Plastik poşetler neden tehlikeli!


Yok olma süresi 1000 yılı bulabilen, yıllık bazda üretimi 335 milyon tonu aşan plastik poşetler sofralarımıza kadar uzanabiliyor. Geri dönüşümü üretiminden daha maliyetli olan plastik poşetleri bu kadar tehlikeli yapan ne?

Hayatımıza 1900’lü yılların başlarında giren plastikler 1970’li yıllardaki plastik sektöründeki gelişmelerin ardından 1977 yılında tam olarak hayatımıza girdi. Alışveriş noktalarında herkesin rahatlıkla bulabileceği, ortalama kullanım ömrü 15 dakika olan, suda, toprakta, hatta havada uçuşurken gördüğümüz, çok ince olan ve doğadaki varlıkları maalesef de insanlar için giderek normal bir durum olarak kabullenilen olayların baş aktörü; plastik poşetler.

1950’li yıllarda 1,5 milyon ton civarında üretim değerleri bulunan plastik malzemelerin üretimi giderek artmış ve günümüzde yıllık bazda üretimi 335 milyon tonu aşmıştır.

Üretimin bu hızla seyretmesi halinde 2050’li yıllarda bu değerin yıllık bazda 1,2 milyar tona ulaşması öngörülüyor.

Okumaya devam et Plastik poşetler neden tehlikeli!
Paylaş:

Dikkat çekici bir farkındalık çalışması: Çöpler file içinde billboard’a asıldı

Bursa’da çevre temizliğine dikkat etmek için ilginç bir yönteme başvuruldu. İnegöl ilçesinde billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı.

Bursa’nın İnegöl ilçesinde çevre temizliğine dikkat çekilmesi amacıyla, billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı.

Temiz şehir İnegöl‘ sloganıyla ilçe halkının dikkatini çevre temizliğine çekmek isteyen İnegöl Belediyesi, daha önce en işlek cadde olan Atatürk Bulvarı’nda bir kamyon çöpü kontrollü dökerek, ‘Şehrimiz temiz tutulmazsa böyle olur’ mesajı vermişti.

İnegöl Belediyesi görevlileri, bu defa da billboard’a çöp astırdı. Asıl olanın ‘temizlemek’ değil ‘kirletmemek’ olduğuna dikkat çekilirken, vatandaşların da bu konuda bilinçlenmesi için Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı. Çalışma, vatandaşların dikkatini çekti.

Paylaş:

Bilimkurgu filmleri gerçek oldu!; ‘Duman Yutan Kule’

Kurin Systems adlı hava filtreleme girişimi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’ye 12,9 metrelik bir hava temizleme kulesi inşa etmek istiyor.

Her yıl Ekim ayında Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi, Diwali festivali yüzünden aşırı hava kirliliğine maruz kalıyor. Salı günü yapılan ölçümlere göre şehrin farklı noktalarındaki PM10 seviyeleri tehlikeli bir seviye olan 700’ün üzerindeydi. Bu sorunu çözmek için Yeni Delhi yakınlarında faaliyet gösteren bir girişim, dev bir kirli hava temizleme kulesi inşa etmek istiyor.

Kurin Systems adlı hava filtreleme girişimi, 12 metreden uzun bir hava temizleme filtresi inşa ederek, 3 km çevredeki 75 bin kişiye temiz hava sağlamayı planlıyor. Şirket günde 32 milyon metreküp temiz hava üretebileceğini iddia ediyor. Hava temizleyici, 48 adet fan ve 9 aşamalı filtreleme sistemi kullanarak saatte 1,3 milyon metreküp temiz hava üretecek.

Dünyanın en güçlü hava filtresi

Dünya Fikri Mülkiyet Organizasyonu yakın zamanda Kurin Systems’a dünyanın en büyük ve en güçlü hava filtresi için bir patent verdi. ‘City Cleaner’ adlı kule, 12,9 x 6,1 x 6,1 metre boyutlarında inşa edilecek. Şirket, kazaların engellenmesi için hava temizleyicinin etrafında 9,1 metre genişliğinde boş alan olması gerektiğini söylüyor.

Şirketin kurucusu Pavneeth Singh Puri “Bu cihaz sadece güneş enerjisi ile de çalışabilir ancak bunun için daha fazla alana ihtiyacımız var. Şimdiden, güneş panellerini yerleştirecek ortaklarla görüştük. Bu cihazın çevre dostu olması için şehrin elektriğini kullanmadan çalışmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Çin’deki kuleden daha farklı

Şu anda Çin’in Xian şehrinde bulunan 100 metre uzunluğundaki hava temizleme kulesi, dünyanın en uzun hava temizleyicisi olarak rekoru elinde bulunduruyor. Ancak farklı bir teknikle çalışan bu kule günde 10 milyon metreküp temiz hava sağlıyor. Puri “Bizim kulemiz Çin’dekinden farklı şekilde iyonlaşma teknolojisi kullanmayacak. Biz PM10 ve üstü görünür parçacıkları temizlemek için ön filtreleme kullanıyoruz. DAha sonra H14 seviyesi HEPA filtre PM 2,5 parçacıkların yüzde 99,99’unu temizliyor. Son olarak aktif karbon filtresi diğer tüm parçacıkları, uçucu organik bileşikleri (VOC) ve kokuları filtreliyor.” diyor.

Şirket şimdiden bu projenin hayata geçirilmesi için yetkililerle konuşmaya başladı. Puri, onay alınması durumunda kulenin inşaatının dört ay süreceğini ve 17,5 ila 20 milyon Rupi (1,3 – 1,5 milyon Lira) civarında maliyeti olacağını söylüyor.

Kaynak: The Next Web / DünyaHalleri
Paylaş:

Temiz hava, 183 milyar Euro’luk tasarruf potansiyeli barındırıyor

InnoEnergy ve Deloitte’in hazırladığı Clean Air Challenge Raporuna göre, sanayi kaynaklı hava kirliliğinin azaltılmasıyla Avrupalılar 2025’e kadar 183 milyar Euro tasarruf sağlayabilir. Çözüm ise yenilikçi ulaşım ve ısıtma sistemlerinde…
Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü (EIT) tarafından desteklenen sürdürülebilir enerjinin yaygınlaşması için çalışan InnoEnergy‘nin Deloitte ile birlikte hazırladığı Clean Air Challenge raporu açıklandı. Rapora göre, AB vatandaşlarının önümüzdeki yedi yıl içinde hava kirliliğini azaltmak için yenilikçi teknolojileri benimsemeleri durumunda 183 milyar Euro tasarruf sağlanabilir.
Rapor, Avrupa Komisyonu’nun “dünyadaki her 10 erken ölümün 1’inin hava kirliliği kaynaklı olabileceği ve hava kirliliğinin 2018-2025 döneminde AB’ye 475 milyar Euro maliyet getireceğine” ilişkin bulgusu üzerine hazırlandı. Bu maliyet, yıllık ortalama GSYİH’nın yüzde 2,9’u anlamına geliyor.
Clean Air Challenge raporu, Avrupalıları hava kirliliğinden ve bunun sağlık üzerindeki etkilerinden korumak için somut, yenilikçi ulaşım ve ısıtma çözümleri öneriyor.
Hava kirliliği Avrupa’da her yıl 400 binden fazla kişinin ölüm nedeni
Raporun tanıtıldığı etkinlikte konuşan Avrupa Parlamentosu Sanayi, Araştırma ve Enerji Komitesi Başkanı ve Avrupa Parlamentosu eski Başkanı Jerzy Buzek şunları söyledi: “Hava kirliliği, yüzyılın en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir ve dünyadaki her on erken ölümden birinin, Avrupa’da ise her yıl 400 binden fazla erken ölümün nedenidir. Clean Air Challenge raporu, vatandaşlarımızın sağlığını iyileştirmeye yardımcı olabilecek ve tüm topluma fayda sağlayabilecek pratik çözümler sunuyor. Bunu, AB’de gecikmeksizin uygulamaya geçirmeliyiz.”
Deloitte Ortağı ve Orta Avrupa Sürdürülebilirlik Danışmanlık Lideri Irena Pichola ise şunları söyledi: “Kötü hava kalitesinin insanları farklı şekillerde etkilediğini unutmamalıyız. Örneğin, hava kirliliğinin nedenleri ve etkileri açısından bölgeler arasında büyük farklılıklar var; Batı Avrupa’daki kirliliğin büyük bölümü ulaşımdan kaynaklanırken, Doğu Avrupa’da en fazla kirliliğe ısıtma neden oluyor. Ancak, raporda da belirtildiği gibi, Avrupa’nın her yerinde özellikle çocuklar bu durumdan çok etkileniyor. PM’de (parçacıklı madde) 100 birimlik artış, 5 yaş itibariyle çocuklarda ortalama yaşam beklentisini yaklaşık 2,3 yıl azaltıyor.

Clean Air Challenge raporuna ulaşmak için lütfen tıklayın.

Paylaş:

Bir dönem sona eriyor! Plastik Poşetler ücretli olacak…

Uzun zamandan beri gündemde olan ve geçtiğimiz ocak ayında yürürlüğe girmesi beklenirken 1 yıl ertelenerek yürürlük tarihi 1 Ocak 2019 olarak değiştirilen plastik poşetlerin ücretlendirilmesi uygulamasında sürpriz bir gelişme yaşandı.

TARİH ERKENE ALINDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 100 günlük eylem planında plastik poşetlerin çevre koruma faaliyetleri kapsamında ücretlendirilmesi de yer aldı. Eylem planın açıklanmasıyla birlikte plastik poşetler için öngörülen takvim de erkene alınarak ücretlendirme işleminin ekim ayı sonuna kadar başlatılması bekleniyor.

RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum çalışmaları kapsamında hazırlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, geçtiğimiz yılın Aralık ayında Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.

ÜCRETSİZ DAĞITIM SONA ERECEK

Yeni yönetmeliğe göre plastik torbalar, mesafeli sözleşmelerle yapılan satışlar da dahil olmak üzere satış noktalarında tüketiciye ücretsiz temin edilemeyecek ve ücretsiz teminine imkan verecek herhangi bir promosyona veya kampanyaya dahil edilemeyecek. 15 mikron ila 50 mikron arası kalınlıkta olan plastik alışveriş poşetleri, market kasalarında tüketiciye ücretli olarak verilmeye başlanacak. Bu kalınlığın altında veya üstünde olan poşetler, eskiden olduğu gibi ücretsiz verilmeye devam edecek.

POŞET MALİYETİNDEN KURTARACAK

Bir poşetin doğada yok olmasının yüz yılları bulduğu göz önünde bulundurulursa çevreye pozitif anlamda ciddi katkı sunacak olan uygulama başta marketler olmak üzere çok sayıda iş yerini de büyük bir poşet yükünden kurtarmış olacak.

2025’TE YÜZDE 40’I GEÇEMEYECEK

Yönetmelik çerçevesinde 15-50 mikron arasında kalınlıktaki torbaların ülke genelinde yıllık kişi başına kullanılan torba adedinin; 31 Aralık 2019’a kadar yüzde 90’ı, 31 Aralık 2025’den itibaren ise yüzde 40’ı aşmayacak şekilde kullanımının azaltılması yönünde çalışma yapılıyor.

FİYATI BAKANLIK BELİRLEYECEK

3 ay içerinde yürürlüğe girmesi beklenen plastik torbalara ücret uygulamasında poşetlerin ücretleri sektör temsilcilerinin görüşleri de dikkate alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenecek. Söz konusu ücretin altında ise ücret tarifesi uygulanamayacak.

Poşete ücret uygulaması yerel yönetimler ve bakanlık personeli tarafından denetlenecek.

Paylaş:

Plastik atıklar tehditin ötesine geçmeye devam ediyor

Thailand’s Department of Marine and Coastal Resources/Social Media—Reuters

Tayland’da bir balinanın 80’den fazla plastik poşet ve diğer çöpleri yedikten sonra öldüğü belirlendi.

Tayland Deniz ve Kıyı Kaynakları Bölümü yetkililerine göre, Tayland’ın güneyindeki bir kanalda geçen Pazartesi günü ölmek üzere olan bir balina bulundu. Bir veteriner ekibi balinayı kurtardı ve AFP’ye göre “hastalığını stabilize etmeye” çalıştı, ancak beş plastik poşeti kusmasıyla birlikte öldü. Ekibin açıkladığı otopsi raporuna göre balinanın karnından 8 kg daha ek plastik çöp çıkardığını söyledi.

Reuters’in bildirdiğine göre ekip şefi, balinanın plastik poşetleri gıdayla karıştırdığını, ancak hastalandığını ve yemek için avlanamadığını teorileştirdi.

Balina, okyanus kirliliğinin son zamanlardaki tek kaybı değil; Nisan ayında, 33 metrelik bir başka balina, İspanyol plajında ​​ölü bulundu. Bu balinanın sindirim sisteminde de 30kg’dan fazla plastik çöp tespit edildi.

U.N. Çevre Programına göre, dünya çapında, her yıl okyanuslarda 8 milyon ton plastik atık bulunmakta ve tüm okyanus çöplerinin % 80’ini oluşturmaktadır. Bir başka çalışma, Büyük Okyanus Çölü olarak bilinen Pasifik Okyanusu’ndaki 1,8 trilyon çöplükten oluşan bir çöp adasının, önceden düşünülenden 16 kat daha büyük olabileceğini keşfetti.

Pasifik Okyanusunda ki atık kıtası

Pasifik Okyanusunda ki atık kıtasının diğer kıtalara kıyasla ne kadar büyük olduğunu görüyorsunuz.

Tayland, her yıl kıyılarından yüzlerce deniz canlısını öldürdüğüne inanılan en büyük plastik poşet tüketicilerinden biri. Geçtiğimiz Mayıs ayında Tayland hükümeti, tek kullanımlık plastik alışveriş poşetleri üzerinde vergi düşünüldüğünü ve  plastik atıkları azaltmak için biyolojik olarak parçalanabilir alternatifler üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.

Bu konuyla ilgili olarak geçen hafta farklı bir bakış açısını yansıtan bir yazıyı paylaştık. İlginizi çekebilir: Plastik kullanımı yasaklamamalıyız!

Paylaş:

Yılda 18.000.000 (18 Milyon) ton sebze çöpe gidiyor.

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu verilerine göre Türkiye’de her yıl 214 milyar liralık gıda israfı yapılıyor.

Bu miktarla 100 yataklı 80 hastane, yıllık 500 bin yolcu kapasiteli 18 havaalanı, 16 derslikli 500 okul, 300 öğrenci kapasiteli 250 yurt ve 500 kilometrelik bölünmüş yol gibi hizmetlerin herhangi biri yapılabilir.

Günde 4,9 milyon yılda 1,7 milyar ekmeği çöpe atan Türkiye’nin yıllık 18 milyon ton sebze ve meyvesi de çöpe gidiyor.

Küresel boyutta da durum pek iç açıcı değil. Dünya genelinde üretilen tüm yemeklerin üçte biri, yani yılda 1,3 milyar ton yemek israf ediliyor.

Ülke bazında ise; ABD’de de her yıl 38 milyon ton, Japonya’da 19 milyon ton yemek çöpe gidiyor. Diğer yandan Kanada’da israf edilen yemekler 31 milyar Dolar’a ulaşmış durumda. İspanya’da ise hanelerdeki yemek israfı yılda yaklaşık 3 milyar euroya karşılık geliyor.

Okumaya devam et Yılda 18.000.000 (18 Milyon) ton sebze çöpe gidiyor.

Paylaş:

Shell, Tam 30 Yıldır Küresel Isınmaya Sebep Olduğunu ve Sonuçlarının Ne Olacağını Biliyormuş!

Bu haber çoğu okuyucumuz tarafından tahmin edilebilecek bir bilgi olmasına karşın, bu olayın doğruluğunun belgeler ile kanıtlanması kesinlikle büyük bir olay. Zira olay, artık herkesin bildiği ama kimsenin dile getiremediği bir gerçek olmaktan çıkıp düpedüz kanıtlar ile ortaya atılmış durumda.

Shell bu tür konularda araştırmalar yapıp kamuoyundan saklayan tek çok uluslu enerji firması tabii ki değil. 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre Amerikan enerji devi Exxon da küresel ısınmanın bu şekilde dönülemez bir noktaya geleceğini 40 yıl öncesinden hesaplamış ve bu konuya dair herhangi bir yaptırama girmekten kaçınarak üç maymunu oynamıştı.

‘Sera Etkisi’ olarak adlandırılan Shell raporlarının ilki oldukça eski bir tarihe dayanıyor. 1988 yılında Shell’in yaptığı araştırma sonuçlarına göre: o tarihlerde şirket, küresel ısınmanın bugünkü geri dönülemez anlamda ilerleyişini öngörebilmiş, üstüne fosil yakıtın küresel ısınma üstünde doğrudan etkisi olduğunu herkesten önce öğrenmiş. Hatta Shell’in kendi yaptığı araştırmanın sonucu bir öneriye dayanıyor:  ‘Düzensiz iklim değişiklikleri deniz seviyesinin yükselmesine, okyanusların asitleşmesine ve dünya geneli negatif anlamda göçlere sebep olacak, lütfen bu konuya dair önlem politikalarını mümkün olduğunca erken oluşturmaya başlayın.” Okumaya devam et Shell, Tam 30 Yıldır Küresel Isınmaya Sebep Olduğunu ve Sonuçlarının Ne Olacağını Biliyormuş!

Paylaş:

Plastiği çözen enzim geliştirildi

Plastik şişelerde kullanılan PET’lerin doğada çözünmesi yüzlerce yıl sürebiliyor. Fakat PETase adlı enzim sayesinde plastikleri birkaç gün içinde çözündürmek mümkün olabilir.

Bu plastik geri dönüşümünde bir devrim yaratarak plastiklerin daha verimli bir şekilde yeniden kullanılmasını sağlayabilir.

Japonya’da bir çöplükte keşfedilen enzim, doğada da PET “yiyen” bir bakteri tarafından salgılanıyor. Ideonella sakaiensis adlı bakteri, plastik yiyerek ürettiği enerjiyle hayatta kalıyor.

Araştırmacılar bu türü liman kenti Sakai’de bir plastik geri dönüşüm tesisinde 2016 yılında bulmuştu.

Araştırmada yer alan Prof. John McGeehan, plastiğin yalnızca 50 yıldır doğada büyük miktarlarda var olduğuna dikkat çekerken bu sürenin bir bakterinin evrim geçirmesi için kısa bir süre olduğunu söyledi.

PET’lerin dahil olduğu plastik grubu olan polyesterler doğada da oluşuyor.

Portsmouth Üniversitesi’nden Prof. McGeehan bu polyesterlerin bitki yapraklarını koruduğunu, bakterilerin de milyonlarca yıldır bunları yemek için evrimleştiğini, fakat bu polyesterlerden PET yemeye geçmelerinin beklenmedik bir hızda yaşandığını belirtti.

Bilim insanları PETase enziminin nasıl çalıştığını çözdükten sonra küçük eklemelerle bu enzimi daha verimli hale getirdi.

Araştırmacılar PETase’nin detaylı modeli üzerinde nasıl geliştirmeler yapabileceklerini bulmaya çalışıyor
Bu durum, PETase’nin evriminin tamamlanmadığını, 50 yıllık kısa süre içinde bu kadar evrimleşebildiğini gösteriyor.

Araştırmacılar enzimi PET’e alternatif olarak geliştirilen bitki tabanlı PEF plastiğinde denediğinde bir sürprizle daha karşılaştı: PETase, PEF’leri daha başarılı bir şekilde çözüyordu.

BBC News’e konuşan Prof. McGeehan, mevcut geri dönüşüm tesislerinde polyesterlerin her geri dönüşümde kalitelerinin düştüğünü, bir süre sonra kullanılamaz hale geldiğini fakat PETase’nin plastiği temel yapı taşlarına ayrıştırarak daha iyi bir geri dönüşüm sağlayacağını söyledi.

Enzimin endüstriyel seviyede üretilmesi içinse en az birkaç yıla ihtiyaç var. Bunun için PET’i daha hızlı çözebilen bir hale getirilmesi gerekiyor.

Kaynak: BBC Türkçe

Paylaş:

Koşu Yaparken Çöp Toplama Trendi – “Plogging”

İsveç’te “plogging” adlı yeni bir çevre dostu fitness trendi doğdu ve yavaş yavaş başka ülkelere de yayılıyor.
İsveç halkı, çevre ve atıklar konusunda oldukça duyarlı. Sıfır atık ve geri dönüşüm alanında adeta devrim yapmış bir ülke. Geçtiğimiz yıllarda çıkan “İsveç’in çöpü bitti!”, “İsveç çöp ithal ediyor” gibi haberleri hatırlayanlarınız olacaktır. Bunun nedeni, hükümetin çöpleri dönüştürerek elektrik ve ısınma ihtiyaçlarının büyük kısmını bu yolla karşılıyor olmasıydı. Yalnızca geri dönüşüm ve ileri dönüşüm yoluyla elde edilmiş ürünlerin satıldığı alışveriş merkezi ReTuna Återbruksgalleria da İsveç’in atık konusundaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu. İsveç şimdide de plogging trendiyle dikkat çekiyor.

Çevre dostu egzersiz: Plogging

Yıl 2018 evet ama doğuya da gitseniz, batıya da kaçsanız hala yere çöp atan insan tipinin var olduğunu görebilirsiniz. Düşünün ki İsveç gibi eğitim seviyesi yüksek ülkelerde dahi bu tipleme bitmemiş. Belki de hiç bitmeyecek, ne olursa olsun engellemek mümkün olmayacak. Yere atılan çöpler ise hem kirliliğe yola açıyor hem de geri dönüşüm için belli noktalarda toplanmayı bekliyorlar. Son yıllarda çevre duyarlılığı kadar ilgi duyulan sağlıklı yaşam eğilimi bu açıdan İsveç’in umudu olmuş. Dolayısıyla ülkede koşu ve çöp toplama işini birleştiren yeni bir fitness akımı olarak plogging’in doğuşuna şahit oluyoruz.

Çöpleri toplarken squat yapmış oluyorsunuz

Plogging sırasında koşucular, birlikte koşup aynı anda da yerden çöp topladığı için egzersizlerini yeni seviyelere taşıyor. Sık sık eğilip yerden pet şişe, teneke ve kağıt toplamak durumunda kalıyorlar ne de olsa. Ne kadar çok çöp, o kadar çok bacak kası! Plogging’e katılmak için tek ihtiyacınız olan bir çift eldiven, bir çöp torbası ve spor kıyafetler.

Bu trendin yaratıcısı çevreci aktivist Erik Ahlström. Ahlström kayak merkezi olarak tanınan Åre’den başkent Stockholm’e taşındığında kentin çöplüğe benzediğini düşünmüş. Şehri temizlemek için eldiven ve çöp torbaları ile donatılmış koşu grupları düzenlemiş ve bu etkinlik giderek yayılmış. Gönüllüler, iş yerlerine ve okullara da giderek bu trendi tanıtacak ve yayılması için çalışacak.

Gezegenimiz bir bütün ve çevre konusunda yalnızca İsveçliler’in hassas olması yeterli değil. Paris, İngiltere ve Tayland’da da etkili olmaya başlayan Plogging umarım her yere yayılır. Bu yeni trendle ilgili gelişmeleri özellikle instagram’da #plogging etiketiyle takip edebilirsiniz.

Paylaş: