Türkiye’de Yeni Mezun Çevre Mühendisi Olmak

Son zamanlarda Çevre Mühendisliği ile ilgili okuduğum güzel yazılardan bir tanesi. Fakat şu da bir gerçek ki mevcut düzende “iş, yapılarak öğreniliyor”.

“Mezuniyetlerinin üstünden 3 ay geçmiş olan ve mühendislik yapmak için heveslerinin ne kadar fazla olduğunu bildiğim bu 20 öğrenci arkadaşımızın sadece 2 tanesi çalışmaktadır.”

Bildiğiniz üzere çevre mühendisliği, yıllardır her lise öğrencisi için “Türkiye’de geleceğin mesleği, lisans eğitimini bu mühendislik dalında düşünmelisin” olarak tavsiye edilen ve o geleceğin asla gelmediği bir mühendislik dalıdır. Peki nedir bu Çevre Mühendisliği ?

Biliyorum hayal kırıklığına uğrayacaksınız ama çoğunuzun (bir çok mühendis ve ihtisasını yapmış insan dahil) sandığının tersine; doğrudan, çiçek ve böcekleri korumak, greenpeace eylemlerine katılmak ve yerlere çöp atmamaktan çok daha fazlası. Yine de çok üzülmeyin ve kendinizi yıpratmayın. Yaptığımız iş dolaylı yollardan bunları kapsıyor.

Gerçekte ise Çevre Mühendisliği, doğada tükettiğimiz ana doğal kaynakların (su, toprak, hava) kaynağında korunması, geri kazanımı ve yenilenmesini sağlamak üzerine çalışmalar yapan mühendislik dalıdır. Su problemleri ve hava kirliliği hızla artan, topraklarındaki verim her geçen gün azalan bir ülkede bu mühendislere çok fazla iş düşmesi gerektiği sanırım yaptığım tanım ile birlikte aklınızda canlanmıştır. Evet, doğru düşünüyorsunuz tereddüt etmeyin. Tereddüt etmeyin ama gelin yine de ülkemizde bu mühendisliğe verilen kıymeti hep birlikte inceleyelim.

Bu noktadan sonra vereceğim bilgilerin her biri bizzat kendi araştırmalarım sonucu gerçekleştirdiğim istatistiklere dayanmaktadır. Büyük tabloyu görmeniz için rakamlar oldukça yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.

2010 yılında Erciyes Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre çevre mühendisliği bölümleri Türkiye’de yılda 1.625 mezun vermektedir. Bu sayı artan kontenjanlarla bugün 2.426 rakamını bulmaktadır. Şimdi ise daha ilginç ve bir çok işyeri sahibinin duymak istemediği kısma geliyoruz; bu çevre mühendisleri yeni mezun olduklarında hangi şartlarda çalışıyorlar ?

10 Yıldız Teknik Üniversitesi, 5 İstanbul Teknik Üniversitesi ve 5 Marmara Üniversitesi’nden (Türkiye’nin tartışmasız en iyi çevre mühendisliği eğitimi veren 3 üniversitesi) yeni mezun çevre mühendisine çalışıp çalışmadığını sordum. Mezuniyetlerinin üstünden 3 ay geçmiş olan ve mühendislik yapmak için heveslerinin ne kadar fazla olduğunu bildiğim bu 20 öğrenci arkadaşımızın sadece 2 tanesi çalışmaktadır. Çalışan 2 arkadaşımız İstanbul’da çalışıyor olup yıllık net kazançları 16.000 – 18.000 Türk Lirası olarak layık görülmüştür. Bu iki arkadaşımızın lisans ortalamaları 3.20 nin üzerinde seyir ederken aynı zamanda her iki arkadaşımızın tescillenmiş advanced seviye ingilizce yabancı dilleri bulunmaktadır. Staj süreleri 60 gün ve Türkiye’nin büyük çevre hizmetleri veren firmalarında yapılmıştır.

Geriye kalan 18 arkadaşımız ortalama 2 kez yüzyüze mülakata çağrılırken, bunlardan sadece 2 si yıllık 20.000 Türk Lirası üzerinde maaş teklifi ve yan haklar teklifi alırken, kalan 16 arkadaşımız Yıllık 16.000 – 18.000 Türk Lirası aralığında maaş teklifi ve yan hak olarak sgk teklifi almıştır. Hesaplamaya üşenenler için teklif edilen en yüksek ücret olan 18.000 Türk Lirası aylık 1.500 Türk Lirası’ na tekabül etmektedir. Ha bu arada Türkiye Cumhuriyeti’nde asgari maaş 1.300 Türk Lirasıdır. Merak edenler için bu 18 arkadaşımızın ingilizce yabancı dil seviyeleri minimum intermediate ve ortalamaları da yine minimum 3.00 seviyesinde olan arkadaşlarımız arasından seçilmiştir.

Peki bizlere 4 yıl boyunca mesleki eğitim veren akademik camianın bu konudaki görüşleri neler ?

Ne yazık ki ülkemizde akademik camiamızda işyeri sahiplerimiz gibi, ” Daha yeni mezunsunuz, önce işi öğrenin ondan sonra çok daha iyi şartlarda çalışırsınız ” “cümleciğine” destek çıkmaktadır. Eminiz ki onlarda ülkenin içinde bulunduğu şartlardan dolayı moralimizi bozmamamız için bu “cümleciği” kuruyorlar. Neden cümlecik diyorum ? Çünkü henüz anlamca içi doldurulamamış kelimeler dizisi ancak bir cümlecik olabilir. “İşi öğrenin” kelime öbeği, 4 yıl boyunca mühendis olmasını sağlamak için eğitim verdiğin öğrenciye söylenecek en son öbeklerden biri. 4 yıl boyunca zaten teorik ve uygulamalı olarak bu günlere hazırlanmak için üniversite eğitimi alan bir öğrenciye, mezun olduktan sonra o harika motivasyonunu düşürürcesine iş öğrenme bahanesiyle iş yaptırmaya çalışmak 20. yüzyılın en büyük motivasyon savurganlıklarından biri olabilir. Bu şartlarda çalışmayı kabul eden arkadaşlarımızdan alacağınız verim yapılan araştırmalara göre ortalama %30 civarında iken, iyi şartlarda çalışan mühendislerden alınan verimin ise ortalama %85 olduğu görülmüştür. 4 yıl boyunca mühendislik eğitimi almış insanlara bu şartlar altında en verimli yıllarını harcamasını öğütleyen akademik camia ve işyeri sahiplerinin, ortada bulunan cirolara bakarak bu cümleciklerini yeniden değerlendirmeleri gerektiği ortada. Ne yazık ki “Yöneticinin El Kitabı” nı başucu kitabı yapmak bunun için yeterli değil.

Buraya kadar sabırla okuyan sizlere ufak bir istatistiki bilgi daha verip yazıyı sonlandıracağım. 100 üzerinde mezun çevre mühendisiyle departmanlarına göre yapılan çalışmada;

Mühendislik : %36

Satış : %16

Teknik Bakım : %7

Yönetim : %5

Diğer : %46

oranlarıyla çalıştığı görülmüştür. Yani mühendislik ve diğer departmanları ele alırsak, çevre mühendisi iseniz, mezun olduğunuzda %50 nin üzerinde bir ihtimalle bu mesleği yapamayacağınız açıkça ortadadır.

Eğer hala bir üniversitenin çevre mühendisliği bölümünde eğitim alıyorsanız, bu kaba taslak hazırlanmış yazının bile işinize yaraması dileğiyle.

Metehan Bitmez

Kaynak: Linkedin

Paylaş:

Mustafa Kurt

Bu yazıyla ilgili sen ne düşünüyorsun?