Geçen hafta geldiğim, Ekvador’dayım şu an. İşim gereği tesislerimizde birkaç farklı oturumda eğitimler verdim; çevresel konularda nelere dikkat etmemiz gerektiğini, sahada hangi detayların gözden kaçmaması gerektiğini anlattım.
Bu tarz eğitimlerde hep aynı şeyi fark ederim: anlattığın teknik konu ne kadar önemliyse, odadaki insanların o işi neden yaptığını hatırlatmak o kadar önemli. Çünkü saha şartlarında motivasyon dediğimiz şey her sabah kapıdan içeri girmiyor. Sıcak var, vardiya var, yorgunluk var, evinden binlerce kilometre uzakta olmak var. İş yine de yapılıyor.
Burada motivasyon bir lüks, sistem bir mecburiyet
Darius Foroux’nun geçenlerde okuduğum bir yazısında çok tanıdık bir fikir vardı: motivasyon hileleri yenilik üretir ama yenilik geçince geriye hiçbir şey kalmaz; insanı taşıyan şey hile değil, görünür bir “neden” ve tekrar eden bir düzendir. Ben bunu Ekvador’daki arkadaşlarda canlı canlı gördüm. Kimse o sabah sahaya motivasyon konuşmasıyla çıkmıyor; iş tanımı belli, prosedür belli, ekip belli ve herkes neden orada olduğunu biliyor.
Bilim de aynı şeyi söylüyor aslında. Alışkanlık oluşumu üzerine yapılan çalışmalar, bir davranışın otomatikleşmesinin ortalama 66 gün sürdüğünü, kişiden kişiye 18 ile 254 gün arasında değişebildiğini gösteriyor. Yani “birkaç gün dene, alışkanlık olsun” diye bir dünya yok; tekrar var, düzen var, sabır var. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3505409
“Yapamazsın” demenin bizde yarattığı tuhaf etki
Bir de bizde garip bir refleks var, bunu itiraf edeyim. Bize “yapamazsın” deyin, bir kenara çekilin ve izleyin. Damardaki Türk kanı bir bakıyorsunuz devreye girmiş, iş bitmiş, üstüne bir de çay demlenmiş. Bunu romantik bir milliyetçilik olsun diye söylemiyorum; saha insanının ortak inadı bu aslında. Ekvador’da da aynısını gördüm: bir arıza olduğunda kimse motivasyon beklemiyor, herkes işin ucundan tutuyor.
Espriyi bir kenara bırakırsam, bu inadın altında basit bir psikoloji yatıyor. Ryan ve Deci’nin öz belirleme kuramı, insanın bir işe anlam yüklediğinde dış ödüle ya da gaz verici konuşmalara çok daha az ihtiyaç duyduğunu onlarca yıldır anlatıyor. İşin kendisi anlamlıysa, motivasyonu dışarıdan pompalamaya gerek kalmıyor; insan içeriden bir sebeple çalışıyor. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11392867
Ürettiğimiz şeyin gerçek adı
Şimdi yazının en önemli yerine geliyorum, o yüzden burayı dikkatli okumanı isterim. Dünyanın bir ucunda çalışan bu arkadaşlarımız, işlerine gösterdikleri dikkat, özen ve özveri sayesinde arıza yapan bir makineyi bazen 10 dakika, bazen bir saat erken üretime geri veriyorlar. Kağıt üzerinde bu sadece bir “arıza müdahale süresi” gibi görünüyor. Ama gerçek hayatta karşılığı çok başka.
O üretilen enerjiyle belki bir çocuk bilgisayarında oyun oynuyor. Belki bir ev hanımı akşam dizisini izliyor, belki bir baba garajındaki matkabını çalıştırıyor. Ve belki de tam o saatte ameliyatta olan, hayati tehlikesi bulunan bir hastanın cihazları çalışmaya devam ediyor. Kaç kişinin hayatını kurtardığımızı bilmiyoruz; bu sayı hiçbir raporda yazmaz. Ama Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada yaklaşık 1 milyar insan, elektriği olmayan ya da güvenilmez elektrikle çalışan sağlık tesislerinden hizmet alıyor. Bu tabloda üretilen her güvenilir kilovatın bir anlamı var. https://www.who.int/news/item/14-01-2023-close-to-one-billion-people-globally-are-served-by-health-care-facilities-with-no-electricity-access-or-with-unreliable-electricity
Bu yüzden o eğitim salonunda teknik detayların yanına hep şu cümleyi ekliyorum: yaptığımız iş kutsal. Abartı olsun diye söylemiyorum bunu; bir Powership’imizdeki motorun sesinin ardında bir şehrin nefes aldığını düşününce, “bugün canım istemiyor” cümlesi biraz küçük kalıyor. Motivasyona ihtiyacımız yok derken kastettiğim şey tam olarak bu: neden ortadaysa, gaz aramaya gerek kalmıyor.
Motivasyon düşmanımız değil, ama patron da değil
Burada bir itiraz gelebilir: “İyi de motivasyon hiç mi işe yaramıyor?” Yarıyor elbette; motivasyon kapıyı açar, insanı ilk adıma çağırır. Sorun ona patronluk vermekte. Hedefe giden yolda “eğer-o zaman” planları kuranların hedefe ulaşma oranının belirgin yükseldiğini gösteren geniş bir araştırma literatürü var; Gollwitzer ve Sheeran’ın meta analizi bunun klasik örneklerinden. Yani “motivasyonum gelirse yaparım” yerine “şu durum olursa şunu yapacağım” demek, beynin kaçış kapılarını kapatıyor. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0065260106380021
Ben bunu kendi hayatımda da görüyorum. Atomik Alışkanlıklar’ı okurken aklımda kalan ana fikir şuydu: insanı hedefler değil, sistemler taşır. Ben bunu “nedenimi görünür yap, adımı küçült, tekrarı bırakma” diye sadeleştirdim ve sahada da masada da aynı şekilde çalıştığını gördüm. Atomik Alışkanlıklar — James Clear
Sahadan deftere üç küçük not
Ekvador’da otel odasındayken not defterime üç şey yazdım, belki sana da lazım olur. Birincisi: nedenini görünür yap; bir işe başlarken “bu iş kimin hayatına değiyor?” sorusunun cevabını bir yere yaz. İkincisi: kendine bir “eğer-o zaman” planı kur; “yorulursam bırakırım” yerine “yorulursam beş dakika durup devam ederim” de. Üçüncüsü: tekrara güven; 66 gün ortalama demek, iki ay boyunca canın istemeden de o işi yapabilmek demek.
Bu hafta bülteni Ekvador neminin hala üzerimde olduğu bir akşam yazıyorum. Aklımda ise tek bir cümle var: motivasyon gelip geçer, ama neden kalıcıdır; ve bazen o neden, dünyanın bir ucundaki bir makinenin sesini, bir ameliyathane ışığına çeviren insanların sessiz özenidir.
Kaynaklar
- Making health habitual: habit formation research (66 gün çalışması) — PMC: https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3505409
- WHO — Health-care facilities and electricity access: https://www.who.int/news/item/14-01-2023-close-to-one-billion-people-globally-are-served-by-health-care-facilities-with-no-electricity-access-or-with-unreliable-electricity
- WHO — Electrification of health-care facilities database: https://www.who.int/data/gho/data/themes/database-on-electrification-of-health-care-facilities
- Ryan & Deci — Self-determination theory (PubMed): https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11392867
- Gollwitzer & Sheeran — Implementation intentions meta-analysis: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0065260106380021













































