Plastik poşetler neden tehlikeli!


Yok olma süresi 1000 yılı bulabilen, yıllık bazda üretimi 335 milyon tonu aşan plastik poşetler sofralarımıza kadar uzanabiliyor. Geri dönüşümü üretiminden daha maliyetli olan plastik poşetleri bu kadar tehlikeli yapan ne?

Hayatımıza 1900’lü yılların başlarında giren plastikler 1970’li yıllardaki plastik sektöründeki gelişmelerin ardından 1977 yılında tam olarak hayatımıza girdi. Alışveriş noktalarında herkesin rahatlıkla bulabileceği, ortalama kullanım ömrü 15 dakika olan, suda, toprakta, hatta havada uçuşurken gördüğümüz, çok ince olan ve doğadaki varlıkları maalesef de insanlar için giderek normal bir durum olarak kabullenilen olayların baş aktörü; plastik poşetler.

1950’li yıllarda 1,5 milyon ton civarında üretim değerleri bulunan plastik malzemelerin üretimi giderek artmış ve günümüzde yıllık bazda üretimi 335 milyon tonu aşmıştır.

Üretimin bu hızla seyretmesi halinde 2050’li yıllarda bu değerin yıllık bazda 1,2 milyar tona ulaşması öngörülüyor.

Okumaya devam et Plastik poşetler neden tehlikeli!
Paylaş:

Dikkat çekici bir farkındalık çalışması: Çöpler file içinde billboard’a asıldı

Bursa’da çevre temizliğine dikkat etmek için ilginç bir yönteme başvuruldu. İnegöl ilçesinde billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı.

Bursa’nın İnegöl ilçesinde çevre temizliğine dikkat çekilmesi amacıyla, billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı.

Temiz şehir İnegöl‘ sloganıyla ilçe halkının dikkatini çevre temizliğine çekmek isteyen İnegöl Belediyesi, daha önce en işlek cadde olan Atatürk Bulvarı’nda bir kamyon çöpü kontrollü dökerek, ‘Şehrimiz temiz tutulmazsa böyle olur’ mesajı vermişti.

İnegöl Belediyesi görevlileri, bu defa da billboard’a çöp astırdı. Asıl olanın ‘temizlemek’ değil ‘kirletmemek’ olduğuna dikkat çekilirken, vatandaşların da bu konuda bilinçlenmesi için Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan billboard’a ‘Bu çöpler 1 saatte bu caddeden toplandı’ yazısıyla file içinde çöp asıldı. Çalışma, vatandaşların dikkatini çekti.

Paylaş:

Drone’lar artık denizleri de temizliyor.

RanMarine tarafından geliştirilen ve denizlerdeki kirliliği önlemeyi amaçlayan su drone’u bir süredir gerçekleştirdiği pilot çalışmalardan olumlu geri dönüşler aldı ve pilot çalışma aşamasını başarıyla geçti. Denizlerde su yüzeyinde kalan çöpleri, plastikleri ve pis birikintileri toplayabilen drone bundan böyle daha farklı bölgelerde de karşımıza çıkabilir.

WasteShark adlı su drone’u iki farklı modelle geliyor. Bu modellerden bir tanesi uzaktan kumanda ile kontrol edilirken istenildiği yönlere yönlendiriliyor. Bir diğer model ise otonom sürüş özelliğine sahip. Daha önce belirlenmiş noktalarda devriye atan su drone’u, sürekli olarak o bölgedeki çöpleri temizliyor.

Günün 16 saati boyunca denizlerde çöp toplayan ve temizliği gerçekleştiren WasteShark, bu çalışma saatleri ile bir insan gücüne dayalı temizliğe göre çok daha verimli ve sürekli temizlik gerçekleştirebiliyor. WasteShark’ın çöp kapasitesi ise 200 litre hacminde. Bununla birlikte sadece çöp temizliği yapmayan akıllı drone, denizin derinliğini, sıcaklığı ve su kalitesini de ölçümleyerek önemli bir veri akışını sağlıyor ve bu verilerin biriktirilmesini sağlıyor.

Kullanım alanları olarak özellikle yoğun liman bölgelerinin belirlendiği WasteShark adlı drone, ilk testlerini de Rotterdam limanında tamamlamıştı. Drone ilk kez Dordrecht Belediyesi tarafından kullanıldı. Hollandalı firmanın amacı bu drone’un özelliklerini geliştirmeyi, Hollanda’da başka kentlerde de kullanılmasını ve belki de yakın gelecekte drone’u diğer ülkelere de ihraç etmeyi hedefliyor. RanMarine‘in bu hedefine ulaşması da mümkün gözüküyor, çünkü çevre dostu bu drone’un hem çevre temizliği hem de doğaya katkısı oldukça büyük.

Paylaş:

Ücretli torba uygulaması başarılı sonuç verdi

İngiltere’de 5 Ekim 2015’ten beri yürürlükte olan, tek kullanımlık plastik torbaların ücretli olması uygulamasının bu ürünlerin kullanımını önemli oranda düşürdüğü bildirildi.

Birleşik Krallık Çevre ve Kırsal İşler Bakanlığı açıklamasına göre ülkenin yedi büyük süpermarketindeki plastik torba kullanımı sayısı, torba başına 5 penilik ücret getirilmesinin ardından yüzde 86 oranında geriledi.

Bakanlığın açıkladığı verilere göre ülkedeki tüm süpermarket zincirlerinde ise 2017/2018 mali yılında, 2016/2017 mali yılına göre 289 milyon daha az poşet kullanıldı.

Ülkedeki süpermarketlerde kişi başı torba kullanımı sayısı ise aynı dönemlerde 38’den 32’ye geriledi.

Ülkedeki en büyük yedi market zincirinde uygulama yürürlüğe girmeden önce 2014 yılında 7,4 milyar torba kullanılmıştı.

Paylaş:

Plastik atıklar tehditin ötesine geçmeye devam ediyor

Thailand’s Department of Marine and Coastal Resources/Social Media—Reuters

Tayland’da bir balinanın 80’den fazla plastik poşet ve diğer çöpleri yedikten sonra öldüğü belirlendi.

Tayland Deniz ve Kıyı Kaynakları Bölümü yetkililerine göre, Tayland’ın güneyindeki bir kanalda geçen Pazartesi günü ölmek üzere olan bir balina bulundu. Bir veteriner ekibi balinayı kurtardı ve AFP’ye göre “hastalığını stabilize etmeye” çalıştı, ancak beş plastik poşeti kusmasıyla birlikte öldü. Ekibin açıkladığı otopsi raporuna göre balinanın karnından 8 kg daha ek plastik çöp çıkardığını söyledi.

Reuters’in bildirdiğine göre ekip şefi, balinanın plastik poşetleri gıdayla karıştırdığını, ancak hastalandığını ve yemek için avlanamadığını teorileştirdi.

Balina, okyanus kirliliğinin son zamanlardaki tek kaybı değil; Nisan ayında, 33 metrelik bir başka balina, İspanyol plajında ​​ölü bulundu. Bu balinanın sindirim sisteminde de 30kg’dan fazla plastik çöp tespit edildi.

U.N. Çevre Programına göre, dünya çapında, her yıl okyanuslarda 8 milyon ton plastik atık bulunmakta ve tüm okyanus çöplerinin % 80’ini oluşturmaktadır. Bir başka çalışma, Büyük Okyanus Çölü olarak bilinen Pasifik Okyanusu’ndaki 1,8 trilyon çöplükten oluşan bir çöp adasının, önceden düşünülenden 16 kat daha büyük olabileceğini keşfetti.

Pasifik Okyanusunda ki atık kıtası

Pasifik Okyanusunda ki atık kıtasının diğer kıtalara kıyasla ne kadar büyük olduğunu görüyorsunuz.

Tayland, her yıl kıyılarından yüzlerce deniz canlısını öldürdüğüne inanılan en büyük plastik poşet tüketicilerinden biri. Geçtiğimiz Mayıs ayında Tayland hükümeti, tek kullanımlık plastik alışveriş poşetleri üzerinde vergi düşünüldüğünü ve  plastik atıkları azaltmak için biyolojik olarak parçalanabilir alternatifler üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.

Bu konuyla ilgili olarak geçen hafta farklı bir bakış açısını yansıtan bir yazıyı paylaştık. İlginizi çekebilir: Plastik kullanımı yasaklamamalıyız!

Paylaş:

Plastik kullanımını yasaklamamalıyız!

İnsanlığın plastikle ilişkisi şizofreniktir.

Modern yaşamın hemen her alanında, su şişelerinden uçağa kadar plastikler hayatımızın tam merkezindedir. Plastikler olmadan, hayatlarımız aynı kalitede ve kolaylıkta olmazdı. Bununla birlikte, kullandığımız plastiklerin atık haline geçmesiyle, sokaklarımızda, nehirlerimizde ve hatta okyanuslarda ki canlıların bünyelerinde rastlar hale geldik. Bilim adamları 30 yıl içinde okyanuslarda balıktan daha fazla plastik atıkların yer alacağını öngörüyorlar. Bu öngörü elbette çok ürkütücü. Çünkü hiçbir plastik okyanuslara karıştıktan sonra sonsuza kadar orada kalmaz. Bunu düşünmek aptallık olur. Balıklar veya diğer canlılar tarafından yenen plastikler büyük hasarlara yol açarak onları yiyen canlıların bedenlerinde yol almaya ve zarar vermeye devam eder.

Çevrecilerin birçoğu ise plastiklerin yasaklanması için çağrılarda bulunuyorlar. Yasaklanması talebinin temelinde plastiklerin doğada uzun süre bozulmadan kalabiliyor olması. Aslında işte tam da bu yüzden plastikler muazzam ve değerli varlıklar değil mi!

Düşünsenize, 500 yıl yok olmayacak bir malzeme gerçekten de değerlidir. Onu neredeyse sonsuz kez yeniden kullanabilirsiniz. Dolayısıyla asıl sorun plastiğin kendisi veya atığı değil. Plastiğin sorumsuzca kullanılması ve kullanıldıktan sonra yine sorumsuz şekilde doğaya terk edilmesi, yeniden kullanılmaması.

Dünya nüfusunun sürekli artması, buna paralel olarak tüketimin de artması sürecinde sonsuz kez yeniden kullanılabilen bu plastik malzemelerin varlığı biz insanoğlu için aslında çok büyük bir şans.

Asıl çözüm plastiği yasaklamak değil, plastikleri sorumlu şekilde kullanmak ve yine kullanılan plastiklerin geri dönüştürülmesini sağlamak.

İşte bu noktada yani plastiğin geri dönüştürülmesinde dikkat edilmesi gereken asıl nokta plastik geri dönüşümünün karmaşık bir konu olmasıdır. Çünkü plastiklerin kalite tipleri vardır. Bu kalite tiplerine göre bazıları ticari olarak geri dönüştürülebilir plastik tipine girmemektedir. İşte bu farklı tip kalitede ki plastikleri toplama, ayırma ve geri dönüştürülemediği için bertarafı ile ilgili çalışmaların ve sosyal farkındalığın arttırılması önem kazanmaktadır.

Plastiklerin geri dönüşüm sürecini hızlandırmak ve ticarileştirmek için kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesi oluşturulmalıdır. Sorumlu kullanım ve geri dönüşüm hakkında gerekli sosyal farkındalığı arttırmak plastik endüstrisinin sorumluluğundadır. İnsanlara plastiğin değerli olduğunu gösterebilirsek, herhangi bir yere plastik atık bulamazsınız.

Dünya Çevre Günü 2018’in ev sahibi olan Hindistan, tek kullanımlık plastiği ortadan kaldırarak örnek teşkil etmektedir. Yasanın sıkı uygulanması burada kilit konu. Eğer Hindistan, Çin, ABD ve AB de dahil olmak üzere dünyanın en büyük güçleri bu yasağı bir politika düzeyinde ortaya koyarsa, dünyanın geri kalanına da kolayca yerleşecektir.

İnsanlık, mevcut karbon ayak izimiz göz önüne alındığında, her şeyi yeniden kullanmanın ve geri dönüştürmenin en önemli şey olduğunun farkına varmalıdır. Şu anda ekolojik kaygıları yerine getirme yükümlülüğü olarak düşünüyoruz. Fakat plastik kullanımını azaltmak bir yükümlülük değildir – yaşamlarımız onlara bağlıdır. Dünyayı korumak, kendimiz için iyi bir yaşam ortamı oluşturmaktan farklı değildir. Çünkü hayatlarımız entegre şekilde birbirine bağlıdır. İyi bir dünya olmadan iyi bir yaşam da olamaz.

Kalkınma ve ekonomi hakkındaki fikirlerimiz ve bakış açılarımız bizi bu gerçeklikten uzaklaştırdı. Yaşam ve dünya hakkında sahip olduğumuz hayali sonuçların artık işe yaramadığını anlamanın zamanı geldi. Daha olgun düşünebilmeli ve daha doğru şeyler yapmalıyız. Bu olgunluk iş, endüstri ve devletten gelmelidir.

Yaşamlarımızda, zaten yapamadığımız şeyi yapmazsak, bu bir problem olmaz ama yapabileceklerimizi yapmazsak, işte bu bir problemdir.

Yapabileceklerinizi gerçekten yapabilmeniz dileğiyle.

World Economic Forum sitesinde ki Sadhguru tarafından yazılan bu yazıdan yararlanılmıştır. 

Paylaş:

Gezegen mi Plastik mi?

National Geographic dergisi, “Gezegen mi, Plastik mi ?”adı verilen bilgilendirici ve şok edici bir kampanya başlattı.

Birçoğumuz çevremizde çok fazla plastik olduğunun farkındayız. Hepimiz çok büyük bir soruna katkıda bulunduğumuzu bilerek, çöp kutusuna doğrudan bir başka tek kullanımlık plastik ambalaj attığımızda, kendimizi biraz suçlu hissediyoruz. Ama, ya plastik bağımlılığımızın korkunç sonuçlarıyla yüz yüze karşılaşsaydık, sonuç ne olurdu? Neler hissederdik!

Bu kampanyanın amacı insanları tek kullanımlık plastik kullanımlarını yeniden gözden geçirmelerini sağlatmak ve en azından bilinç oluşturmak. Eğer bu başarılı olursa ürünleri plastik ambalajlarda sunan üreticilerin baskı altına alınarak daha bilinçli şekilde plastik kullanımı azaltılabilir.

Bu konuda da ilk adımı kendileri atıyor ve her ay abonelerine poşet içinde sunulan dergi bu uygulamasını sonlandırdı ve artık dergilerinin ambalajlarında tek kullanımlık poşet kullanılmayacağını açıkladı.  Hatta derginin kendisi bildiğiniz gibi plastik ağırlıklı kağıda basılmaktaydı ve bundan böyle baskılarında plastiğe göre daha çevreci olan kağıt kullanılacak.

“Fotoğrafçı, bu leyleği İspanya’daki bu depolama sahasındaki plastik torbadan kurtardı. Bir torba bir kereden fazla kullanılabilir ama Leyleklerin bir canı var! ” Resim: John Cancalosi / National Geographic

Son sayısında dünyada ki plastik kirliliğine dikkat çeken dergi; yürek burkan fotoğraflarla da bu kampanyasını destekliyor.

Her yıl 9 milyon ton plastik atık doğaya bırakılıyor. Bu plastik atıklar doğada plastik zinciri oluşturarak doğal bir çevrim oluşturuyorlar. Burada ki doğaldan kastımız kendiliğinden, doğanın katkıda olduğu bir çevrimden bahsediyorum.  Bu çevrim sonrasında plastik atıklar gıda zincirimize geçiyorlar. Bu da hiç istemediğimiz durumlardan biri.

Bilim adamları şimdilerde plastiklerin doğadaki bu zincirlerini ve hangi aşamalarda hangi miktarlarda gıda zincirlerimize dahil olduklarını araştırıyorlar.

National Geographic CEO’su Gary E. Knell;

“130 yıl boyunca National Geographic gezegenimizin hikayelerini belgeledi ve dünyadaki izleyicilere dünyanın nefes kesici güzelliklerinin yanı sıra karşılaştığı tehditlere bir pencere ekledi.”

“Her gün, kâşiflerimiz, araştırmacılarımız ve fotoğrafçılarımız, tek kullanımlık plastiğin okyanuslarımız üzerindeki yıkıcı etkisini ilk elden görüyor ve durum gittikçe kötüleşiyor.”

National Geographic kaşifleri de tanık oldukları tüm bu anları fotoğraflamış ve son sayısında bu fotoğraflara yer vererek bilinç düzeyinin artmasını ve plastik kullanımının azaltılmasını hedefliyorlar.

Sizler için bazı fotoğrafları aşağıda derledik;

Paylaş:

Bu kafede para yerine plastik geçiyor.

Belçika merkezli Ecover isimli bir şirket, müşterilerin geri dönüştürülebilir plastik atıklarla “ödeme” yapabildiği geçici bir kafeyi The Rubbish Cafe‘yi kurdu. Eşsiz mağaza, Londra’daki Covent Garden’da.

Kafe, iç mekan tasarımı tasarımcı Max McMurdo tarafından,  Vejeteryan ve sıfır atık konseptiyle oluşturulan menüsü ise Tom Hunt tarafından oluşturuldu. Tahmin edeceğiniz gibi, yiyeceklerin çoğu meyve, enteresan lezzetli ekmeği, tahıl kaseleri ve pirinç ağırlıklı olmak üzere vegan dostu.

Ecover, önümüzdeki üç yıl boyunca ürünleri için daha fazla geri dönüştürülmüş plastik kullanmayı hedefledi. Geçtiğimiz Ekim ayında şirket, %50’si okyanuslardan toplanan plastik atıklardan oluşan bir deterjan şişeleri üretti. Ayrıca, tek kullanımlık plastik kullanımını ortadan kaldırmak için bir çok girişimi var.

“Plastik üretimi için tamamen yeniden düşünmemiz gerektiğine inanıyoruz” diyen şirket; “Nasıl yaparız, nasıl kullanırız ve nasıl tekrar kullanırız! Sanayi ve plastik üreticileri bir bütün olarak daha fazla sorumluluk almalı, çünkü plastik gibi dayanıklı bir malzemeyi tek kullanımlık olarak kullanmak sistematik olarak yanlıştır.”

Rubbish Cafe, tek kullanımlık plastiklerin kullanımına dair farkındalık oluşturmak için başlı başına ayrı bir proje. Bunlar, geri dönüştürülebilir şişeler, çorba kapları ve sağlıklı yiyecekler ve içecekler için kullanılabilecek plastikler. TV, radyo, web siteleri ve sosyal medyada yerel olarak yoğun bir şekilde reklamı yayınlandı. (Sizlerde desteğinizi #LetsLiveClean etiketiyle sosyal medyadan gösterebilirsiniz.)

Ecover’ın planlarında bir çok farklı sürdürülebilir projeleri var. Yüzde 100 geri dönüştürülmüş plastikten yapılmış yeni bir bulaşık deterjanı bunlardan sadece bir tanesi. 2020 yılına kadar, tüm şişelerinin geri dönüştürülmüş ürünlerden yapılmasını hedefliyor ve yüksek yoğunluklu polietilen plastiği hakkında yeniden düşünülmesi gerektiğini ifade ediyorlar.

Ayrıca 2020 yılına kadar, çöp kutusuna ulaşmasa bile çevreye zarar vermeyecek biyolojik olarak bozunabilir ambalajın test edilmesini planlıyorlar. Bazı örnekler patates bazlı plastik veya lif bazlı odun hamuru kullanmayı içeriyor.

Her şeyin geri dönüştürülmesi imkansız hale elbette gelecek ama atıkları azaltmak için atılan ilk adımların, doğayı korumak için atılacak son adımdan daha hayati olduğunun farkındalar.

Paylaş:

Plastiği çözen enzim geliştirildi

Plastik şişelerde kullanılan PET’lerin doğada çözünmesi yüzlerce yıl sürebiliyor. Fakat PETase adlı enzim sayesinde plastikleri birkaç gün içinde çözündürmek mümkün olabilir.

Bu plastik geri dönüşümünde bir devrim yaratarak plastiklerin daha verimli bir şekilde yeniden kullanılmasını sağlayabilir.

Japonya’da bir çöplükte keşfedilen enzim, doğada da PET “yiyen” bir bakteri tarafından salgılanıyor. Ideonella sakaiensis adlı bakteri, plastik yiyerek ürettiği enerjiyle hayatta kalıyor.

Araştırmacılar bu türü liman kenti Sakai’de bir plastik geri dönüşüm tesisinde 2016 yılında bulmuştu.

Araştırmada yer alan Prof. John McGeehan, plastiğin yalnızca 50 yıldır doğada büyük miktarlarda var olduğuna dikkat çekerken bu sürenin bir bakterinin evrim geçirmesi için kısa bir süre olduğunu söyledi.

PET’lerin dahil olduğu plastik grubu olan polyesterler doğada da oluşuyor.

Portsmouth Üniversitesi’nden Prof. McGeehan bu polyesterlerin bitki yapraklarını koruduğunu, bakterilerin de milyonlarca yıldır bunları yemek için evrimleştiğini, fakat bu polyesterlerden PET yemeye geçmelerinin beklenmedik bir hızda yaşandığını belirtti.

Bilim insanları PETase enziminin nasıl çalıştığını çözdükten sonra küçük eklemelerle bu enzimi daha verimli hale getirdi.

Araştırmacılar PETase’nin detaylı modeli üzerinde nasıl geliştirmeler yapabileceklerini bulmaya çalışıyor
Bu durum, PETase’nin evriminin tamamlanmadığını, 50 yıllık kısa süre içinde bu kadar evrimleşebildiğini gösteriyor.

Araştırmacılar enzimi PET’e alternatif olarak geliştirilen bitki tabanlı PEF plastiğinde denediğinde bir sürprizle daha karşılaştı: PETase, PEF’leri daha başarılı bir şekilde çözüyordu.

BBC News’e konuşan Prof. McGeehan, mevcut geri dönüşüm tesislerinde polyesterlerin her geri dönüşümde kalitelerinin düştüğünü, bir süre sonra kullanılamaz hale geldiğini fakat PETase’nin plastiği temel yapı taşlarına ayrıştırarak daha iyi bir geri dönüşüm sağlayacağını söyledi.

Enzimin endüstriyel seviyede üretilmesi içinse en az birkaç yıla ihtiyaç var. Bunun için PET’i daha hızlı çözebilen bir hale getirilmesi gerekiyor.

Kaynak: BBC Türkçe

Paylaş:

150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

İngiliz müzisyen ve çevreci Richart Sowa, yıllarca yüzen bir ada yapabilmenin hayalini kurar. 2005 yılındaki ilk denemesi kasırgalar tarafından başarısızlığa uğratılsa da pes etmez. İkinci denemesinde yüzen adasını yapabilmek adına 7 yıl harcar.  Meksika Cancun yakınlarında 150.000 pet şişeyi geri dönüştürerek kendine bir ada inşâ eder. Bununla da kalmaz, yıllarca hayalini kurup; çalışıp didinip gerçeğe dönüştürdüğü adasını “ruh eşi” ile paylaşmak ister. Eski bir model olan Jodi Bowlin ile Facebook üzerinden tanışır ve kendisiyle yaşaması için adaya davet eder. Bowlin, teklifi kabul eder ve yüzen adaya “kadınsı dokunuşlar” yapmak için adanın yolunu tutar…

Sowa hayalini kurduğu adayı yapabilmek için önce bir tasarım gerçekleştirir.

Sowa hayalini kurduğu adayı yapabilmek için önce bir tasarım gerçekleştirir.

61 yaşındaki Sowa’nın ada projesi.

Projesi için gerekli atık şişeleri yerel çöplüklerden temin eder.

Projesi için gerekli atık şişeleri yerel çöplüklerden temin eder.

Çevreci adam, elde ettiği şişeleri çuvallara doldurup, onları paletlerle birbirine bağlayarak yapar adasını.

Sowa, kendisinin uzman bir bilim adamı olmadığını ama bu yolla doğanın korunabileceğine inandığını belirtir.

Sowa, kendisinin uzman bir bilim adamı olmadığını ama bu yolla doğanın korunabileceğine inandığını belirtir.

Olağan Dışı Bir Geri Dönüşüm Hikâyesi: 150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

Adaya ulaşım yine pet şişelerden yapılan bir bot ile sağlanıyor…

Adaya ulaşım yine pet şişelerden yapılan bir bot ile sağlanıyor...

Yüzen adada konfor da ihmâl edilmemiş.

Yüzen adada konfor da ihmâl edilmemiş.

Adada yapay kumsal, iki gölet, ve hatta bir de güneş enerjisiyle çalışan şelâle bulunuyor.

Olağan Dışı Bir Geri Dönüşüm Hikâyesi: 150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

Olağan Dışı Bir Geri Dönüşüm Hikâyesi: 150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

Spor yapmak için de pet şişeler unutulmamış.

Spor yapmak için de pet şişeler unutulmamış.

Olağan Dışı Bir Geri Dönüşüm Hikâyesi: 150.000 Pet Şişe ile Yüzen Ada Yapan Adam

Robinson Crusoe’muz, adadaki hayatını daha da fantastik kılmak ister.

Robinson Crusoe'muz, adadaki hayatını daha da fantastik kılmak ister.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Sowa, eski bir model olan Jodi Bowlin ile Facebooküzerinden tanışır ve kendisiyle yaşaması için adaya davet eder. Kendisinin “ruh eşi” olduğunu düşünmektedir.

Ve adaya kadın eli dokunur…

Ve adaya kadın eli dokunur...

Teklifi kabul eden Bowlin, önerileriyle daha yaşanabilir bir mekân oluşturulmasına yardımcı olur.

Yapay yüzen adanın muhteşem bir görüntüsü.

Yapay yüzen adanın muhteşem bir görüntüsü.

 Haberin Devamı: Onedio
Paylaş: