bir dil uygulamak için bu yaklasım yardımcı olacaktır. Yeni standart yapısının yerlesmesi ile, kuruluslar çevre yönetim sistemlerini temel is prosesleri ile birlestirmeyi ve üst yönetimin daha fazla katılımını saglamayı daha kolay bulacaklardır. Planla-Uygula-Kontrol Et-Önlem Al döngüsü tüm proseslere ve bir bütün olarak çevre yönetim sistemine uygulanabilir. Buradaki sema (Sekil 1) 4’ten 10’a kadar Maddelerin PUKÖ’yle baglantılı olarak nasıl gruplanabilecegini göstermektedir.

14001puko.png

Paylaş:

Aydınlatmalar Yetersiz

Bir tekstil fabrikasında giderek yükselen giderlere rağmen, üretimin artmaması şirketi kapanma seviyesine getirmiş durumdadır. Sürekli yapılan masa başı toplantılar da, çözüm olmamaktadır. Tepe yöneticiler, bir türlü soruna çözüm bulamıyordur. Ta ki, toplantıya katılan genç bir mühendis, aydınlatmaların yetersiz olduğunu söyleyene kadar. Bu fikrin doğruluğundan emin olamayan yöneticiler, üretim sahasını gezmeye başlar ve genç mühendisimize hak verirler. Aynı gün aydınlatmalar arttırılmaya başlanır. Görülen odur ki gerçekten üretim artar. Başka bir toplantıda genç mühendisimiz, tekrar aynı fikrini yineler ve aydınlatmaların yetersiz olduğunu savunur. Diğer tüm yöneticiler, yeterince aydınlatma için masraf yaptıklarını düşünerek, hep birlikte tekrar üretim sahasını kontrol etmeye başlarlar. Genç mühendisi…

Paylaş:

Orman kapasitesinde 3,5m2’lik dijital ağaç


Green City Solutions isimli şirketin City Tree adını verdiği startup projesi olan “Şehir Ağaçları”, 275 ağaç kapasitesinde toz, azot oksit ve karbondioksit temizleyebilen 3,5 metre alana sahip tam tabiriyle dijitalleştirilmiş ağaç projesi.  Enerjisini güneşten sağlayan “Şehir Ağacı”, yağmur suyunu toplayıp otomatik olarak kendi kendini de sulayabiliyor. Hemen söyleyelim bir tanesinin maliyeti 25.000$

Paylaş:

Türkiye’de Yeni Mezun Çevre Mühendisi Olmak

Son zamanlarda Çevre Mühendisliği ile ilgili okuduğum güzel yazılardan bir tanesi. Fakat şu da bir gerçek ki mevcut düzende “iş, yapılarak öğreniliyor”.

“Mezuniyetlerinin üstünden 3 ay geçmiş olan ve mühendislik yapmak için heveslerinin ne kadar fazla olduğunu bildiğim bu 20 öğrenci arkadaşımızın sadece 2 tanesi çalışmaktadır.”

Bildiğiniz üzere çevre mühendisliği, yıllardır her lise öğrencisi için “Türkiye’de geleceğin mesleği, lisans eğitimini bu mühendislik dalında düşünmelisin” olarak tavsiye edilen ve o geleceğin asla gelmediği bir mühendislik dalıdır. Peki nedir bu Çevre Mühendisliği ?

Biliyorum hayal kırıklığına uğrayacaksınız ama çoğunuzun (bir çok mühendis ve ihtisasını yapmış insan dahil) sandığının tersine; doğrudan, çiçek ve böcekleri korumak, greenpeace eylemlerine katılmak ve yerlere çöp atmamaktan çok daha fazlası. Yine de çok üzülmeyin ve kendinizi yıpratmayın. Yaptığımız iş dolaylı yollardan bunları kapsıyor.

Gerçekte ise Çevre Mühendisliği, doğada tükettiğimiz ana doğal kaynakların (su, toprak, hava) kaynağında korunması, geri kazanımı ve yenilenmesini sağlamak üzerine çalışmalar yapan mühendislik dalıdır. Su problemleri ve hava kirliliği hızla artan, topraklarındaki verim her geçen gün azalan bir ülkede bu mühendislere çok fazla iş düşmesi gerektiği sanırım yaptığım tanım ile birlikte aklınızda canlanmıştır. Evet, doğru düşünüyorsunuz tereddüt etmeyin. Tereddüt etmeyin ama gelin yine de ülkemizde bu mühendisliğe verilen kıymeti hep birlikte inceleyelim.

Paylaş:

Binaların güneş enerjisi paneli kurulumunda yapı ruhsatı izni aranmayacak

Mevcut durumda ki maliyet yaklaşık 10 yıllık elektrik faturasına denk geliyor. Sanırım yaygınlaşması için Watt başına düşen maliyetlerin biraz daha azalması gerekir. 

Binaların kendi ihtiyaçları için yapılacak güneş enerjisi paneli kurulumunda artık yapı ruhsatı izni aranmayacak.

Güneş enerjisindeki diğer prosedürlerin de hızlanmasıyla 2018’de çatıların güneş panelleriyle dolması bekleniyor. Bu şekilde hem apartmanların masrafları çıkacak, hem de güneşten elde edilecek fazla elektrik şebekeye geri satılabilecek.

Paylaş: