İş Gelişiminin Anahtarı: Sürdürülebilir Çevre

Çevre; çevremizdeki her şeydir. Genel olarak güvenli ve olumlu bir ortam, çalışanların işe gelme konusunda iyi hissetmelerini sağlar, işi yapma motivasyonunu sağlar ve nihai olarak üretkenliği artırır.

Sürdürülebilir çevre; doğal çevrenin korunması ve korunmanın sürekliliğini sağlayan çalışmalardır. Birleşik Devletlere göre bu anlamda sürdürülebilirliği sağlamak için Çevre Koruma Ajansı (EPA), insanların ve doğanın mevcut ve gelecek nesillerini desteklemek için üretken bir uyum içinde var olabilir. Bu nedenle, sürdürülebilir çevre ancak sürdürülebilir kalkınma yoluyla üretilebilir.

Meksika Körfezi Petrol Sızıntısı

Burada ortaya çıkan genel yanlış anlamalar, çevresel sürdürülebilirliği izlemek uğruna herhangi bir iş planına çevresel faktörlerin eklenmesinin karlılığı ve büyümeyi yavaşlatacağı hatta engelleyeceği düşüncesidir. Bu nedenle, birçok şirket çevreyi göz ardı ederek kar marjını ve rekabet gücünü artırmaya çalışmaktadır. Elbette ki bu yanlış. Çünkü çevremize dikkat ederek – onu kirletmeden ve güvende tutarak – üretkenliği arttıran sağlıklı bir iş gücüne sahip olacağız. Hak talebinde bulunulması veya dava açılması konusunda para harcamayı düşünmek zorunda kalmayacağız. Örneğin Shell Petrol, 2010 Meksika Körfezi Petrol sızıntısında çevresel ve ekonomik zararları gidermek için toplam 18.7 milyar dolar ödemek zorunda kaldı. Ayrıca, çevreyi kirletmeden koruduğumuzda, kötü sağlık şartları nedeniyle iş gücü kayıplarından, işçinin tazminatından vb. büyük ödemelerden dolayı kazanç kaybı konusunda endişe etmeyiz. Bunların önlenmesi, verimlilik ve büyümede ivme artışı getirir.

ISO 14001 en çok ÇİN’de

Küresel ekonomi, üreticilerin çevre sorumluluklarının arttığı ve mallarının üretiminde enerjinin verimli kullanılması yönünde yavaş ama emin adımlarla ilerliyor. Aslında, çevresel sorumluluk göstergeleri uzun süredir kredi ve finans kurumlarının derecelendirmelerine dahil edilmiş durumda. Örneğin Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksleri bu göstergeleri 1999 yılına kadar dahil etmiştir. Ayrıca, uluslararası gönüllü çevre sertifikaları ki en önemlileri ISO14001 ve Global Reporting Initiative (GRI), büyük şirketler arasında çevresel uyumluluğu izlemek için popüler bir hal almıştır. Özellikle gelişmiş ülkelerden gelen kurumsal tüketiciler ve hükümet tedarik ajanları, yeterli çevre standartlarına uymayan malları kademeli olarak reddediyor. “Çevresel Risk Yönetiminde Uluslararası Standartların Uygulanması”na ilişkin 2013 yılındaki bir çalışma, Çin’in ISO14001 sertifikalarının ediniminde çok ilerlediğini gösteriyor. Bu muhtemelen, Çinli firmalar kendi mallarının gevşek çevresel koşullar altında üretildikleri şüphesiyle mallarına ilişkin genel kuşkuları fark ettikten sonra, ISO Sertifikasyonu çalışmalarına ağırlık vererek ürünlerinin itibarını ve pazar payını arttırma ihtiyacını gördüler. Bu sertifikalar firmaların ve mallarının çevresel sorumlulukla ilgili uluslararası standartları karşıladığını tasdik eder ve böylece Çin mallarının imajını ve itibarını arttırır. Tıpkı Çin’deki gibi, Rus şirketleri de rekabetçi küresel piyasalardaki artan çevresel taleplerin farkına varmakta ve elde edilen ISO 14001 sertifikalarının sayısındaki daha hızlı nispi büyüme ile tepki vermektedir.

EBRD ve Dünya Bankası

Nispeten yüksek ekonomik kalkınma oranlarına sahip ülkelerde uluslararası çevre standartlarında gönüllü belgelendirme yapmak isteyen şirketlerin sayısındaki hızlı artışın, parlak bir iş stratejisi ve yönetimsel yeterliliğin bir göstergesi olduğu gerçeğinin bir kanıtıdır. BM Küresel İlkeler Sözleşmesi (GC) üzerine yapılan bir araştırmada, gönüllü olarak kurumsal sosyal sorumluluğu (CSR) benimseyen raporlama şirketlerinin, varlık, özkaynak kârlılığı, daha yüksek kârlılık ve daha az sistematik riskten istatistiksel olarak daha yüksek getiri elde ettikleri belirtilmektedir. Hem Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) hem de Dünya Bankası, bazı projelere katılım için sürdürülebilir kalkınma konusunda firmalardan raporlama yapılmasını istiyor. Dolayısıyla, bu küresel eğilim doğrultusunda stratejikleşmeyi reddetme sonunda ürünlerin küresel pazarlardan dışlanmasına neden olabilir.

Bununla birlikte artan sürdürülebilir çevre sorumluluğu altına girmek istemeyen bu konuda direnen firmalar elbette var. Kağıt üzerinde gerekli şartlarını sağlayan ama saha uygulamalarında kağıtlarda belirtildiği kadar iyi olmayan firmalarda günümüzde muhakkak bulunmaktadır. Önerim bu firmaların ve sertifika veren firmaların üçüncü taraf doğrulamalarının ve uyumluluk raporlamalarının yapılması ve bu konuya ağırlık verilmesidir.

Çevreye uyumlu olmanın avantajları arasında temiz süreç, geliştirilmiş etkinlik, daha az yükümlülük (daha az cezalar ve temizlik masrafları), azaltılmış riskler ve daha iyi kaynak yönetimi sayılabilir. Daha az atık ve daha az kirliliğe yol açan bu çalışmalar; geri dönüşüm, yeniden kullanım ve yaygın üretici sorumluluğunu (EPR) teşvik eder. Aynı zamanda, kamu ve çevre sağlığının yanı sıra işçi güvenliğini de geliştirerek yüksek verimlilik ve kar marjı sağlar; Yatırımcılara çekiciliği artırır, krediye erişir ve markayı güçlendirir, tüketici sadakati, pazar payı, kârlılık ve iyi niyeti geliştirir. Bu nedenle şirketlerin çevresel riskleri, kirlilik kontrol standartlarını ve düzenlemelerini ele alan politika seçeneklerine ve mekanizmalarına uymaları önerilir . Yenilenebilir enerjileri teşvik eden kalkınma politikalarını benimsemeleri gerekir, çünkü iklim değişikliği ve yenilenebilir enerji gelişmeleri çevre ve enerji yasasındaki bir sonraki adımdır. Çevresel hususlar, daha iyi ve temiz çevre, geliştirilmiş halk sağlığı, operasyonel ve işçi güvenliği prosedürleri için iş kararlarına daima dahil edilmelidir. İşletmeler, özellikle de uluslararası sermayeleri yüksek olan ve uluslararası finansmana ihtiyaç duyan işletmeler, kurumsal yönetime, sürdürülebilir çevre kararlarına sahip olmalı ve düzenli olarak finansal olmayan gönüllü raporlar üretmelidir. Uluslararası çevre belgelerinin edinilmesi, özellikle madencilik, Petrol & Gaz ve Enerji Üretim Sektörleri gibi çevre üzerinde son derece etkili olan sektörlerdeki tüm ihalelere katılımcı olabilmeleri için şart olmalıdır. Çevresel uyum, aslında iş geliştirme için önemli olan çevresel sürdürülebilirliğe yol açmaktadır.

Yazar: Millicent Ele

Çeviri: Mustafa Kurt

Paylaş:

Mustafa Kurt

Bu yazıyla ilgili sen ne düşünüyorsun?