Beni o sırmalı kaftanın sıcağında boğduğunuzu, Bursa sokaklarında bağıra çağıra sattığınız o kanlı ciğerlerle öldürdüğünüzü sanıyorsunuz, değil mi? Ben, Kadı Mahmud’un tahtıydım! Onun ilmi, şöhreti, itibarı, Bursa ehlinin ona eğilen boynundaki o eşsiz gururuydum. Oysa o ne yaptı? Gitti, Üftade denen birinin kapısına yüz sürdü. Koca Kadı Mahmud’u, sırf beni…
Yazıların kategorisi: “Kitap”
Byung-Chul Han’ın “Şey Olmayanlar” kitabını okurken, sanki bir aynaya bakar gibi kendi çağımın sessiz çığlıklarını duydum. Kore asıllı Alman düşünür, modern yaşamın en temel sorunlarına değinirken, yalnızca felsefi bir analiz sunmuyor; aynı zamanda kayıp bir dünyanın melankolik şiirine dönüşüyor. Şeylerin Sessizliği Han, dijital çağda “şey”lerin nasıl kaybolduğunu, yerlerini “bilgi”nin aldığını…
Şermin Yaşar denince aklımıza genelde o zeki mizahı, kelime oyunları ve güldürürken düşündüren üslubu gelir. Ama “Altı Harfli Bir Tatlı” ile yazar bu sefer kalbimizin tam ortasına, o en hassas olduğumuz yere, “anne-evlat” ve “yaşlılık” sızısına dokunuyor. İsmi sizi yanıltmasın; bu sadece bir tatlı tarifi kitabı değil (gerçi içinde hayatın…
Türkiye’de yaşayıp da beyaz yakalı bir iş hayatının içindeyken, “Her şeyi bırakıp güneye inmek” veya “Küçük, huzurlu bir kafe/kitapçı açmak” hayalini kurmayanımız var mıdır? Sanmıyorum. İşte Hwang Bo-reum‘un yazdığı Hyunam-dong Kitabevine Hoş Geldiniz, tam olarak bu hayali gerçekleştirme cesaretini gösteren bir kadının, Yeongju‘nun hikayesi. Eğer ruhunuz metropol hayatından yorulduysa, bu…
Son zamanlarda hepimiz biraz yorgunuz, değil mi? İstanbul’un (veya yaşadığınız şehrin) bitmek bilmeyen koşturmacası, ekonomik kaygılar ve “bir yerlere yetişme” telaşı… İşte Kim Ji-hye‘nin kaleme aldığı Soyang-ri Kitap Mutfağı, tam da bu noktada okura diyor ki: “Bir dakika dur, nefes al ve sadece kendin ol.” Bu kitap, sadece bir roman…
Marc Levy’nin Gölge Hırsızı kitabı, sadece bir hikaye anlatmakla kalmayıp, okurlarını hayatın derinliklerinde bir yolculuğa çıkaran etkileyici bir roman. Bu kitap, bir çocuğun yaşamına, hayallerine ve sırlarına açılan bir pencere sunarken, aynı zamanda dostluk, aile ve aşk gibi temaları ustalıkla işliyor. Kitabın Konusu Romanın ana kahramanı, “gölgesi” ile özel bir…
Sonunda Matt Haig’in Hayat İmkansız kitabını okuyabildim! Bu kitabı okumayı uzun zamandır istiyordum, ancak itiraf etmeliyim ki son günlerde kitap okumakta biraz zorlanıyorum. Dikkatim çabuk dağılıyor, odaklanmakta güçlük çekiyorum ve işler güçler derken kitaplara ayırdığım vakit giderek azalıyor. Biliyorum, ara sıra hepimizin başına gelir bu durum, değil mi? Biraz da…
Bazı kitaplar vardır ki, sayfaları arasında gezinirken sanki bambaşka bir dünyanın kapılarını aralarsınız. Pierre Franckh’ın “Rezonans Kanunu” da işte böyle bir eser. Bengisu Akipek’in zarif çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu kitap, Koridor Yayıncılık tarafından yayımlanmış. Elime aldığım ilk andan itibaren, içimde bir merak ve heyecan dalgası yaratan bu kitap, iç dünyamı…
Gözlerinizi kapatın ve kendinizi karanlık bir odada hayal edin. Bir masada oturuyorsunuz, önünüzde bir zarf var. Zarfı açıyorsunuz ve içinde bir isim var: Bu isim, suikast düzenlemeniz gereken kişinin adı. Göreviniz, etik kurallar çerçevesinde bu kişiyi öldürmek. Suikast Bürosu’nda çalışıyorsunuz ve büro, sadece hak eden kişileri hedef alıyor. Peki, bu…
Hiç zamanın durduğunu hissettiğiniz oldu mu? Ya da keşke zamanı durdurabilsem dediğiniz? Matt Haig’in “Zamanı Durdurmanın Yolları” kitabı, tam da bu soruların etrafında dönüyor. Peki ama nasıl? Kitap, zamana karşı yarışan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hazard, görünüşte otuz dokuz yaşında normal bir adam gibi gözükse de aslında yüzlerce yıl…
Günlerden bir gün, bir öğleden sonra Üsküdar sokaklarında dolaşıyordum, gözlerim bir şeye takıldı. Kitap yığınlarının arasında yatıyordu. Kitabı daha önce duymuştum ama ne olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu. 20 yaşından fazla olmayan kitap satıcısı bana heyecanla sordu; “Hangisini istersiniz, beyefendi?” “Bir dakika,” dedim. Kafam karışmıştı. İçgüdülerim bana alışveriş yapmamı söylüyordu,…
Geçtiğimiz günlerde bir hafta sonunda yani malum sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulandığı günlerde iyi giden kitaplardan bir tanesiydi Fareler ve İnsanlar. Farkındayım son zamanlarda kısa kitaplar okuyorum ama sürekli evde olunca neden daha uzun kitaplara kendimi veremiyorum. Halbuki evdesin işte ama olmuyor bir türlü. Size de oluyor mu bu durum. Bu…
Yılın sonuna yaklaşırken yine sokak kısıtlamalarının başladığı bu günlerde yapılabilecek en güzel ve faydalı aktivitelerden biri daha fazla kitap okumak. Her ne kadar yılın son çeyreğinde artık bunalım seviyesine gelse de iç dünyamız, hayat devam ediyor bizler için. Covid günleri ne yazık ki artarak devam ediyor. Tarihe not düşülmesi için…
Bu kitabı okurken en çok takdir ettiğim şey, yazarın birinci bölümde babası hakkında yazarken gösterdiği samimiyet. Doğal olarak, onu güvende tutmak için hayatta olmayan babası üzerindeki izlenimi ve yansıması yoluyla yalnızlık ruhunu güzel tetikliyor. Yazarın ancak babasının ölümünden sonra öğrendiği – farkına vardığı çocukluğundan gelen acısı nedeniyle olduğunu düşünüyorum bunun…
İster bir blog yayınını gözden geçir, ister iş için dosyalarını incele, ister bir kitaba göz at, her gün birçok okuma yaparız. Ancak bu metinleri okumak zaman alır, zihinsel olarak kafamızı yorabilir ve gözlerimizi zorlayabilir. Okuduğumuzu anlamaya devam ederken daha hızlı okumak istiyorsan, bu yedi ipucuna bir göz at derim. 1.…
“Olmuyor, telefondan uzaklaşmam ve kitap okumam gerekiyor ama çoğu zaman olmuyor.” şeklinde serzenişleriniz sizinde var biliyorum. Akşamları tvde izlenecek bir şey olmadığı için ister istemez telefonlara yöneliyoruz. Ama artık kitap okumanın vakti. Bu konuyla ilgili internette dikkatimi çeken ve bende de işe yarayan tavsiyelere yer verilen aşağıda ki yazıyı okumanızı…
Hayatımda hissettiğim en büyük eksikliklerden biriydi kitap okuma alışkanlığı. Şu an bile özenirim elinde sürekli kitap ile gezenleri. Ve bir kitapta okumuştum, şöyle yazıyordu; okudukça ne kadar çok okunacak kitap olduğunu anlıyorum ve ömrümün tüm bu kitapları okumaya yetip yetmeyeceğini düşünüyorum. Aynı duyguları geçen hafta sonu İstanbul Kitap Fuarına gittiğimde…
“Sakin bir hayatla yetinme. Bir ideal uğruna savaş. Don Quijote gibi savaşsan da buna her zaman değer. Acı içinde birine rastlarsan bu kabul edilemez duruma son vermek sana düşer, derisi seninkinden farklı bir renkte olduğu için kötü muamele gören bir insanla karşılașırsan sen de bukalemun gibi renk değiştir, sana kendi…
Ne kadar şahane geliyordu kulağa: “Kendini tanı”. Tarih boyunca insanlar öyle çok sevmişlerdi ki bu sloganı tapınak duvarlarına yazmışlardı. Leyla ise içindeki hakikati görmekle birlikte bu tavsiyenin yarım bırakılmış olduğunu düşünüyordu. Şöyle olmalıydı esas düstur: Kendini tanı ama bir dallama gördün mü onu da tanı ki aldanmayasın. Kendini anlamak ile…
Son aylarda yoğun şekilde kitapların dünyasına duhûl etmenin yüreğimde oluşturduğu huzuru sizlere tarif etmeye kalemim müsaade eder mi emin olamıyorum. Kitapların sahifeleri arasında değilde, yazarlarının harflerle, kelimelerle oluşturduğu, gönüllerinden kağıtlara döküldüğü âlemlerin arasında yolculuk etmek; kendi iç âlemimde farklı kapılar açılmasına vesile oldu. Yaşımın kemâle ermiş olması münasebetiyle yoğun kitap…
Uzun zamandır okumayı düşündüğüm kitaba sıra geldi ve okunarak bitirildi. İlgiyle ve hayretler içinde okuduğum bir kitap oldu. Ütopik bir kitap okuyacağımı düşündüm ama okudukça aslında olayların günümüzde yaşanıyor hissine kapıldım. Bilhassa bu devirde mutlaka herkesin okuması ve kendine dersler çıkarması gereken bir roman olduğunu düşünüyorum. “Geçmişi kontrol eden, geleceği…


















