İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Denemeler”

Kabirleri Neden Severim?

Kabirleri severim. Ayrı bir huzuru var. Derdin mi var, sıkıntın mı var; birçoğunun boş olduğunu fısıldıyor. Yok küçük değil büyük bir derdin mi var; o büyük derdinin de bir sonu olduğunu hatırlatıyor. Muhteşem değil mi? Alıyor yükünü. Ama bir başka özelliği de var kabirlerin. Şu an dünyada olsalar “hayatta” yanına…

Para kazanmak için mutsuz olmak mı? Mutlu olmak için para kazanmak mı?

Hayatımda yaşadığım her anın mutlaka bir sebebi olduğunu düşünüyorum. Bunu kabul etmek her zaman yazması kadar kolay olmuyor ama bir zaman sonra tüm gerçekliğiyle anlıyorum. zaman zaman size de oluyordur bu durum. Az önce sosyal medyada gezinirken karşıma şu cümle çıktı, “Para kazanmak için mutsuz olmak mı, mutlu olmak için…

Sen elinden gelenin en iyisini yaptın babacım

Az önce whatsapptan hanım yazdı. Akşama yemek yok dedi ve manavdan alınacakların listesini gönderdi. İşten çıkıp eve giderken fırından ekmek, manavdan listedekileri ve kızımız için onun sevdiği çikolatadan alıp eve geçeceğim. Buraya kadar yazılanlar çok sıradan, rutin yaşananlar değil mi? Hemen hepimiz hemen hemen her gün benim gibi bu diyaloğu…

Daha akıllı olmak istiyorum. Ne yapmalıyım?

Aptal mıyım peki? Hayır değilim ama hayatta her zaman akıllı insanlar gibi kararlar alamadığım, bir aptal gibi davrandığım oluyor. Sizde de oluyordur herhalde, yani inşallah oluyordur, olsun lütfen. Vücudumuzda ki bir çok organ gibi beynimizde çalıştırılmadığında kendini salıyor. Bir hikaye var hani sürekli paylaşılan. Bir cam fanusa kurbağaları koyarlar ve…

Çocuklar neden “sarılmak” ister?

Çocuklar sarılmak ister. Dünyada yalnız olmadıklarını ve güvende olduklarını hissedebilmek için sevdiklerine sarılmak ve kalplerini birleştirmek isterler. En çok da annelerine ve babalarına sarılmayı isterler. Sarılarak kendilerini daha güçlü hissetmek ve yalnız olmadıklarını bilmek isterler. Bir düşünsenize en son kime içten sarıldınız ve o an neler hissettiniz. Çocukların en yalnız…

Blog yazmanın 7 kuralı!

Bloğuma yazılar eklemeye aktif olarak başlamaya karar verdikten sonra insanlar bu konuda neler yazıyor diye araştırma yapmaya başladım. Boş bir web sayfası sekmesi açtım ve gugıla blog yazma ile ilgili birkaç kelime yazarak arattırdım. Aman Allah’ım bir de ne göreyim. Sanal dünyada yer alan her blog sahibi nasıl blog yazılır,…

Serbest Yazmak

Son günlerde bloğuma daha fazla yazmaya başladığımın farkındasınızdır. Bunun tek bir nedeni yok ama sosyal medyanın geçiciliğini biraz daha kalıcı ve özel kılmaya ve gönlümü günlük tutmanın dijital halinin çekiciliğine kaptırmama bağlayabiliriz. Ve yazımın sonunda da bahsedeceğim gibi sosyal medya sayesinde artık kalıplaşan tabirle “140 karakterden” fazla yazılar yazamaz, el…

Doğum günüm…

Hepimiz birşeyleri bekliyoruz. Kimi zaman birini, kimi zaman bir yeri, çoğunda da geleceği bekliyoruz. Hiç gelmeyecekmiş gibi beklediğimiz ama bir ok gibi delip geçtiğinde gelip geçtiğini hissettiğimiz. Bir zaman mutluluk kaynağımız olan doğumgünlerimiz gün geliyor muhasebe günü olup oturuyor karşımıza loş ve başbaşa kalınan bir odada. Bir zamanlar hayallerle doldurduğumuz…

Bayram namazı saat kaçta!

Bugünlerde herkeste başlayan o tatlı telaş ben çocukken daha farklı olurdu. Bayram namazı saat kaçta diye takvimlere veya teletext*e bakmak yerine artık Siri’ye soruyoruz. Çocukluğumda ki bayramı anlatmak isterim, okumak ister misiniz? Bayram namazı için babamla birlikte evden çıkarken hissettiğim o duygular şimdiki duygularımla kıyasladığımda eskiden daha farklıydı hissi her…

Kızımın 4. doğum günü…

Bugün kızımın 4. doğum günü. Diğer bir tanımlamayla baba oluşumun 4. yıl dönümü. Bu yazıyı kızım ve eşim için yazıyorum. Kızım, senin aramıza katılacağının ilk haberini aldığımızda annenle birlikte çok mutlu olduk. İkimizde hayatımızda ki bir ilki yaşayacaktık. O güne kadar yaşadığımız mutlulukların en büyüğü olduğunu düşünüyorduk. Halbuki o zaman…

Dünya; şu an aslında bir toz zerreciği!

Konuya hiç bu taraftan bakmıyoruz. Ve aslında bu şekilde bakınca yaşadıklarımızın aslında ne kadar da geçici ve bir toz zerreciği kadar ufak oluşuna; hayat daha da kolaylaşıyor ve basitleşiyor yaşayan adına. Dünyaca ünlü bilim adamı Carl Sagan‘ın, Dünya’nın 6 milyar km uzaklıktan çekilen fotoğrafını görünce yazdıkları aslında hepimizin bildiği ama…

Hayatınızı kodlayın!

Geçen gün yazılım işi ile ilgilenen ve hayatını kodlara adamış bir iş arkadaşımla sohbet ettikten sonra böyle bir yazı yazmak istedim. Kullanıcı dostu bir yazılım oluştururken, sorunu doğru tanımlamamızı, doğru çözümü oluşturmamızı ve belirli sonuçlara doğru ilerlememizi sağlayan çok sayıda araç, çerçeve ve metodoloji olduğunu öğrendim bu sohbette. Bu süreç…

Kalbin hafiflemesi için “bağışla”

Algıda seçicilik midir yoksa tevafuk mudur bilemem ama geçenlerde karşıma çıkan bu yazıyı paylaşmak istedim. Her ne kadar bir anne tarafından kaleme alınmış olsa da kız çocuğuna sahip olan her babayı da etkileyeceğini düşünüyorum. Çünkü beni derinden etkiledi. Belki de ben fazla duygusalım bilemiyorum. Yazının kaynağı ve diğer konularda ki…

Düzenli yazmanın faydaları

Sürekli yazan insanlara hayranım. İyi yazabilir, kötü yazabilir buna takılmıyorum. Kötü yazıyorsa zaten sürekli yazdığı için mutlaka ilerleyen zamanlarda düzeltecektir kendini diye düşünürüm. Ama benim esas takdir ettiğim yok yok takdir yanlış kelime gıpta ettiğim konu ise sürekli yazmaları. Bu blogu sıfırlayarak tamamen yazmaya veya okumaya yöneltecek şekilde düzenlememin ana…

Kartopu

Gelin size bir hikaye anlatayım. Çocuktum, feci kar yağmış ve bütün yollar tıkanmış, dışarıda çıt çıkmıyordu. Bizim evin önü bayırdı, yani yokuş. Bütün evlerde ki çocuklar ve gençler çuvalları, naylon poşetleri hatta ve hatta metal yuvarlak tepsileri (ki bunlar daha hızlıydı) alıp bayırın en tepesine çıkar büyük bir eğlence ve…

Simit diyerek geçme!

Bir sarayın manzarasında, saraylara layık bir lezzet elimde. Hadi canım bildiğin simit o, ne alaka saraylara layık lezzet mi diyorsunuz. Hadi kap bir çay da anlatayım. Öncelikle simit değil o, halka-i simit aslı. Osmanlı devrinde (1500’lü yıllar) saraydaki un depoları simithane, padişah fırını ise simit fırını olarak anılmaktaydı. Üsküdar Şeriye Sicilinde…

Bir şeyler yazmak!

Elinde ki kalemi parmakları arasında sımsıkı tutarken aklından sürekli bu cümleyi tekrar ettiğini anlamak için gözlerine bakmak yeterliydi. Peki, ama nasıl? Yazdıkları milyonlarca insan tarafından okunan usta yazarların dahi korktuğu, çaba harcadığı ve hatta çoğu zaman kendi deyimleriyle başaramadığı bir konu bir şeyler yazmak.