
Sana çok dürüst bir soru sormam lazım.
LinkedIn’de bir başarı hikayesi okuduğunda, Instagram’da birinin hayatına baktığında ya da kendi alanında inanılmaz işler yapan birini gördüğünde… Aklından ilk geçen şey ne oluyor?
“O farklı. Ona doğuştan bir şeyler verilmiş. Ben o kadar zeki değilim, o kadar şanslı değilim, o kadar bağlantım yok.”
Eğer bu ses tanıdık geliyorsa, bu yazıyı sona kadar oku. Çünkü sana bugün şunu kanıtlayacağım: O insanlar senden daha iyi değil. Sadece “nasıl” yapılacağını biliyorlar.
Fark “nasıl”da.
Youtube videosu için tıkla;
Bir düşünce deneyi yapalım.
Mark Manson, James Clear, Ryan Holiday… Milyonlarca okuyucuya ulaşmış yazarlar. Barış Özcan, karmaşık konuları anlaşılır hale getiren bir içerik üreticisi. TED sahnesinde konuşanlar.
Bu insanlar senden farklı bir beyin mi taşıyor? Farklı bir sinir sistemiyle mi doğdular?
Hayır.
Aynı 24 saatleri var. Aynı korku, şüphe, tereddüt duygularını yaşadılar. Başlamadan önce onlar da bir yerden başladı.
Farkları şu: Belirli bir alanda “nasıl” yapılacağını öğrendiler. Kitapları nasıl yazacaklarını biliyorlar. Okuyucuyla nasıl bağ kuracaklarını biliyorlar. Alışkanlık haline nasıl getireceklerini biliyorlar.
Ve işte burada açık döngümü kapatacağım: Bu “nasıl”ı öğrenmek mümkün. Zaten bu yüzden o insanlar var. İnsanlığın tarihi boyunca ustalar hep vardı ve çıraklar hep onlardan öğrendi.
Adım 1: Ne Konusunda Ustalaşmak İstiyorsun?
İlk adım kulağa basit geliyor ama çoğu insan burada takılıyor.
Hedef “başarılı olmak” değil. Hedef çok somut olmalı.
Yazmak mı? Ne tür yazmak? Blog mu, senaryo mu, kurgu mu? Konuşmak mı? Sunum mu, müzakere mi, hikaye anlatımı mı? Uzmanlaşmak mı? Hangi alanda, hangi derinlikte?
Ben hikaye anlatımını seçtim. Karmaşık fikirleri insanlara ulaştıracak şekilde basitleştirmeyi. Benim için motivasyon şu: iyi anlatılmış bir fikir, bir insanın hayatını değiştirebilir.
Senin motivasyonun ne? Bir dakika dur ve gerçekten düşün.
Adım 2: Ustalardan Öğren
Alanını belirledin. Şimdi soru şu: Kim bu işi en iyi yapıyor ve neden?
Kendine bir soru sor: “Beni bu beceriyi geliştirmeye en çok kim ilham ediyor?”
O isim kafanda belirdi mi? Güzel. Şimdi o kişiyi sadece hayran olmak için değil, öğrenmek için izle.
Mesela ben Barış Özcan’ı izlediğimde şunu not ediyorum: Bir konuya nasıl giriyor? Hangi anda seyirciyi kaybetmeden başka bir fikre geçiyor? Metaforu nerede kullanıyor?
James Clear’dan alışkanlık oluşturmayı, Jordan Peterson’dan derinlemesine düşünmeyi, TED konuşmacılarından sahne hakimiyetini öğrenebilirsin.
Hepsi farklı bir “nasıl”. Ve hepsi öğrenilebilir.
Adım 3: Taklit Et — Ama Kendini Kaybetme
Burada bir uyarı yapmam gerekiyor çünkü insanlar bu adımı yanlış anlıyor.
Taklit etmek, kopyalamak değil.
Birinin cümlelerini kopyalayıp yapıştırmak yanlış. Ama birinin yaklaşımını, ritimini, yapısını inceleyip kendi sesine uyarlamak… Bu öğrenmenin ta kendisi.
James Clear şöyle diyor: “Küçük başla.” Bu bir cümle. Ama o cümlenin arkasındaki sistem, günlük alışkanlıkların nasıl kümülatif etki yarattığına dair yıllarca test edilmiş bir çerçeve.
O çerçeveyi al, kendi deneyiminle birleştir, kendi dünyana çevir. İşte bu noktada kendi sesin doğuyor.
Seninle Dürüst Olacağım
Bazen adım atmak korkutucu. Ben de bilirim bu hissi. “Ya yeterince iyi olmazsam?” “Ya kimse ilgilenmezse?”
Ama şunu hatırlıyorum her seferinde: Uzun yolculuklar her zaman küçük bir adımla başlar.
Ve o adımı atan her uzman, bir zamanlar acemiydi.
Senden daha iyi değiller. Sadece daha önce başladılar ve “nasıl” yapılacağını buldular.
Şimdi sıra sende.
Bu üç adımı uygulayacaksan bugün şunu yap: Ne konusunda ustalaşmak istediğini bir yere yaz. Sadece bir cümle. Oradan başla.
Peki sana bir soru sormak istiyorum: Hangi alanda ustalaşmak istiyorsun ve idolün kim? Yorumlarda yazarsan, birlikte düşünebiliriz.
Eğer alışkanlık oluşturma ve küçük adımların büyük fark yarattığına dair daha fazlasını merak ediyorsan, bir önceki videoda tam bu konuyu konuşmuştum. Oradan devam et.



İlk yorum yapan siz olun