Bilgisayarın ısısıyla cep telefonunuzu şarj edebilirsiniz

Dizüstü bilgisayarınızdan çıkan ısı, Piece Battery gibi konseptlerle yeniden kullanılabilir hale getirilebilir. TV ve bilgisayarlar gibi kaynaklardan açığa çıkan ısı enerjisini emme fikrine dayanan Piece Battery’nin yapışkanlı şeridi, soğurulan ısıyı, mobil cihazlar için kablosuz şarj olarak kullanılabilecek elektrik gücüne dönüştürüyor. Henüz geliştirilme aşamasında olan bu yeni konsept ileride çığır açabilecek bir teknoloji olarak görünüyor.

Tasarımcılar: Prof. Chai Chunlei, Zhang Kejun, Cheng Zirui, Jin Qi, Li Zhexin, Li Ziyao, Ma Xuna, Shao Shuai ve Yu Yijun

 

Kaynak: YankoDesign

Paylaş:

İnsanlık Bugünden İtibaren 2018’in Kaynaklarını Tüketmeye Başladı.

iaiaez000047

Gezegenin bir yıl boyunca ürettiği kaynakların tüketimindeki süre, her geçen yıl biraz daha azalıyor. Bu sene de Dünya Limit Aşımı Günü (Earth Overshoot Day) 2 Ağustos’a denk geliyor. Geçmiş yıllardaki tabloları da mercek altına aldığımızda gelecekte durumun hem gezegenimiz hem de insanlık adına pek de iç açıcı olmayacağını söyleyebiliriz. Okumaya devam et İnsanlık Bugünden İtibaren 2018’in Kaynaklarını Tüketmeye Başladı.

Paylaş:

2017 tarihte ki en sıcak ikinci yıl oldu, küresel ısınmaya teşekkürler!

Nasa’ya göre 2017 yılının ilk 6 ayı şimdiye kadar ölçülen en sıcak ikinci zaman dilimi olarak tarihe geçti. Değerler 1950-1980 yılları ortalamasının 0,94 ° C üzerinde. Bir önceki rekor ise çok uzak değil, 2016 yılına ait.

 

Bu değerler dikkat çekici çünkü bu ısınmaya El Nino etkisi dahil değil. Peki El Nino nedir; El Nino sıcak okyanus sularının yüzeye çıkarak küresel anlamda dünya yüzeyinin ısınması demektir.

 

Küresel ısınmayı inkar edenler 1998’den bu yana küresel ısınmanın olmadığını iddia etmektedirler. 1998 yılında El Nino sebebiyle aşırı derecede sıcak geçti. Ve bu inkarcılar 1998’den 2014 yılına kadar küresel ısınmanın olmadığını tüm sebebin El Nino olduğunu savundular.

 

Okumaya devam et 2017 tarihte ki en sıcak ikinci yıl oldu, küresel ısınmaya teşekkürler!

Paylaş:

Deniz suyundaki değerli metalleri arıtmanın yolu keşfedildi

aframe_dede

Araştırmada yapılan deneyde elde edilen sonuçları verirken ilk örneğin “altın” olması beni nedense hiç şaşırtmadı. Sonrasında da bu yöntemin denizlerde ki endüstriyel kirliliği temizlemek içinde kullanılabileceği belirtilmiş. Teveccühünüz efendim.

 

Güney Kore Pohang Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden bir grup bilim adamı, deniz suyundaki değerli metalleri arıtmak amacıyla özel bir madde geliştirdi.

Deniz suyunu filtreleyerek beslenen “gömlekliler” denilen canlıları inceleyen bilim adamları, söz konusu canlıların sudaki metalleri ayırmak için salgıladığı “tunikrom” adlı enzime benzeyen çözücü madde üretmeye çalıştı.

Bilim grubu, “gömleklilerin” kanından az miktarda çıkarılabilen “tunikrom” yerine yengeç, karides gibi kabuklulardan bol miktarda elde edilen “kitin” maddesini “gallik asitle” birleştirerek aynı işlevi gören bir bileşke üretti.

Araştırmacılar, yaptıkları deneyde söz konusu bileşkeyi kullanarak deniz suyuna karıştırılmış sıvılaştırılmış altını yüzde 99 oranında arıtmayı başardı.

Söz konusu yöntemin denizlerdeki endüstriyel atıkların temizlenmesinde kullanılabileceği kaydedildi.

Araştırmanın sonuçları, Amerikan Kimya Derneğinin “Applied Materials&Interfaces” dergisinde yayınlandı.

Paylaş:

100 Şirket = %71 Küresel Isınma

Yeni bir rapora göre 1988’den bu yana salınan sera gazlarının yüzde 70’inden fazlası, sadece 100 şirketin çalışmalarından kaynaklanıyor. Carbon Majors Report, fosil yakıt üreten az sayıda şirketin, karbon salınımına ne kadar fazla etki ettiğinin altını çiziyor.
Geleneksel olarak geniş ölçekli sera gazı salınımı verisi ulusal seviyede toplanır. Ancak bu rapor sadece fosil yakıt üreticilerine odaklandı. Halka açık salınım rakamlarının kullanılması ile oluşturulan rapor, küresel ısınmanın engellenmesinde şirketlerin ve yatırımcıların ne denli etkisi olabileceğini ortaya koyuyor.

Türlerin yok olmasıyla kıtlık baş gösterebilir

Rapora göre 1988’den bu yana gerçekleşen endüstriyel sera gazı salınımının yarısından fazlasının 25 adet şirket ve devlet kurumu aracılığıyla ortaya çıktığını ifade ediyor. Bu kuruluşların iklim değişikliğine katkısının ne kadar fazla olduğu, geçmiş raporlar da incelenerek doğrulanabiliyor.
ExxonMobil, Shell, BP ve Chevron gibi büyük petrol üreticileri, karbon salınımına en çok katkı yapan şirketler arasında yer alıyor. Eğer fosil yakıtlar geçtiğimiz 28 yılda olduğu gibi, önümüzdeki 28 yıl boyunca da bu hızla çıkarılmaya devam ederse, yüzyılın sonunda ortalama sıcaklıklarda 4 derecelik bir artış kaçınılmaz olacak. Bu da pek çok hayvan ve bitki türünün yok olmasına ve yiyecek kıtlığı yaşanmasına sebep olabilir.

Okumaya devam et 100 Şirket = %71 Küresel Isınma

Paylaş:

Binaların güneş enerjisi paneli kurulumunda yapı ruhsatı izni aranmayacak

Mevcut durumda ki maliyet yaklaşık 10 yıllık elektrik faturasına denk geliyor. Sanırım yaygınlaşması için Watt başına düşen maliyetlerin biraz daha azalması gerekir. 

Binaların kendi ihtiyaçları için yapılacak güneş enerjisi paneli kurulumunda artık yapı ruhsatı izni aranmayacak.

Güneş enerjisindeki diğer prosedürlerin de hızlanmasıyla 2018’de çatıların güneş panelleriyle dolması bekleniyor. Bu şekilde hem apartmanların masrafları çıkacak, hem de güneşten elde edilecek fazla elektrik şebekeye geri satılabilecek.

Okumaya devam et Binaların güneş enerjisi paneli kurulumunda yapı ruhsatı izni aranmayacak

Paylaş: