İçeriğe geç

Etiket: enerji

Evinizin enerjisi güneş perdesinden

Güneş panelli perde Solar Curtain, bir evin elektrik ihtiyacının üçte birini karşılayabiliyor. Güneş enerjisi üretimindeki en büyük potansiyel, güneş enerjisi üreten hücrelerin farklı yüzeylerde kullanılmasında yatıyor. Daha önce duvar kağıdı, cam filmi, reklam panosu vb. pek çok farlı yüzeyde güneşten enerji üretimine örnekler paylaştık. Bugünkü konuğumuz ise güneş panellerini katlanır perdelere yerleştirerek ev ve ofislere taşımayı hedefleyen Solar Curtain. Girişimci Ahmet Fuat Yalçın, tarafından geliştirilen Solar Curtain perdelerin güneş paneli olarak kullanılmasına dayanıyor. Solar Curtain, görüntüde bir stor perdeden farksız. Hatta geniş bir renk ve desen seçeneği de var. Onu diğer perdeden ayıran tarafı ise, perdenin dış tarafında bulunan güneş panelleri. Perde tüm…

Paylaş:

ISO 50001:2018 Enerji Yönetim Sistemi Standardı yayınlandı.

ISO 50001:2018 Standardı nedir?  En başta konuya pek hakim olmayanlar için kısaca ISO 50001:2018 nedir bunu bir açıklayalım. ISO 50001, kuruluşların enerjiyi daha verimli kullanmalarına ve daha iyi enerji yönetimini, iş stratejisine entegre etmelerine yardımcı olan Uluslararası kabul görmüş bir standarttır. Bunu, kuruluşun enerji performansını sürekli olarak geliştiren ve para tasarrufu sağlayan bir enerji yönetim sisteminin (EnYS) nasıl uygulanacağını ve sürdürüleceğini özetleyerek yapar. Bu standart kimin içindir? Türü, boyutu, karmaşıklığı, coğrafi konumu, organizasyon kültürü veya sunduğu ürün ve hizmetlerden bağımsız olarak herhangi bir kuruluş tarafından kullanılmak içindir. Özellikle: Maliyetleri ve karbon emisyonlarını azaltmak için enerji yönetimini geliştirmek isteyen herhangi bir kuruluş…

Paylaş:

Güneş Panelleri Yağmurdan da Enerji Üretecek

Çin’de yer alan Soochow Üniversitesi araştırmacıların geliştirdiği paneller , yağmur yağdığı sürece geceleri de elektrik üretmeye devam ediyor. Bunu da Triboelektrik Nanojeneratör (TENG) aracılığıyla gerçekleştiriyor. TENG, yağmur damlalarının hareketinden gelen mekanik enerjiyi elektriğe dönüştürüyor. Nanojeneratörleri en basit anlatımla hareketi elektriğe dönüştürebilen cihazlar olarak tarif edebiliriz. TENG ise yağmur damlalarının haraketini yakalayabilmek için küçük ölçekte tasarlanmış bir Nanojeneratör. Araştırmacılar 3-5 yıl içerisinde bir protitiopin hazır hale geleceğini belirtiyor. Bu hibrit paneller, güneş panelleriyle elektrik üretimini daha istikrarlı hale getirebilme, güneş enerjisi kullanımını daha da yaygınlaştırabilme potansiyeli taşıyor. Yaygınlaştığı takdirde ise güneş enerjisi donanımının maliyeti de düşebilir.

Paylaş:

Shell, Tam 30 Yıldır Küresel Isınmaya Sebep Olduğunu ve Sonuçlarının Ne Olacağını Biliyormuş!

Bu haber çoğu okuyucumuz tarafından tahmin edilebilecek bir bilgi olmasına karşın, bu olayın doğruluğunun belgeler ile kanıtlanması kesinlikle büyük bir olay. Zira olay, artık herkesin bildiği ama kimsenin dile getiremediği bir gerçek olmaktan çıkıp düpedüz kanıtlar ile ortaya atılmış durumda.

Shell bu tür konularda araştırmalar yapıp kamuoyundan saklayan tek çok uluslu enerji firması tabii ki değil. 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre Amerikan enerji devi Exxon da küresel ısınmanın bu şekilde dönülemez bir noktaya geleceğini 40 yıl öncesinden hesaplamış ve bu konuya dair herhangi bir yaptırama girmekten kaçınarak üç maymunu oynamıştı.

‘Sera Etkisi’ olarak adlandırılan Shell raporlarının ilki oldukça eski bir tarihe dayanıyor. 1988 yılında Shell’in yaptığı araştırma sonuçlarına göre: o tarihlerde şirket, küresel ısınmanın bugünkü geri dönülemez anlamda ilerleyişini öngörebilmiş, üstüne fosil yakıtın küresel ısınma üstünde doğrudan etkisi olduğunu herkesten önce öğrenmiş. Hatta Shell’in kendi yaptığı araştırmanın sonucu bir öneriye dayanıyor:  ‘Düzensiz iklim değişiklikleri deniz seviyesinin yükselmesine, okyanusların asitleşmesine ve dünya geneli negatif anlamda göçlere sebep olacak, lütfen bu konuya dair önlem politikalarını mümkün olduğunca erken oluşturmaya başlayın.”

Paylaş:

Elektrik tüketimini düşürenlere para ödeyen girişim

San Francisco merkezli OhmConnect girişimi, ev sahiplerine ve apartmanda yaşayanlara para ödeyerek belirli zaman dilimlerinde evlerindeki cihazları kapatmalarını teşvik edip enerji tasarrufu sağlamayı amaçlıyor. Projeye katılmayı kabul edenler elektrik kullanımlarının OhmConnect tarafından takip edilmesini kabul etmiş oluyor. Kullanıcılar, özellikle de enerji kullanımının bir hayli yüksek olduğu zamanlarda bir saat boyunca evlerindeki ışıkları ve cihazları kapatmalarını talep eden bir bildirim alıyor. Bireysel anlamda bakıldığında böyle bir çaba pek bir şey ifade etmezken OhmConnect’in Kaliforniya’da 290 binden fazla müşterisi olduğunu göz önünde bulundurunca işin rengi değişiyor. OhmConnect, kişinin bir saatlik süre zarfında sağladığı tasarruf ile normal kullanımını karşılaştırarak katılımcıya ödeme yapıyor. Girişimin kurucu ortağı Curtis Tongue Fast Company’e yaptığı açıklamada…

Paylaş:

Sürdürülebilirlik Endeksi Ve Firmalara Katkısı

BIST Sürdürülebilirlik Endeksi, kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki yüksek performansı ve Türkiye’de sürdürülebilirlik konusundaki bilinç, bilgi ve uygulamayı artıran Borsa İstanbul şirketleri için bir kriter sağlamayı amaçlıyor. Buna ek olarak endeks, kurumsal yatırımcıların şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetsel (ESG) konularına yüksek performanslı bağlılıklarını göstermek için bir platform oluşturuyor. Sürdürülebilirlik endeksi nasıl çalışıyor? Borsa İstanbul, BIST sürdürülebilirlik endeksine giren firmalar adına sürdürülebilirlik endeksi yaratmak için Etik Yatırım Araştırma Hizmetleri Limited Şirketi (EIRIS) ile bir işbirliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre, EIRIS, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketleri, uluslararası sürdürülebilirlik kriterlerine dayanarak değerlendirmektedir. Değerlendirme sadece kamuya açık bilgi ve değerlendirme maliyetlerine dayanmaktadır. EIRIS, 30 yılı…

Paylaş:

Bu konteynerli çözüm, uzak alanlara temiz su ve elektrik getiriyor

Şehir merkezlerinden uzaklara veya yerel şebekelerin bulunmadığı köylere elektrik ulaştırmak ve içilebilir temiz su iletmek, buralarda yaşamlarını sürdüren insanların hayatlarında farklılık oluşturabilir. Fakat merkezi sistemleri bu alanlara ve köylere ulaştırmak çoğu zaman maliyetli bir durumdur. İtalyan bir girişimcinin ise tüm bu söylediklerimizi 15.000 $ ‘a gerçekleştiren modüler bir çözümü var. OffGridBox adı verilen konteyner her gün 16 kw / saat güneş enerjisinden temiz elektrik ve yine her gün 24.000 litre süzülmüş ve strilize edilmiş içme suyu tedarik ediyor. Bu elektrik ve su da yaklaşık 300 kişilik bir köy için yeterlidir. Sadece birkaç saat içinde kurulabilen bu sistemi teknik bilgiye sahip…

Paylaş:

Bilim İnsanları Yenilenebilir Enerjiyi Yenilebilir Enerjiye Dönüştürdü

Finlandiyalı araştırmacılar, yenilenebilir enerji ile çalışan bir sistem kullanarak, yemek olarak servis etmeye yetecek kadar besin içeren tek hücreli bir protein topluluğu yarattı. Tüm süreç yalnızca elektriğe, karbondiokside, suya ve mikroplara ihtiyaç duyuyor. Yapay besin, Lappeenranta Teknoloji Üniversitesinin ve Finlandiya’daki VTT Teknik Araştırma Merkezinin ortak projesi olan, Elektrikten Besin Projesinin bir parçası olarak üretildi. Ham maddeler bir biyoreaktör içerisinde elektrolize maruz bırakıldığında, yüzde 50’den fazla protein ve yüzde 25 karbonhidrat içeren bir toz oluşturur. Oluşan ürün, kullanılan mikrobun türüne göre değişebilir. VTT’de çalışan bilim insanı Juha-Pekka Pitkänen’e göre bir sonraki aşama sistemi geliştirmek. Çünkü kahve bardağı büyüklüğündeki bir biyoreaktörün, bir…

Paylaş:

Bilgisayarın ısısıyla cep telefonunuzu şarj edebilirsiniz

Dizüstü bilgisayarınızdan çıkan ısı, Piece Battery gibi konseptlerle yeniden kullanılabilir hale getirilebilir. TV ve bilgisayarlar gibi kaynaklardan açığa çıkan ısı enerjisini emme fikrine dayanan Piece Battery’nin yapışkanlı şeridi, soğurulan ısıyı, mobil cihazlar için kablosuz şarj olarak kullanılabilecek elektrik gücüne dönüştürüyor. Henüz geliştirilme aşamasında olan bu yeni konsept ileride çığır açabilecek bir teknoloji olarak görünüyor. Tasarımcılar: Prof. Chai Chunlei, Zhang Kejun, Cheng Zirui, Jin Qi, Li Zhexin, Li Ziyao, Ma Xuna, Shao Shuai ve Yu Yijun   Kaynak: YankoDesign

Paylaş:

2017 tarihte ki en sıcak ikinci yıl oldu, küresel ısınmaya teşekkürler!

Nasa’ya göre 2017 yılının ilk 6 ayı şimdiye kadar ölçülen en sıcak ikinci zaman dilimi olarak tarihe geçti. Değerler 1950-1980 yılları ortalamasının 0,94 ° C üzerinde. Bir önceki rekor ise çok uzak değil, 2016 yılına ait.

 

Bu değerler dikkat çekici çünkü bu ısınmaya El Nino etkisi dahil değil. Peki El Nino nedir; El Nino sıcak okyanus sularının yüzeye çıkarak küresel anlamda dünya yüzeyinin ısınması demektir.

 

Küresel ısınmayı inkar edenler 1998’den bu yana küresel ısınmanın olmadığını iddia etmektedirler. 1998 yılında El Nino sebebiyle aşırı derecede sıcak geçti. Ve bu inkarcılar 1998’den 2014 yılına kadar küresel ısınmanın olmadığını tüm sebebin El Nino olduğunu savundular.

 

Paylaş: