Hayatınızı kodlayın!

Geçen gün yazılım işi ile ilgilenen ve hayatını kodlara adamış bir iş arkadaşımla sohbet ettikten sonra böyle bir yazı yazmak istedim. Kullanıcı dostu bir yazılım oluştururken, sorunu doğru tanımlamamızı, doğru çözümü oluşturmamızı ve belirli sonuçlara doğru ilerlememizi sağlayan çok sayıda araç, çerçeve ve metodoloji olduğunu öğrendim bu sohbette. Bu süreç boyunca geri bildirim alıyoruz ve…

Okumaya devam et

Kalbin hafiflemesi için “bağışla”

Algıda seçicilik midir yoksa tevafuk mudur bilemem ama geçenlerde karşıma çıkan bu yazıyı paylaşmak istedim. Her ne kadar bir anne tarafından kaleme alınmış olsa da kız çocuğuna sahip olan her babayı da etkileyeceğini düşünüyorum. Çünkü beni derinden etkiledi. Belki de ben fazla duygusalım bilemiyorum. Yazının kaynağı ve diğer konularda ki “kızıma mektuplar” paylaşımlarını yazının sonunda…

Okumaya devam et

Düzenli yazmanın faydaları

Sürekli yazan insanlara hayranım. İyi yazabilir, kötü yazabilir buna takılmıyorum. Kötü yazıyorsa zaten sürekli yazdığı için mutlaka ilerleyen zamanlarda düzeltecektir kendini diye düşünürüm. Ama benim esas takdir ettiğim yok yok takdir yanlış kelime gıpta ettiğim konu ise sürekli yazmaları. Bu blogu sıfırlayarak tamamen yazmaya veya okumaya yöneltecek şekilde düzenlememin ana sebebi de zaten bu konuda…

Okumaya devam et

Kartopu

Gelin size bir hikaye anlatayım. Çocuktum, feci kar yağmış ve bütün yollar tıkanmış, dışarıda çıt çıkmıyordu. Bizim evin önü bayırdı, yani yokuş. Bütün evlerde ki çocuklar ve gençler çuvalları, naylon poşetleri hatta ve hatta metal yuvarlak tepsileri (ki bunlar daha hızlıydı) alıp

Okumaya devam et

Simit diyerek geçme!

Bir sarayın manzarasında, saraylara layık bir lezzet elimde. Hadi canım bildiğin simit o, ne alaka saraylara layık lezzet mi diyorsunuz. Hadi kap bir çay da anlatayım. Öncelikle simit değil o, halka-i simit aslı. Osmanlı devrinde (1500’lü yıllar) saraydaki un depoları simithane, padişah fırını

Okumaya devam et

Bir şeyler yazmak!

Elinde ki kalemi parmakları arasında sımsıkı tutarken aklından sürekli bu cümleyi tekrar ettiğini anlamak için gözlerine bakmak yeterliydi. Peki, ama nasıl? Yazdıkları milyonlarca insan tarafından okunan usta yazarların dahi korktuğu, çaba harcadığı ve hatta çoğu zaman kendi deyimleriyle başaramadığı bir konu bir şeyler yazmak.

Okumaya devam et