Geri Dönüşümde Dünya Şampiyonu Olan Ülke

g1

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD)’nin araştırmalarına göre, Almanlar çöplerinin %65’ini ayrıştırıyorlar ve değerlendirilmelerini sağlıyorlar. Öyle ki, bütün atık çeşitleri için ayrı renk kodları geliştirmişler ve çöplerini atarken karıştırma ihtimalleri neredeyse sıfır. Geri dönüştürülemeyen çöpleri ise tekrar kullanarak yakıt üretiyorlar veya farklı tasarımlarla yeni ürünler elde ediyorlar.

Geri dönüşüm ve çevreyi koruma konusunda Almanya’yı takip eden Güney Kore atıklarının %59’unu geri dönüştürüyor, Amerika ise %35’lik bir oranla gelişmiş ülkelerin ortalamasının biraz üzerinde yer alıyor. Belki şaşırtıcı olmayacak ama, örnek verdiğimiz bu ülkeler Türkiye’den kilometrelerce ilerideler. Çünkü Türkiye’deki çöpün %99’u depolama sahalarına gömülüyor.

Almanya’da da bu sisteme başkaldıranlar ve çöplerini ayrıştırmadan bir tek kutuya atanlar da oluyor. Hatta bu bireylerin bazıları, çöpünü ayrıştırarak atan komşularıyla alay ediyorlar. Fakat bu davranış Almanya’da cezasız kalmıyor.

Almanya’da plastikler ve diğer ambalaj atıkları sarı kutuya, kağıt ve kartonlar mavi kutuya, şişeler ise renklerine göre de ayrıştırılarak yeşil ve beyaz renkli kutulara atılıyor. Bir de kahverengi kutu var, yalnızca kompost atıkları, yani organik atıklar için ayrılmış çöp kutusu…

g2

Avrupa Çevre Ajansı’nın (EEA) verilerine göre, diğer Avrupa ülkeleri de çöp konusunda en az Almanya kadar gayretli görünüyor. Avusturya, Belçika, İsviçre, Hollanda ve İsveç çöplerinin en az %50’sini geri dönüştürüyor ve büyük bir kısmı yeniden kullanılıyor.

Almanya’nın bu alandaki başarısının en önemli sebeplerinden biri ise çöp ve geri dönüşüm kutularının Otobüs durakları, tren istasyonları, okullar, parklar, şehir merkezleri ve hatta stadyumlar gibi pek çok noktada  ulaşılabilir olması olarak görünüyor

Tüm kutuların üzerinde yer alan Almanca ve İngilizce açıklamalar ise kutuların doğru kullanım oranının artmasını sağlıyor, ülkeyi ziyaret eden turistler de tıpkı yerliler gibi çöplerini nereye atacakları konusunda yönlendirilmiş oluyor. Bu da yeterli değilse, Almanların yere çöp atan insanları uyarma konusunda hiç utangaç olmadıkları aşikar…. Çöpünüzü ayrıştırmadığınızda uyarıldığınız bir ülkede yere çöp atmak gibi bir hata yapmak istemezsiniz.

Sonuç olarak hep birlikte hem Almanya’da, hem de Türkiye’de çöpümüze sahip çıkmamız gerektiğini hatırlatıyor,Türkler olarak kısa zaman içerisindeyaşadığımız dünyanın değerini Almanlar kadar iyi bilebilmeyi umuyoruz.

Bu yazı Çöpüne Sahip Çık web sitesinden alınmıştır. Benzeri bir çok güzel yazıyı bu web sitesinden bulabilirsiniz.

 

Paylaş:

Drone’lar artık denizleri de temizliyor.

RanMarine tarafından geliştirilen ve denizlerdeki kirliliği önlemeyi amaçlayan su drone’u bir süredir gerçekleştirdiği pilot çalışmalardan olumlu geri dönüşler aldı ve pilot çalışma aşamasını başarıyla geçti. Denizlerde su yüzeyinde kalan çöpleri, plastikleri ve pis birikintileri toplayabilen drone bundan böyle daha farklı bölgelerde de karşımıza çıkabilir.

WasteShark adlı su drone’u iki farklı modelle geliyor. Bu modellerden bir tanesi uzaktan kumanda ile kontrol edilirken istenildiği yönlere yönlendiriliyor. Bir diğer model ise otonom sürüş özelliğine sahip. Daha önce belirlenmiş noktalarda devriye atan su drone’u, sürekli olarak o bölgedeki çöpleri temizliyor.

Günün 16 saati boyunca denizlerde çöp toplayan ve temizliği gerçekleştiren WasteShark, bu çalışma saatleri ile bir insan gücüne dayalı temizliğe göre çok daha verimli ve sürekli temizlik gerçekleştirebiliyor. WasteShark’ın çöp kapasitesi ise 200 litre hacminde. Bununla birlikte sadece çöp temizliği yapmayan akıllı drone, denizin derinliğini, sıcaklığı ve su kalitesini de ölçümleyerek önemli bir veri akışını sağlıyor ve bu verilerin biriktirilmesini sağlıyor.

Kullanım alanları olarak özellikle yoğun liman bölgelerinin belirlendiği WasteShark adlı drone, ilk testlerini de Rotterdam limanında tamamlamıştı. Drone ilk kez Dordrecht Belediyesi tarafından kullanıldı. Hollandalı firmanın amacı bu drone’un özelliklerini geliştirmeyi, Hollanda’da başka kentlerde de kullanılmasını ve belki de yakın gelecekte drone’u diğer ülkelere de ihraç etmeyi hedefliyor. RanMarine‘in bu hedefine ulaşması da mümkün gözüküyor, çünkü çevre dostu bu drone’un hem çevre temizliği hem de doğaya katkısı oldukça büyük.

Paylaş:

Bir dönem sona eriyor! Plastik Poşetler ücretli olacak…

Uzun zamandan beri gündemde olan ve geçtiğimiz ocak ayında yürürlüğe girmesi beklenirken 1 yıl ertelenerek yürürlük tarihi 1 Ocak 2019 olarak değiştirilen plastik poşetlerin ücretlendirilmesi uygulamasında sürpriz bir gelişme yaşandı.

TARİH ERKENE ALINDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 100 günlük eylem planında plastik poşetlerin çevre koruma faaliyetleri kapsamında ücretlendirilmesi de yer aldı. Eylem planın açıklanmasıyla birlikte plastik poşetler için öngörülen takvim de erkene alınarak ücretlendirme işleminin ekim ayı sonuna kadar başlatılması bekleniyor.

RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum çalışmaları kapsamında hazırlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, geçtiğimiz yılın Aralık ayında Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

ÜCRETSİZ DAĞITIM SONA ERECEK

Yeni yönetmeliğe göre plastik torbalar, mesafeli sözleşmelerle yapılan satışlar da dahil olmak üzere satış noktalarında tüketiciye ücretsiz temin edilemeyecek ve ücretsiz teminine imkan verecek herhangi bir promosyona veya kampanyaya dahil edilemeyecek. 15 mikron ila 50 mikron arası kalınlıkta olan plastik alışveriş poşetleri, market kasalarında tüketiciye ücretli olarak verilmeye başlanacak. Bu kalınlığın altında veya üstünde olan poşetler, eskiden olduğu gibi ücretsiz verilmeye devam edecek.

POŞET MALİYETİNDEN KURTARACAK

Bir poşetin doğada yok olmasının yüz yılları bulduğu göz önünde bulundurulursa çevreye pozitif anlamda ciddi katkı sunacak olan uygulama başta marketler olmak üzere çok sayıda iş yerini de büyük bir poşet yükünden kurtarmış olacak.

2025’TE YÜZDE 40’I GEÇEMEYECEK

Yönetmelik çerçevesinde 15-50 mikron arasında kalınlıktaki torbaların ülke genelinde yıllık kişi başına kullanılan torba adedinin; 31 Aralık 2019’a kadar yüzde 90’ı, 31 Aralık 2025’den itibaren ise yüzde 40’ı aşmayacak şekilde kullanımının azaltılması yönünde çalışma yapılıyor.

FİYATI BAKANLIK BELİRLEYECEK

3 ay içerinde yürürlüğe girmesi beklenen plastik torbalara ücret uygulamasında poşetlerin ücretleri sektör temsilcilerinin görüşleri de dikkate alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenecek. Söz konusu ücretin altında ise ücret tarifesi uygulanamayacak.

Poşete ücret uygulaması yerel yönetimler ve bakanlık personeli tarafından denetlenecek.

Paylaş:

Ücretli torba uygulaması başarılı sonuç verdi

İngiltere’de 5 Ekim 2015’ten beri yürürlükte olan, tek kullanımlık plastik torbaların ücretli olması uygulamasının bu ürünlerin kullanımını önemli oranda düşürdüğü bildirildi.

Birleşik Krallık Çevre ve Kırsal İşler Bakanlığı açıklamasına göre ülkenin yedi büyük süpermarketindeki plastik torba kullanımı sayısı, torba başına 5 penilik ücret getirilmesinin ardından yüzde 86 oranında geriledi.

Bakanlığın açıkladığı verilere göre ülkedeki tüm süpermarket zincirlerinde ise 2017/2018 mali yılında, 2016/2017 mali yılına göre 289 milyon daha az poşet kullanıldı.

Ülkedeki süpermarketlerde kişi başı torba kullanımı sayısı ise aynı dönemlerde 38’den 32’ye geriledi.

Ülkedeki en büyük yedi market zincirinde uygulama yürürlüğe girmeden önce 2014 yılında 7,4 milyar torba kullanılmıştı.

Paylaş:

Yılda 18.000.000 (18 Milyon) ton sebze çöpe gidiyor.

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu verilerine göre Türkiye’de her yıl 214 milyar liralık gıda israfı yapılıyor.

Bu miktarla 100 yataklı 80 hastane, yıllık 500 bin yolcu kapasiteli 18 havaalanı, 16 derslikli 500 okul, 300 öğrenci kapasiteli 250 yurt ve 500 kilometrelik bölünmüş yol gibi hizmetlerin herhangi biri yapılabilir.

Günde 4,9 milyon yılda 1,7 milyar ekmeği çöpe atan Türkiye’nin yıllık 18 milyon ton sebze ve meyvesi de çöpe gidiyor.

Küresel boyutta da durum pek iç açıcı değil. Dünya genelinde üretilen tüm yemeklerin üçte biri, yani yılda 1,3 milyar ton yemek israf ediliyor.

Ülke bazında ise; ABD’de de her yıl 38 milyon ton, Japonya’da 19 milyon ton yemek çöpe gidiyor. Diğer yandan Kanada’da israf edilen yemekler 31 milyar Dolar’a ulaşmış durumda. İspanya’da ise hanelerdeki yemek israfı yılda yaklaşık 3 milyar euroya karşılık geliyor.

Okumaya devam et Yılda 18.000.000 (18 Milyon) ton sebze çöpe gidiyor.

Paylaş:

Koşu Yaparken Çöp Toplama Trendi – “Plogging”

İsveç’te “plogging” adlı yeni bir çevre dostu fitness trendi doğdu ve yavaş yavaş başka ülkelere de yayılıyor.
İsveç halkı, çevre ve atıklar konusunda oldukça duyarlı. Sıfır atık ve geri dönüşüm alanında adeta devrim yapmış bir ülke. Geçtiğimiz yıllarda çıkan “İsveç’in çöpü bitti!”, “İsveç çöp ithal ediyor” gibi haberleri hatırlayanlarınız olacaktır. Bunun nedeni, hükümetin çöpleri dönüştürerek elektrik ve ısınma ihtiyaçlarının büyük kısmını bu yolla karşılıyor olmasıydı. Yalnızca geri dönüşüm ve ileri dönüşüm yoluyla elde edilmiş ürünlerin satıldığı alışveriş merkezi ReTuna Återbruksgalleria da İsveç’in atık konusundaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu. İsveç şimdide de plogging trendiyle dikkat çekiyor.

Çevre dostu egzersiz: Plogging

Yıl 2018 evet ama doğuya da gitseniz, batıya da kaçsanız hala yere çöp atan insan tipinin var olduğunu görebilirsiniz. Düşünün ki İsveç gibi eğitim seviyesi yüksek ülkelerde dahi bu tipleme bitmemiş. Belki de hiç bitmeyecek, ne olursa olsun engellemek mümkün olmayacak. Yere atılan çöpler ise hem kirliliğe yola açıyor hem de geri dönüşüm için belli noktalarda toplanmayı bekliyorlar. Son yıllarda çevre duyarlılığı kadar ilgi duyulan sağlıklı yaşam eğilimi bu açıdan İsveç’in umudu olmuş. Dolayısıyla ülkede koşu ve çöp toplama işini birleştiren yeni bir fitness akımı olarak plogging’in doğuşuna şahit oluyoruz.

Çöpleri toplarken squat yapmış oluyorsunuz

Plogging sırasında koşucular, birlikte koşup aynı anda da yerden çöp topladığı için egzersizlerini yeni seviyelere taşıyor. Sık sık eğilip yerden pet şişe, teneke ve kağıt toplamak durumunda kalıyorlar ne de olsa. Ne kadar çok çöp, o kadar çok bacak kası! Plogging’e katılmak için tek ihtiyacınız olan bir çift eldiven, bir çöp torbası ve spor kıyafetler.

Bu trendin yaratıcısı çevreci aktivist Erik Ahlström. Ahlström kayak merkezi olarak tanınan Åre’den başkent Stockholm’e taşındığında kentin çöplüğe benzediğini düşünmüş. Şehri temizlemek için eldiven ve çöp torbaları ile donatılmış koşu grupları düzenlemiş ve bu etkinlik giderek yayılmış. Gönüllüler, iş yerlerine ve okullara da giderek bu trendi tanıtacak ve yayılması için çalışacak.

Gezegenimiz bir bütün ve çevre konusunda yalnızca İsveçliler’in hassas olması yeterli değil. Paris, İngiltere ve Tayland’da da etkili olmaya başlayan Plogging umarım her yere yayılır. Bu yeni trendle ilgili gelişmeleri özellikle instagram’da #plogging etiketiyle takip edebilirsiniz.

Paylaş:

Elektrik tüketimini düşürenlere para ödeyen girişim

San Francisco merkezli OhmConnect girişimi, ev sahiplerine ve apartmanda yaşayanlara para ödeyerek belirli zaman dilimlerinde evlerindeki cihazları kapatmalarını teşvik edip enerji tasarrufu sağlamayı amaçlıyor. Projeye katılmayı kabul edenler elektrik kullanımlarının OhmConnect tarafından takip edilmesini kabul etmiş oluyor. Kullanıcılar, özellikle de enerji kullanımının bir hayli yüksek olduğu zamanlarda bir saat boyunca evlerindeki ışıkları ve cihazları kapatmalarını talep eden bir bildirim alıyor.

Bireysel anlamda bakıldığında böyle bir çaba pek bir şey ifade etmezken OhmConnect’in Kaliforniya’da 290 binden fazla müşterisi olduğunu göz önünde bulundurunca işin rengi değişiyor. OhmConnect, kişinin bir saatlik süre zarfında sağladığı tasarruf ile normal kullanımını karşılaştırarak katılımcıya ödeme yapıyor.

Girişimin kurucu ortağı Curtis Tongue Fast Company’e yaptığı açıklamada “Birçok insan bu girişimi elektronik cihazlarını fişten çekip aileleriyle kutu oyunları oynamak için bir bahane olarak değerlendiriyor.” dedi. OhmConnect sayesinde yapılan tasarruf (‘negawatt‘ olarak adlandırılıyor) yerel kamu hizmeti şirketlerine veriliyor. Onlar da ürettikleri elektrik miktarını karşılamak için bu negawatt’ları kullanıyor. Bu girişimin, aralarında Pasifik Gaz ve Elektrik, Southern California Edison ve San Diego Gas & Electric gibi şirketlerin de bulunduğu büyük şirketlerde işe yaradığı görüldü. OhmConnect, varlığını sürdürebilmek için şirketlere sunduğu enerji tasarrufunun yüzde 20’sini alıyor.

Şirket, kurulduğundan bu yana geçen dört yılda Kaliforniya enerji şebekesinde 100 megawatt tasarruf edilmesini sağladığını söylüyor. Bu da, sadece talebin normal arzı aştığı zamanlarda çalışan, OhmConnect olmasaydı sürekli olarak kullanılmayı gerektirecek iki elektrik santraline tekabül ediyor. Şirket, projeye katılan ortalama bir tüketicinin yılda ortalama 40 ila 50 Dolar arası kazanabileceğini söylüyor. Bu meblağ küçük bir apartman dairesinde yaşayanlar için geçerli. Daha büyük bir evde yaşayanların yılda 200 Dolar’a kadar kazanması mümkün oluyor.

Kaynak: PSFK , Dünya Halleri

Paylaş:

150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

İngiliz müzisyen ve çevreci Richart Sowa, yıllarca yüzen bir ada yapabilmenin hayalini kurar. 2005 yılındaki ilk denemesi kasırgalar tarafından başarısızlığa uğratılsa da pes etmez. İkinci denemesinde yüzen adasını yapabilmek adına 7 yıl harcar.  Meksika Cancun yakınlarında 150.000 pet şişeyi geri dönüştürerek kendine bir ada inşâ eder. Bununla da kalmaz, yıllarca hayalini kurup; çalışıp didinip gerçeğe dönüştürdüğü adasını “ruh eşi” ile paylaşmak ister. Eski bir model olan Jodi Bowlin ile Facebook üzerinden tanışır ve kendisiyle yaşaması için adaya davet eder. Bowlin, teklifi kabul eder ve yüzen adaya “kadınsı dokunuşlar” yapmak için adanın yolunu tutar…

Sowa hayalini kurduğu adayı yapabilmek için önce bir tasarım gerçekleştirir.

Sowa hayalini kurduğu adayı yapabilmek için önce bir tasarım gerçekleştirir.

61 yaşındaki Sowa’nın ada projesi.

Projesi için gerekli atık şişeleri yerel çöplüklerden temin eder.

Projesi için gerekli atık şişeleri yerel çöplüklerden temin eder.

Çevreci adam, elde ettiği şişeleri çuvallara doldurup, onları paletlerle birbirine bağlayarak yapar adasını.

Sowa, kendisinin uzman bir bilim adamı olmadığını ama bu yolla doğanın korunabileceğine inandığını belirtir.

Sowa, kendisinin uzman bir bilim adamı olmadığını ama bu yolla doğanın korunabileceğine inandığını belirtir.

Olağan Dışı Bir Geri Dönüşüm Hikâyesi: 150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

Adaya ulaşım yine pet şişelerden yapılan bir bot ile sağlanıyor…

Adaya ulaşım yine pet şişelerden yapılan bir bot ile sağlanıyor...

Yüzen adada konfor da ihmâl edilmemiş.

Yüzen adada konfor da ihmâl edilmemiş.

Adada yapay kumsal, iki gölet, ve hatta bir de güneş enerjisiyle çalışan şelâle bulunuyor.

Olağan Dışı Bir Geri Dönüşüm Hikâyesi: 150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

Olağan Dışı Bir Geri Dönüşüm Hikâyesi: 150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

Spor yapmak için de pet şişeler unutulmamış.

Spor yapmak için de pet şişeler unutulmamış.

Olağan Dışı Bir Geri Dönüşüm Hikâyesi: 150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

Robinson Crusoe’muz, adadaki hayatını daha da fantastik kılmak ister.

Robinson Crusoe'muz, adadaki hayatını daha da fantastik kılmak ister.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Sowa, eski bir model olan Jodi Bowlin ile Facebooküzerinden tanışır ve kendisiyle yaşaması için adaya davet eder. Kendisinin “ruh eşi” olduğunu düşünmektedir.

Ve adaya kadın eli dokunur…

Ve adaya kadın eli dokunur...

Teklifi kabul eden Bowlin, önerileriyle daha yaşanabilir bir mekân oluşturulmasına yardımcı olur.

Yapay yüzen adanın muhteşem bir görüntüsü.

Yapay yüzen adanın muhteşem bir görüntüsü.

 Haberin Devamı: Onedio
Paylaş:

Daha Az Ödeyerek Daha Güzel Şeyler Yemek Mümkün, Çevreyi Korumak da Cabası

Güzel ve gerçekten lezzetli şeyler yemeyi “junk food” yemeye tercih eder misiniz? Bunu ucuza yaparken, dünya için de güzel şeyler yapmanıza imkan tanıyan bir mobil uygulama var.

Food For all isimli mobil uygulama bugüne kadar yapılmamışı yapıyor.

Daha Az Ödeyerek Daha Güzel Şeyler Yemek Mümkün, Çevreyi Korumak da Cabası

Food for all uygulaması ile kapanış zamanına yakın restoranların satamadığı ürünlerin %80’e varan indirimler ile satılması sağlanıyor. Bunu tercih eden uygulama kullanıcıları ise direkt ve dolaylı olarak çevreyi korumak adına çok güzel bir adım atmış oluyor.

Tüm dünyada yemek israfı korkunç seviyelerde.

Daha Az Ödeyerek Daha Güzel Şeyler Yemek Mümkün, Çevreyi Korumak da Cabası

Bu uygulamaya ilham veren bilgi, Amerika’da üretilen yiyeceklerin toplamda %40’ının direkt el sürülmeden çöpe gitmesi. Eğer sadece Amerika’daki fast food zincirlerinin, restoranların ve kafeteryaların gıda israfını ele alırsak, 20 milyon tonluk bir çöpe dönüştürülen hazineden bahsediyoruz.

Food for all’un dahiyane fikri tam burada ortaya çıkıyor.

Daha Az Ödeyerek Daha Güzel Şeyler Yemek Mümkün, Çevreyi Korumak da Cabası

Food for all, gün sonunda çöpe gitmeye hazırlanan hazır yemeklerin daha uygun fiyatlar ile alıcılara ulaşmasını sağlıyor. Bir start-up fikri olan bu uygulamanın potansiyeli kullanıcıların da ilgisini çekmişe benziyor.

Bu uygulama ile birçok güzel şeyi bir arada yapabiliyorsunuz.

Daha Az Ödeyerek Daha Güzel Şeyler Yemek Mümkün, Çevreyi Korumak da Cabası

* Hızla yükselen yemek israfı oranını düşürmeye yardımcı olup, ekonomik ve manevi bir değeri olan hareketin içinde bulunabilirsiniz.

* Orijinal etiket fiyatları üzerinden %80’e varan indirimlerle güzel yemekleri satın alıp, bütçenize iyi gelecek bir hamle yapabilirsiniz.

* Güzel yemekler yiyerek, çevreye iyi bir etki yaratacak sonuçlara neden olabilirsiniz.

Sistem nasıl işliyor?

Daha Az Ödeyerek Daha Güzel Şeyler Yemek Mümkün, Çevreyi Korumak da Cabası

Sistem basit olarak üç adımda işliyor:

İlk olarak mobil cihazınızın konum özelliği ile konumunuza en yakın restoranlar sıralanıyor. İlgilendiğiniz restoranı seçiyorsunuz ve orijinal fiyatlarından %50 ila 80 daha ucuz olan yemekleri görüyorsunuz. Siparişinizi verdikten sonra restoran paketinizi ne zaman alabileceğinizi size bildiriyor. Bu zaman da genellikle restoranın kapanma saati oluyor.

Uygulama şu anda sadece New York ve Boston’da aktif.

Daha Az Ödeyerek Daha Güzel Şeyler Yemek Mümkün, Çevreyi Korumak da Cabası

Ancak uygulamanın gördüğü yatırımcı ilgisi ve yarattığı etki çok kısa süre içinde Food for all’un global bir uygulama olacağının göstergesi. Takipte kalın, yakında siz de israfın önüne bu şekilde geçebilirsiniz.

Paylaş:
En yukarı