ISO 14001’in son versiyonu ile ISO 14001:2004’ün farkları

environmentbussinness.jpg

ISO 14001:2015 tüm ISO yönetim sistemleri için ortak bir çerçeve getiren Annex SL – yeni yüksek seviye yapıyı (YSY) temel alacaktır. Tutarlılıgı sürdürmek, farklı yönetim sistemlerini uyumlandırmak, üst seviye yapıya karsılık gelen alt maddeler için eslestirme sunmak ve tüm standartlar genelinde ortak bir dil uygulamak için bu yaklasım yardımcı olacaktır. Yeni standart yapısının yerlesmesi ile, kuruluslar çevre yönetim sistemlerini temel is prosesleri ile birlestirmeyi ve üst yönetimin daha fazla katılımını saglamayı daha kolay bulacaklardır. Planla-Uygula-Kontrol Et-Önlem Al döngüsü tüm proseslere ve bir bütün olarak çevre yönetim sistemine uygulanabilir. Buradaki sema (Sekil 1) 4’ten 10’a kadar Maddelerin PUKÖ’yle baglantılı olarak nasıl gruplanabilecegini göstermektedir.

14001puko.png

Okumaya devam et ISO 14001’in son versiyonu ile ISO 14001:2004’ün farkları

Aydınlatmalar Yetersiz

Bir tekstil fabrikasında giderek yükselen giderlere rağmen, üretimin artmaması şirketi kapanma seviyesine getirmiş durumdadır.

Sürekli yapılan masa başı toplantılar da, çözüm olmamaktadır. Tepe yöneticiler, bir türlü soruna çözüm bulamıyordur. Ta ki, toplantıya katılan genç bir mühendis, aydınlatmaların yetersiz olduğunu söyleyene kadar.

Bu fikrin doğruluğundan emin olamayan yöneticiler, üretim sahasını gezmeye başlar ve genç mühendisimize hak verirler. Aynı gün aydınlatmalar arttırılmaya başlanır. Görülen odur ki gerçekten üretim artar.

Başka bir toplantıda genç mühendisimiz, tekrar aynı fikrini yineler ve aydınlatmaların yetersiz olduğunu savunur. Diğer tüm yöneticiler, yeterince aydınlatma için masraf yaptıklarını düşünerek, hep birlikte tekrar üretim sahasını kontrol etmeye başlarlar. Genç mühendisi kıramayan yöneticiler, tekrar aydınlatmalara ilave yaptırırlar.

Rakamlar üzerine yoğunlaşan yöneticiler, bakarlar ki hakikaten üretim daha da yükselmiş.

Genç mühendisimiz, aynı fikirle tekrar aydınlatmaların yetersiz olduğunu savunur. Tekrar üretim sahasına inilir.

Bu şekilde birkaç toplantı ve üretim sahası gezisi devam eder. Üretim yükselir.

Bir sonraki toplantıda, genç mühendisimizin kendine güveni artmıştır. Çok fazla aydınlatma koyduklarını, bu sebeple çalışanların gözlerinin kamaştığını savunur.

Üretim sahasını gezen diğer yöneticiler, fazla aydınlatmaları söktürmeye başlarlar. Üretimin daha da artış göstermesi, tüm yöneticileri şaşkına çevirir.

Sonradan takılan tüm aydınlatmalar yavaş yavaş sökülür fakat üretim ve verim sürekli artış gösterir.

Kerametin aydınlatmalarda olmadığını, üretim sahasıyla ilgilenmekte olduğunu geç de olsa anlarlar.

Tepe yöneticilerin en önemli görevi DENETİM dir. Bu görevin alt kadrolara devredilmesi verimsizliği getirir.

Savaşlar savaş meydanında kazanılır. Mavi yaka çalışanının soluduğu havayı solumayan, üretim sahasını denetlemeyen, çalışanıyla omuz omuza olmayan bir tepe yöneticinin, bulunduğu işletme verimsizdir.

Genç bir mühendisin gelip, aydınlatmaların yetersiz olduğunu söylemesi gereklidir.

Kaynak: Birol Özer

Orman kapasitesinde 3,5m2’lik dijital ağaç


Green City Solutions isimli şirketin City Tree adını verdiği startup projesi olan “Şehir Ağaçları”, 275 ağaç kapasitesinde toz, azot oksit ve karbondioksit temizleyebilen 3,5 metre alana sahip tam tabiriyle dijitalleştirilmiş ağaç projesi.  Enerjisini güneşten sağlayan “Şehir Ağacı”, yağmur suyunu toplayıp otomatik olarak kendi kendini de sulayabiliyor. Hemen söyleyelim bir tanesinin maliyeti 25.000$

Okumaya devam et Orman kapasitesinde 3,5m2’lik dijital ağaç

Türkiye’de Yeni Mezun Çevre Mühendisi Olmak

Son zamanlarda Çevre Mühendisliği ile ilgili okuduğum güzel yazılardan bir tanesi. Fakat şu da bir gerçek ki mevcut düzende “iş, yapılarak öğreniliyor”.

“Mezuniyetlerinin üstünden 3 ay geçmiş olan ve mühendislik yapmak için heveslerinin ne kadar fazla olduğunu bildiğim bu 20 öğrenci arkadaşımızın sadece 2 tanesi çalışmaktadır.”

Bildiğiniz üzere çevre mühendisliği, yıllardır her lise öğrencisi için “Türkiye’de geleceğin mesleği, lisans eğitimini bu mühendislik dalında düşünmelisin” olarak tavsiye edilen ve o geleceğin asla gelmediği bir mühendislik dalıdır. Peki nedir bu Çevre Mühendisliği ?

Biliyorum hayal kırıklığına uğrayacaksınız ama çoğunuzun (bir çok mühendis ve ihtisasını yapmış insan dahil) sandığının tersine; doğrudan, çiçek ve böcekleri korumak, greenpeace eylemlerine katılmak ve yerlere çöp atmamaktan çok daha fazlası. Yine de çok üzülmeyin ve kendinizi yıpratmayın. Yaptığımız iş dolaylı yollardan bunları kapsıyor.

Gerçekte ise Çevre Mühendisliği, doğada tükettiğimiz ana doğal kaynakların (su, toprak, hava) kaynağında korunması, geri kazanımı ve yenilenmesini sağlamak üzerine çalışmalar yapan mühendislik dalıdır. Su problemleri ve hava kirliliği hızla artan, topraklarındaki verim her geçen gün azalan bir ülkede bu mühendislere çok fazla iş düşmesi gerektiği sanırım yaptığım tanım ile birlikte aklınızda canlanmıştır. Evet, doğru düşünüyorsunuz tereddüt etmeyin. Tereddüt etmeyin ama gelin yine de ülkemizde bu mühendisliğe verilen kıymeti hep birlikte inceleyelim.

Okumaya devam et Türkiye’de Yeni Mezun Çevre Mühendisi Olmak

Binaların güneş enerjisi paneli kurulumunda yapı ruhsatı izni aranmayacak

Mevcut durumda ki maliyet yaklaşık 10 yıllık elektrik faturasına denk geliyor. Sanırım yaygınlaşması için Watt başına düşen maliyetlerin biraz daha azalması gerekir. 

Binaların kendi ihtiyaçları için yapılacak güneş enerjisi paneli kurulumunda artık yapı ruhsatı izni aranmayacak.

Güneş enerjisindeki diğer prosedürlerin de hızlanmasıyla 2018’de çatıların güneş panelleriyle dolması bekleniyor. Bu şekilde hem apartmanların masrafları çıkacak, hem de güneşten elde edilecek fazla elektrik şebekeye geri satılabilecek.

Okumaya devam et Binaların güneş enerjisi paneli kurulumunda yapı ruhsatı izni aranmayacak