Bu firmalar sayesinde her şey geri dönüştürülebilir

Her yıl ekosisteme 2,1 milyar ton çöp döküyoruz. Bu atıkların sekiz milyon tonu, okyanuslarımıza sessizce giriyor. İstatistiklere rağmen, değişim acı verici bir şekilde yavaştır. Ve biz insanoğlu her zamankinden daha fazla tüketiyoruz ama atıklarla mücadele için yeterli protokolleri ne yazık ki henüz yazmadık bile.

Her şeye rağmen, birkaç cesur şirket gittikçe çoğalan atık dağlarını yeniden kullanılabilir maddelere dönüştürüyor. Bunun son örneği ise; TerraCycle.

Çöp, gıda jelatinlerinden, sigara izmaritlerine kadar her şeyi içerebilir. Çöp kutularımızın üzerlerinde doğru atık sembolleri olsa dahi ve plastik karışımından yapılan şişe kapakları gibi zararsız ürünler geri dönüşüme kazandırılmaya çalışılsa bile çoğu belediye tarafından ne  yazık ki hala kabul edilmemektedir, edilememektedir.

TerraCycle’ın modeli ise basittir; “Her şey geri dönüştürülebilir – tek sorun, toplama ve ayırmadır.”

Şirket bu işi yapmanı sağlayarak bunu çözüyor. Müşteri, atıkları okullardan evlere kadar değişen toplama noktalarına göre götürür ya da ücretsiz olarak gönderir. Alınan her bir kilo karşılığında, kar amacı gütmeyen küçük bir ücret alınır. Diğer tüm masraflar Febreze, Colgate ve Bic gibi uluslararası markalarla yapılan ortaklıklar yoluyla ödenir. Bu şirketlerde yaptıkları bu harcamaların reklamlarını yapıyor ve çevre için yapacakları faaliyetleri bu cesur geri dönüşüm şirketlerine paslıyor. (Parası neyse verelim siz halledin diyorlar işin özü.)

Bu süreç boyunca hurda kotlar, postacı çantalarına dönüştürülür; cerrahi eldivenler park bankı haline gelir; eski faks makineleri ve bilgisayarlar bitki saksıları olarak yeniden doğuyor; kalem kutuları cips paketlerinden üretilir. Ve kullanılan şişe mantarları bir mantar tahtası / panosu haline gelir. (Neden böyle bir şey düşünmediniz? )  Sigara izmaritleri dahi toplanır, temizlenir ve parçalara ayrılır.

Firmanın birkaç çekici kamu projesi var. Geçen yılın haziran ayında, Londra’nın 2012 Olimpiyatları’nda, geri dönüştürülmüş 2.500 aerosol tenekeden yapılmış bir açık hava spor salonu açıldı. Mart 2017’de TerraCycle, Avusturya’daki vücut yıkama kaplarından bir oyun alanı oluşturmak için kimyasal devi Henkel ile ortaklık kurdu. (Kulağa hiç hoş gelmese de bunlar mümkün)

Şirket kendini “atık fikrinin ortadan kaldırılması” görevini üstlenen Kanadalı bir girişimci olan Tom Szaky’nin çabalarıyla var etti. 2001 yılında Princeton’da, Szaky bir solucan çiftliği olan arkadaşlarıyla kaldı. Gıda artıklarının süper güçlere sahip olan bu minik solucanlar tarafından doğaya geri kazandırılması Szaky’yi çok etkilendiğinden, atık üzerine çalışmak için cesaretlendi. “Bu minik solucanlar dahi bunu yapabiliyorsa ben neden yapamayayım” dedi.

Birkaç yıl içinde, Walmart ve Home Depot’ta yeniden kullanılmış soda kaplarında paketlenmiş organik solucan satıyordu. Kısa bir süre sonra TerraCycle, yeni bir iş akışına başlayarak geri dönüşümlü şişelerden market torbaları üretmeye başladı.

“Dünya’da atıklar iki sebepten var. İlki tüketim, yani ihtiyacımız olandan daha fazlasını satın almamız ve satın aldığımız şeyleri sonsuza kadar saklayamamamız. İkincisi karmaşık malzemelerdir. Hayatlarımıza dokunduğumuz çok az şey, doğa ile ne yapacağını bilen şeylerden yapılır. Yani bu iki konuyu eğer bir araya getirirsiniz, çok “modern” atık kavramını elde edersiniz. ”

Szaky diyor ki; atıkların geri kazanılması aynı zamanda üretim maliyetlerini de düşürüyor. İçecek kutularındaki alüminyum, toplama ve ayırma maliyetinden daha değerlidir. Ve teoride, tüm materyaller tekrar kullanılabilir ve kullanılmalıdır. TerraCycle’ın dünyanın her yerindeki ofislerinde, her masa, sandalye ve duvar donanımı – bilgisayarlar hariç her parça – geri dönüştürülmüş malzemeden üretilmiştir.

TerraCycle bir hareket başlattı. Bütün işletmeler, “geri dönüşümü zor” materyalleri döngüsel ekonomiye geri getirme fikrini araştırıyorlar. Nike, süt kartonlarından yapılan ambalajlarla uğraşırken, Adidas okyanus plastiğinden (okyanuslardan toplanan plastiklerden) elde edilen iplikleri kullanıyor. Berlin merkezli tasarımcılar Pentatonic, mükemmel bir sloganla Starbucks’la birlikte çalışarak, zincirin marka koltuklarını plastik şişelerden ve kahve fincanlarından yeniden tasarladı.

Ardından pirinç kabuklarından ve eski CD’lerden güneş gözlüğü yapan Tayvanlı Miniwiz var. 2010 yılında, 1,5 milyon geri dönüştürülmüş plastik şişe içeren dokuz katlı EcoArk Pavilion’u geleneksel bir bina kadar sağlam inşa etti ve doğal olarak yangına dirençli oldu.

Dünya Ekonomi Forumu tarafından 2015 yılında Teknoloji Öncüleri olarak tanınan Miniwiz, “Günlük ekonomide sirküler ekonomiyi gerçeğe dönüştürmeye takıntılıyız” diyor.

“Kullandığımız tüm malzemelerin tekrar ve sıfır atıkla yeniden kullanıldığı dairesel bir sistemin kitlesel olarak benimsenmesini desteklemek için yaşıyoruz.”

Müfettişler, TerraCycle ve diğer start-up’ların sarsılmaz çabalarının, tek kullanımlık ambalajlara olan kültürel bağımlılığımıza maruz kalacağını iddia edebilirler. Anti-plastik aktivisti Beth Terry, “Herkesin Atık streç filmlerden yapılmış çantaları kullanmaya ihtiyacı var” diye yazıyor.

TerraCycle’dan Stephen Clarke’ın söylediği gibi, kalkınmanın doğal bir tavanı var: “10.000 kilo kullanılmış kahve paketini toplayabiliriz, ancak bu binlerce kurşun kalem kutusu ihtiyacı sağlamaz, bu yüzden bir uyumsuzluk var”. TerraCycle tarafından her hafta toplanan tüm atıkların , % 1’i yeniden kullanılmış, % 1’i geri kazanılmış ve geri kalan % 98’i geri dönüştürülmüştür.

Ama bu bir başlangıç. Birçoğu, bu cesaretli geri dönüşümcülerin atıklarla ilgili yenilgiyi kabul etmesini reddetmesiyle cesaretlendirilecek. Bir daha ki sefere mükemmel bir şekilde işlevsel bir şey attığınızda, atıktan sonra yaşamın olabileceğini bilmek bizleri rahatlatacaktır.

Yararlanılan Kaynak

 

Paylaş:

Mustafa Kurt

Bu yazıyla ilgili sen ne düşünüyorsun?