İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Korona günlerinde günlük…

Şu an evimdeyim. İş yerim 2 haftadır evimizde (home office) çalışmamız için izin verdi. Odamda ki masamda çalışmama ara verdiğim bir zamanda yazıyorum. Yanımda 5 yaşında ki kızım oyun oynuyor. Annemiz içeride bize kahvaltı hazırlıyor. Evden çıkmadan geçirdiğimiz 8. gündeyiz. Karantina günleri devam ediyor. Televizyonda ve sosyal medyada uyarılar sürekli devam ediyor. #Evdekal etiketiyle günlerdir yayınlar devam ediyor. 65 yaşın üzerindeki büyüklerimizin sokağa çıkması sınırlandırıldı. Diğer herkesin sokağa çıkmaması tavsiye ediliyor. Sağlık Bakanımız her akşam güncel rakamları bize tweet atarak bildiriyor. Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada önlemler arttırılıyor. Sınırlar çoktan kapandı. Sokağa çıkmalar yasaklanıyor ve ne yazık ki ölümler artıyor.

Türkiye’de ki güncel durum

Bu durumun ne kadar süreceği bilinmiyor. Nisan sonuna kadar deniliyor ama buna kimse inanmıyor. Sadece kimse inanmadığını dile getiremiyor. Bu süreç devam ederse ilerleyen zamanda daha farklı sorunlar ortaya çıkacak gibi görünüyor. Umuyoruz ki bu süreç daha fazla devam etmez ve her şey bir an önce normale dönmeye başlar. Çünkü günler ilerledikçe normale dönmemizin süresi de uzayacak gibi hissediyorum.

5. yaşında ki kızım bile ekmek almaya benle gelmeye çekiniyor. Her ne kadar dikkat etsek de duyuyor ve durumu biliyor. Hasta olurum diyor. Elbette bu durumun geçici olduğunu ve korkmaması gerektiğini yaşına uygun şekilde anlatmaya çalıştık. Gün boyu evde olduğumuz için onu eğlendirmek ve aslında kendi kafamızı dağıtmak için sürekli oyunlar oynuyoruz. Bu konuda sevgili eşimin emeği çok fazla. Malum biz babalar bu konuda genelde beceriksiziz.

Eşim ve kızım

Tüm bu hengamenin içinde yine kutuplaşmayı ve ayrışmayı nasıl becerebiliyoruz şaşıyorum. Kimileri dışarıya çıkarak uyarıları dinlemeyen büyüklerimizi dışlayan bir üslup takınıyor ve bazıları bundan güç alarak onları alaya alan vidyoları sosyal medyaya koyuyor. Kimileri bana bir şey olmaz diyerek düğünlerine, halaylarına, asker uğurlamalarına devam ediyor. Büyüklerimizin kimilerinin dışarı çıkma sebepleri gerçekten içimi burkuyor. Kimi gençlerin dışarı çıkma sebepleri ise kanımı beynime sıçratıyor.

Gündemi ana konular dışında takip etmemeye çalışıyorum bende. İş ve ailem dışında kendime ayırmaya çalıştığım vakitlerde bolca kitap okuyorum bende. Sıkılıp, yarım bıraktığım kitaplarım vardı. Onları bitirmeye başladım. Bu arada kitap demişken şu anekdotla bitirmek istiyorum.

Geçen gün elimde telefonla oynarken kızım sürekli baba hadi oyun oynayalım diye tepemde tepindi durdu. Ama ne zaman ki elimde bir kitap var ve okuma yapıyorum işte o zaman oyun oynama konusunda ısrarcı olmadığını gördüm ve hissettim. Dikkat ettim sonrasında hepsinde olmasa da bazılarında kendi de odasına gidip dolabından kitaplarını alıp yanıma geliyor. Okumayı henüz bilmese de sayfalarda isimlerimizin harflerini buluyor. Varsa resimlerine bakıyor ve sessizce oturuyor. Çocuk bile sosyal medyanın zararını biliyor ve kitaba yöneliyor. Hadi sizde şimdi alın elinize bir kitap ve okuyun.

#EvdeKal dığımız bugünlerde yaşadıklarımı kısa notlar halinde yazarak bundan birkaç yıl sonra geriye dönüp okuduğumda bugünlerde neler hissettiğimi ve yaşadığımı hatırlamak için yazdım.

Mustafa Kurt

İlk yorum yapan siz olun

Sen ne düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: