BM İklim Zirvesi’nde Yapılan Muhteşem Konuşma

Polonya’nın Katowice kentinde yapılan BM İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşmayla çoğu liderden daha çok dikkat çeken 15 yaşında ki Greta Thunberg, dünyaya seslendi ve bütün dünyaya ders verdi.

(Ayarlardan Türkçe altyazı seçeneğiyle videoyu izleyebilirsiniz)

Adım Greta Thunberg, 15 yaşındayım ve İsveç’ten geliyorum. Burada iklim adaleti için konuşuyorum. Birçok insan İsveç’in sadece küçük bir ülke olduğunu ve ne yapacağımızın önemli olmayacağını söylüyor. Ancak fark yaratmak için hiçbir zaman küçük olmadığımızı öğrendim. Ve eğer birkaç çocuk sadece okula gitmeyerek dünyanın dört bir yanında manşetlere çıkabiliyorsa gerçekten istersek birlikte neler yapabileceğimizi hayal edin. Ancak bunu yapabilmek için ne kadar rahatsız edici olursa olsun açık konuşmak zorundayız. Siz sadece hiç bitmeyen yeşil ekonomik büyümeyi konuşuyorsunuz çünkü popüler olmaktan korkuyorsunuz. Yapılması mantıklı olan tek şey imdat frenini çekmek iken siz sadece bizi bu hale getiren aynı kötü fikirlerle ilerlemekten söz ediyorsunuz. Biz çocuklara bıraktığınız şeyin böyle bir yük olduğunu itiraf edebilecek kadar bile olgun değilsiniz. Popüler olmak benim umurumda değil . İklim adaleti ve yaşayan bir gezegen benim umurumda. Oldukça az sayıda insan muazzam miktarda para kazanma fırsatlarını kaybetmesin diye medeniyetimiz feda ediliyor. Benimki gibi ülkelerde yaşayan zengin insanlar lüks içerisinde yaşayabilsin diye biyosferimiz feda ediliyor. Birkaç kişinin lüksünü ödeyen şey birçok kişinin acısıdır. 2078 yılında 75. yaş günümü kutlayacağım. Çocuklarım olursa belki o günü benimle geçirecekler, belki bana sizi soracaklar, belki harekete geçmek için hala vakit varken neden hiçbir şey yapmadığınızı soracaklar. Çocuklarınızı her şeyden çok sevdiğinizi söylüyorsunuz ama böyle olmasına rağmen onların gözleri önünde geleceklerini çalıyorsunuz. Politik olarak neyin mümkün olduğunu konuşmak yerine yapılması gerekenlere odaklanmadığınız sürece umut yok. Bir krizi kriz olarak ele almadığımızı sürece çözemeyiz. Fosil yakıtları yerin altında bırakmamız ve dürüstlüğe odaklanmamız gerekiyor. Ve bu sistemin içinde çözümlerin bulunması imkansız , belki de sistemin kendisini değiştirmemiz gerekiyor. Buraya umursasınlar diye dünya liderlerine yalvarmaya gelmedik. Bizi geçmişte görmezden geldiniz ve yine görmezden geleceksiniz. Bahanelerimiz tükendi ve zamanımız da tükeniyor. Buraya hoşunuza gitse de gitmese de değişimin geleceğini haber vermeye geldik. Gerçek güç insanlara aittir.

Paylaş:

Dikkat çekici bir farkındalık çalışması: Çöpler file içinde billboard’a asıldı

Bursa’da çevre temizliğine dikkat etmek için ilginç bir yönteme başvuruldu. İnegöl ilçesinde billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı.

Bursa’nın İnegöl ilçesinde çevre temizliğine dikkat çekilmesi amacıyla, billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı.

Temiz şehir İnegöl‘ sloganıyla ilçe halkının dikkatini çevre temizliğine çekmek isteyen İnegöl Belediyesi, daha önce en işlek cadde olan Atatürk Bulvarı’nda bir kamyon çöpü kontrollü dökerek, ‘Şehrimiz temiz tutulmazsa böyle olur’ mesajı vermişti.

İnegöl Belediyesi görevlileri, bu defa da billboard’a çöp astırdı. Asıl olanın ‘temizlemek’ değil ‘kirletmemek’ olduğuna dikkat çekilirken, vatandaşların da bu konuda bilinçlenmesi için Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı. Çalışma, vatandaşların dikkatini çekti.

Paylaş:

Kirli suyu güneşle arıtan küre

Dünya’da 780 milyon insanın içme suyuna erişimi yok. İlerde su savaşlarının yaşanmasından kaygılanırken araştırmacılar da temiz suya erişim için çözümler üretiyorlar. İşte bunlardan biri kirli suyu veya deniz suyunu güneşle temizleyebiliyor…

Fotoğraftaki plastik küre, kirli suyu içme suyuna dönüştürüyor. Adı Helio ve Fransız firması Marine Tech tarafından geliştirildi.

Deniz suyu veya çamurlu su, Helio’nun ortasındaki kaba pompalanıyor. Güneş küreyi ısıtınca su buharlaşıyor. Kubbede toplanan damlalar yanlardan akarak kürenin tabanında birikiyor. Yüksek ısı mikropları da öldürüyor ve ortaya tamamen temiz içme suyu çıkıyor. %100 yenilenebilir enerjiyle temizlenen sistem, günde 10 litre içme suyu sağlayabiliyor. 1200 Euro değerindeki sistem 30 yıl dayanıyor.

 

Paylaş:

Herkes eşittir, bazıları daha da eşittir!

George Orwell’in Hayvan Çiftliği romanında geçen güzel ifadesiyle “herkes eşittir ama bazıları daha eşittir” sözü var.

İşte bu sözü açıklar nitelikte bir haber ile karşılaştım dün. Fotoğrafçı Johnny Miller’ın bu enteresan projesi dıron (drone) ile havadan çekilen  fotoğraflardan oluşuyor.

Miller’ın dıronu bu projede eşitsizliği fotoğraflamak için havalandı.  Çekimlerde, Güney Afrika’nın ve dünyanın bazı diğer en büyük kentlerindeki birbirine bitişik zengin ve yoksul mahalleleri gözler önüne seriliyor.

Santa Fe, Mexico City, Meksika
Mumbai, Hindistan
Johannesburg, Güney Afrika
Detroit, ABD

John Miller “Eşitsizlik sahneleri” projesine, öğrenim görmek için gittiği Cape Town’da havaalanı yakınlarındaki mahallelerde gördüğü eşitsizlikten esinlenerek başladı.

Güney Afrika’dan sonra, Mumbai, Mexico City ve Nairobi’de çekimler yaptı. Miller insansız hava araçlarıyla, yaşam koşullarındaki eşitsizliğe dair daha iyi bir perspektif yakaladığını söylüyor. “Sosyal dokumuzdaki eşitsizlikler çoğunlukla saklı ve yerden görmesi zor. Binaların kendileri de dahil, görsel engeller şehirlerimizde inanılmaz bir eşitsizliğin yan yana olduğunu fark etmemizi engelliyor” diyor.

John Miller ayrıca, çalışmasının insanların eşitsizliği konuşmaya teşvik etmesini umuyor.

Paylaş:

Plastiği çözen enzim geliştirildi

Plastik şişelerde kullanılan PET’lerin doğada çözünmesi yüzlerce yıl sürebiliyor. Fakat PETase adlı enzim sayesinde plastikleri birkaç gün içinde çözündürmek mümkün olabilir.

Bu plastik geri dönüşümünde bir devrim yaratarak plastiklerin daha verimli bir şekilde yeniden kullanılmasını sağlayabilir.

Japonya’da bir çöplükte keşfedilen enzim, doğada da PET “yiyen” bir bakteri tarafından salgılanıyor. Ideonella sakaiensis adlı bakteri, plastik yiyerek ürettiği enerjiyle hayatta kalıyor.

Araştırmacılar bu türü liman kenti Sakai’de bir plastik geri dönüşüm tesisinde 2016 yılında bulmuştu.

Araştırmada yer alan Prof. John McGeehan, plastiğin yalnızca 50 yıldır doğada büyük miktarlarda var olduğuna dikkat çekerken bu sürenin bir bakterinin evrim geçirmesi için kısa bir süre olduğunu söyledi.

PET’lerin dahil olduğu plastik grubu olan polyesterler doğada da oluşuyor.

Portsmouth Üniversitesi’nden Prof. McGeehan bu polyesterlerin bitki yapraklarını koruduğunu, bakterilerin de milyonlarca yıldır bunları yemek için evrimleştiğini, fakat bu polyesterlerden PET yemeye geçmelerinin beklenmedik bir hızda yaşandığını belirtti.

Bilim insanları PETase enziminin nasıl çalıştığını çözdükten sonra küçük eklemelerle bu enzimi daha verimli hale getirdi.

Araştırmacılar PETase’nin detaylı modeli üzerinde nasıl geliştirmeler yapabileceklerini bulmaya çalışıyor
Bu durum, PETase’nin evriminin tamamlanmadığını, 50 yıllık kısa süre içinde bu kadar evrimleşebildiğini gösteriyor.

Araştırmacılar enzimi PET’e alternatif olarak geliştirilen bitki tabanlı PEF plastiğinde denediğinde bir sürprizle daha karşılaştı: PETase, PEF’leri daha başarılı bir şekilde çözüyordu.

BBC News’e konuşan Prof. McGeehan, mevcut geri dönüşüm tesislerinde polyesterlerin her geri dönüşümde kalitelerinin düştüğünü, bir süre sonra kullanılamaz hale geldiğini fakat PETase’nin plastiği temel yapı taşlarına ayrıştırarak daha iyi bir geri dönüşüm sağlayacağını söyledi.

Enzimin endüstriyel seviyede üretilmesi içinse en az birkaç yıla ihtiyaç var. Bunun için PET’i daha hızlı çözebilen bir hale getirilmesi gerekiyor.

Kaynak: BBC Türkçe

Paylaş:

Havayı temizleyen bisiklet

SMOG FREE PROJECT, Daan Roosegaarde’ın hava kirliliği azaltması ve temiz bir geleceğin ilham verici bir deneyimi sunması amacıyla öncülük ettiği kentsel yeniliklerden oluşan bir seri girişim: SMOG FREE TOWER, SMOG FREE RING ve SMOG FREE BICYCLE.

Proje, kamusal alanlarda temiz havaya ulaşmak için yerel bir çözüm sağlıyor. Smog Free Project’te hükümet, öğrenciler ve temiz teknoloji endüstrisi ile birlikte insanlar, bütün bir şehri dumansız hale getirmek için birlikte çalışabiliyor.

SMOG FREE BICYCLE ise SMOG FREE PROJECT’e eklenen son halka. Proje, önde gelen Çinli bisiklet paylaşım programı OFO’yla özel bir ortaklık çerçevesinde geliştirildi.

Yenilikçi bisiklet tasarımı kirli havayı soluyor, temizliyor ve biniciye temiz hava veriyor. Bisikletin dumansız şehirler için yoğun şekilde kullanılan bir araç haline gelmesi amaçlanıyor.İlk prototipler 2018’de piyasaya çıktı. SMOG FREE BICYCLE, ilhamını 2017’de Tsinghua Üniversitesi’nden sanatçı Matt Hope ve Profesör Yang’ın katılımıyla Pekin’de gerçekleşen Smog Free atölyesinden alıyor.

studioroosegaarde.net

Paylaş:

Belediye Adamın 30 Yıllık Ağacını Kesti – Adam Bakın Nasıl İntikam Aldı

Ormanlar çevremiz ve özellikle de bizler için çok önemli. Her ne kadar önem vermesek de onlar olmadan yaşayamayız. Kaliforniya’nın Redondo Beach ilçesinde yaşayan bir adam 30 yıllık ağacının kesileceğini öğrenince çok kızar. Redondo Beach valisine bir mektup yazar. İntikamını çoktan akıllıca planlamıştır.
İşte yaşlı adamın valiye yazdığı o mektup:

Merhabalar,
Ben bir ağaç uzmanıyım. Yıllardır tarımla ilgilenir ve ağaçlarla ilgili kitaplar okurum. Bence dünyanın en güzel şeyleri.
Bugün size ölüm, yaşam ve intikam ile ilgili bir hikâye anlatacağım. Üç yıl önce bugün Redondo Beach 30 yıllık biber ağacımın ölüm ilanını imzaladı.
Ağacı kesseler de kökleri çıktı. Bunu gören belediye kökler kaldırıma zarar veriyor diye bir de bana para cezası verdi.
Clyde’ı çok seviyordum. Yaşlanıyorum ve ardımda bir şey bırakmak istiyordum. Ağacımla çok iyi ilgilendim. Onun küçük bir fideden ağaca evrilmesini hayretle izledim.
Clyde oldukça sağlıklı bir ağaçtı. Belediye benim çocuğumu ellerimden aldı.
Clyde’ın intikamı alınacak.
Vali Steve Aspel. Çocuğumu öldürdünüz.
Bunun hesabını vereceksiniz. İki yıl yedi ay önce gizlice 45 sekoya ve 82 mamut ağacını belediyeye ait alanlara diktim.
Bugün diktiğim bütün ağaçlar kök saldı. Belediyenin etrafında yeni ağaçlar farketmişsinizdir. İşte onlar mamut ağacı. Daha da büyüyecekler.
Clyde’ı öldürdünüz. Bense onun yerine yüzlerce ağaç diktim. Birkaç sene içinde boyları 50-90 metreye varacak. 2.500 sene yaşayacaklar.
Sadece birini kesmek size 1.500 dolara mal olacak. Sizin bana 3 yıl önce kestiğiniz gibi bunun faturasını da ben size kesiyorum.
İyi günler dilerim. Belediyenin ağaçlarla çevrelenmesi ve Clyde’ın huzur içinde yatması dileğiyle.

Kaynak: Newsner

Paylaş:

Apple’ın yeni Iphone’u çevre için neden kötü?

Yeni iPhone daha şık tasarımı ve geliştirilmiş işlevleri ile geldi ancak aynı zamanda ağır bir çevre / fiyat etiketi taşıyor.

Salı günü Apple, akıllı telefon cihazının üç yeni modelini duyurdu: Daha üst düzey iPhone X (999 $ ) ve daha mütevazı fiyatlı iPhone 8 (64 gigabayt için 699 $ ‘dan başlayan fiyatlarla) ve iPhone 8S modelleri (64GB için 799 Dolar’dan başlayan fiyatlarla). Yeni iPhone’un yüz tanıma teknolojisi ve kablosuz şarj özelliği var ve önceki iPhone’lara göre iki saat daha uzun bir bataryası var.

Ancak bu maliyet bile çevreye kıyasla sönük kalır. Greenpeace’e göre, dünyadaki hemen hemen her insanı bir cihazla donatmaya yetecek kadar, 2007’den beri üretilen 7,1 milyar akıllı telefon var. Yine de, tüketicilerin yeni ve gelişmiş modeller aradıklarından, iPhone 8 gibi yeni cihazlar üretilmeye devam ediliyor ve çevreye etkileri olan akıllı telefonlarla ilgili önemli endişeler oluşturuyor.

Akıllı telefon satışı yapan Kanada şirketi Orchard’ın kurucularından Alex Sebastian, “Bu durum sorunu çok önemli ölçüde büyütüyor” dedi. “Bir bilgisayara bakarsanız, çoğu insan bilgisayarını kullanılamayacak duruma gelene kadar kullanıyor. Ancak insanlar her iki yılda bir telefonda yeni güncellemelere alıştı.”

Milyonlarca insan yeni iPhone’u alacak. Apple, iPhone 7’nin piyasaya sürülmesini izleyen aylarda 78.2 milyon iPhone sattı – (eski modelleri de içeren bir rakam.) Ancak bu başarı, artan bir e-atık sorununa katkıda bulunuyor. Cihaz ticareti yapan bir şirket olan HYLA Mobile tarafından toplanan verilere göre, Nisan 2017 ile Haziran 2017 arasında işlem gören bir akıllı telefonun ortalama yaşı 2.58 yıl idi.

Ne yazık ki, insanların çok az bir kısmı yeni bir akıllı telefon satın aldıklarında eski telefonlarını geri dönüştürüyor. BM’nin araştırma kolu olan Birleşmiş Milletler Üniversitesi’nden 2014’te yapılan bir araştırma, e-atıkların% 16’sından azının geri dönüştürüldüğü tahmininde bulundu. Aynı çalışma, yalnızca 2014 yılında 3 milyon ton e-atık üretildiğini hesapladı. Bu atıkların çoğu düzenli depolama alanlarına giriyor ya da içinde bulunan metallerin geri kazanılması için ayrıştırılmak üzere gelişmekte olan ülkelere gönderiliyor.

Fakat yanlış işlendiğinde, kobalt veya tungsten gibi ağır metallerin yeraltı sularına sızması ve sağlık üzerindeki olumsuz etkilere neden olma ihtimali çok yüksektir. Çünkü ” Ağır metalden kurtulmanın hiçbir yolu yok “

Örneğin akıllı telefonlar eritilirken yakılan ağır metaller, bilim insanlarının iklim değişikliğine olumsuz katkıda bulunduğu söylenen atmosferik kirliliği artırıyor. Geçen yıl Washington Post gazetesinin yayınladığı bir rapora göre, Çin’deki hava kirliliği de sağlık üzerindeki olumsuz etkilerle ilişkilendirildi.

Akıllı telefonlar için madencilik metali ekosistemleri harap edebilir.

Ancak akıllı telefonlar atıldıklarında sadece kirlilik yaratmazlar. Metal madenciliği onları oluşturmak için gerekli ekosistemleri harap etmektedir. ABD’ye göre akıllı telefonlarda ve diğer elektronik cihazlarda bulunan şarj edilebilir lityum iyon pillerde kullanılan dünyanın en büyük kobalt üreticisi  Kongo Demokratik Cumhuriyeti’dir (DRC).

Bağımsız, kar amacı gütmeyen bir araştırma ve ağ organizasyonu olan Çokuluslu Şirketler Araştırması Merkezi (SOMO) tarafından yapılan araştırmaya göre, kobalt maden şirketleri düzenli olarak doğal kaynakların ve vatandaşların korunması için çıkarılan yasaları çiğnedi. SOMO, sonuç olarak, kobalt madenlerinden gelen atık suyun ülkede içme suyu kaynaklarını kirlettiğini tespit etti.

Kirliliğin ötesinde olan diğer konular da gelişmekte olan ülkelerdeki madencilik uygulamalarında devam etmektedir. Washington Post’un araştırmasına göre, örneğin Kongo’da, çocuk işçiliği yaygın ve madencilik faaliyetlerinden elde edilen gelirler, ülkedeki sürmekte olan çatışmaları beslemek için kullanılmaktadır. İşin ilginci Mart ayında Apple, geçici olarak Kongo’dan kobalt alışı yapacağını açıkladı.

“Çevre dostu elektronik bir cihaz yapmak mümkün değildir.”
Kyle Wiens, iFixit’in CEO’su

Karbon emisyonları akıllı telefonlarla ilgili bir başka sorun

Buna ek olarak, Greenpeace’e göre akıllı cihazlarla ilişkili karbondioksitin büyük çoğunluğu (% 73) imalat sırasında  yayılıyor.

Apple çevresel izini azaltmak için adımlar attı. Şirket, ürünlerinden materyalleri geri kazanmak için gerekli olan yöntemlere yatırım yapıyor ve müşterileri geri dönüşüm programıyla ürünlerini geri göndermeye teşvik etmek için çalışıyor. Bu program aracılığıyla nitelikli cihazlar bağışlayan Apple müşterileri bir hediye kartı almaya hak kazanıyor.

Apple’ın ilerlemesine rağmen, bazıları şirketin çevresel etkisini ele alabileceğine inanmaktadır. Wiens, kulaklık jakını iPhone 7’den çıkarma kararı eski kulaklıkların yeni bir adaptör olmadan kullanılmaz hale gelmesi sebebiyle e-atıklara eklendiğini söyledi.

AirPods kablosuz kulaklıklar, şarj edilebilir bir pille güçlendirildi – ancak Wiens, pilin değiştirilemeyeceğini söyledi. Geleneksel kulaklıklar, kabloları ve kolayca geri dönüştürülebilen mıknatısları kullandığını belirtti.

Yeni cihazlar satın alan tüketiciler çevresel izlerini de araştırmalıdır. Global bir bağımsız güvenlik bilim şirketi olan United Laboratories, yakın zamanda “çevreci elektronik” için daha çevre dostu olan standartlar oluşturdu. Şimdiye kadar Samsung yeni sertifikayı alan tek akıllı telefon üreticisi olduğunu belirtelim.

Paylaş:

Doğal ve Elektriksiz Klima

Sıcak yaz günlerinin ne kadar bunaltıcı olduğunu hepimiz biliyoruz.  Tek yapmamız gereken ise klimayı veya vantilatörü çalıştırmak. Ancak herkes bu kadar şanslı değil.

Bangladeş’tekiler ise hiç şanslı değil. Yılın hemen her günü hava sıcak oluyor ve insanların elektrikleri yok. Şimdi basit bir buluş sayesinde ise yüz binlerce kişinin derdine deva bulundu.

Ancak artık sıcakta terlemek zorunda kalmayacaklar. Çözüm ise oldukça basit.

Ekstra bir çaba sarfetmeden kendiniz bile yapabiliyorsunuz. Tek ihtiyacınız olan büyük boy bir karton/mukavva ve plastik şişeler. Şişeleri fotoğraftaki gibi yerleştirdikten sonra pencerenin önüne yerleştiriyorsunuz.

Okumaya devam et Doğal ve Elektriksiz Klima

Paylaş:

Sürdürülebilirlik Endeksi Ve Firmalara Katkısı

BIST Sürdürülebilirlik Endeksi, kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki yüksek performansı ve Türkiye’de sürdürülebilirlik konusundaki bilinç, bilgi ve uygulamayı artıran Borsa İstanbul şirketleri için bir kriter sağlamayı amaçlıyor. Buna ek olarak endeks, kurumsal yatırımcıların şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetsel (ESG) konularına yüksek performanslı bağlılıklarını göstermek için bir platform oluşturuyor.

Sürdürülebilirlik endeksi nasıl çalışıyor?
Borsa İstanbul, BIST sürdürülebilirlik endeksine giren firmalar adına sürdürülebilirlik endeksi yaratmak için Etik Yatırım Araştırma Hizmetleri Limited Şirketi (EIRIS) ile bir işbirliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre, EIRIS, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketleri, uluslararası sürdürülebilirlik kriterlerine dayanarak değerlendirmektedir. Değerlendirme sadece kamuya açık bilgi ve değerlendirme maliyetlerine dayanmaktadır.
EIRIS, 30 yılı aşkın bir süredir çevre, sosyal ve yönetsel konular üzerine uzmanlaşmış, varlık sahiplerine, varlık yöneticilerine ve endeks sağlayıcılarına global olarak hizmet veren bağımsız bir Londra merkezli araştırma organizasyonudur. Johannesburg ve Meksika Menkul Kıymetler Borsaları, EIRIS’in sürdürülebilirlik araştırma hizmeti sağlayan diğer mübadeleleridir.
Değerlendirmelerin dayandığı farklı ESG kriterlerinin her birindeki göstergeleri kapsayan ayrıntılı Araştırma Metodolojisi belgesi, şirketler için daha anlaşılır ve basit hale getirmek üzere EIRIS tarafından revize edildi ve metodolojinin kapsamına; Aralık 2015’ten itibaren Bankacılık Kriterleri eklendi.
Bist sürdürülebilirlik endeksi
BIST sürdürülebilirlik endeksine giren firmalar için sürdürülebilirlik endeksi, XUSRD kodu ile 4 Kasım 2014’te başlatıldı. İndeksin başlangıç ​​değeri, 3 Kasım 2014’te BIST 30 endeksinin ikinci seans kapanış değerine dayanan 98.020,09’dur. Her bir bileşenin göreceli ağırlığı% 15 olarak sınırlandırılmıştır.
Kasım-Ekim döneminde BIST Sürdürülebilirlik Endeksi için bir endeks süresi var. EIRIS, 2014 yılında BIST 30 kurucu şirket ve 2015 yılında BIST 50 kurucu şirketleri değerlendirdi. 2016’dan itibaren BIST 100’ün gönüllü şirketleri değerlendirilecek şirketlerin listesine eklendi değerlendirme listesi her yıl revize edildi ve Aralık ayında Borsa İstanbul tarafından ilan edildi.
Endekste yer alabilmek için şirketler, her kriter grubu için eşiğin üzerinde çalışmalıdır. Şirketleri daha iyi sürdürülebilirlik performansı için teşvik etmek adına, gelecekte eşikleri yükseltmesi düşünülmektedir.
Sürdürülebilirlik endeksi kapsamında değerlendirilen firmalar
Adel, Akbank, Aksa Enerji, Anadolu Efes, Arçelik, Aselsan, Brisa, Coca Cola, Doğan Holding, Doğuş Otomotiv, Ereğli Demir Çelik, Ford Otosan, Garanti Bankası, Global Yat Holding, İş Bankası, İş GMYO, Koç Holding, Petkim, Sabancı Holding, Şişecam, Halk Bankası, Tat Gıda, Tav Havalimanları, Tekfen Holding, Tofaş Oto, Tüpraş, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, Türk Traktör, Turcell, Ülker, Vakıflar Bankası, Vestel, Migros, Netaş, Otokar, Pegasus, Yapı ve Kredi Bankası, Zorlu Enerji sürdürülebilirlik endeksine giren firmalar arasındadır.
Endeksten beklenen katkı
Endeks, Türk şirketlerinin kurumsal risk ve fırsatlarını etkin bir şekilde yönetmelerinde rekabet avantajı sağlamaktadır. Şirketler için sermaye çekmek için yeni araçların geliştirilebileceği yatırım yapılabilir bir endeks bulunmaktadır. Endeks, şirketlerin küresel ısınma, doğal kaynakların tüketilmesi, sağlık, güvenlik ve istihdam dahil olmak üzere önemli sürdürülebilirlik konularına yaklaşımlarını yansıtıyor ve bu konularda ve bir bakıma kayıtlarıyla ilgili faaliyet ve kararlarının bağımsız bir değerlendirmesini yapıyor.
Endeks, şirketlere sürdürülebilirlik performansını hem yerel hem de global düzeyde karşılaştırma fırsatı sunuyor. Endeks ile Borsa İstanbul, şirketlere şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik konularında risk yönetimi yeteneklerini geliştirmelerini sağlayarak performanslarını değerlendirmek ve sonuç olarak yeni hedefler benimsemek veya performanslarını artırmak için bir araç sunmaktadır. Bu, şirketlerin rekabet avantajı kazanmalarını sağlar. Endekse dahil olanlar marka bilinirliği ve prestijlerini artırıyor.
Endeks, şirketler için küresel müşterilere, sermayeye ve daha düşük maliyetli finansmana erişimi kolaylaştırıyor. Proje, yatırımcıların sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetişim ilkelerini benimseyen şirketleri seçmesine ve yatırım yapmasına imkân tanıyan bir araç yaratmayı amaçlıyor.

Paylaş: