İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bismillah…

Besmele… Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla… Kollayan ve bağışlayan… Günde kaç kere söylüyor bu cümleyi bir Müslüman? Her bir rekat namazda, yemeğe başlarken, evden çıkarken, eve girerken, işe giderken… Kırktan fazla yani… Peki, gerçekten söylüyor muyuz besmeleyi?

Besmele… Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla… Kollayan ve bağışlayan yani… Namazda rekatın başı, Kuran’da her surenin serlevhası… “Korkutan ve cezalandıran” dememiş; istese derdi, ne yapabilirdik ki? Ama dememiş… “Kollayan ve bağışlayan”ım demiş. Öyle anılmak istemiş, öyle muamelede bulunmak istemiş. Bu hep aklımızda olsun diye de günün her vaktine yaymış. Hep dilimizde… Öyle mi? Gerçekten?

Rahman ve Rahim… Kollayan ve bağışlayan yani… Zatının öyle anılmasını isteyen kullarının da öyle olmasını istemez mi? Kollayan ve bağışlayan Allah; asık suratlı, katı kalpli, merhametsiz kullara karşı Rahim, bağışlayan olur mu?

Öyleyse iyi bil ki ey nefsim, aslında “Besmele”den bihabersin! Selam vermediğinde, verilen selamı almadığında Besmeleye sırtını dönüyorsun. Eşine, çocuklarına, anne-babana, komşularına hulasa bütün insanlara karşı asık suratlı ve katı olduğunda dilinden Besmele düşmese ne yazar? Bir yetimin başını okşamadınsa, mazlumdan selamını bile esirgedinse, göğe yükselen feryatlara kulak tıkadınsa ağız hamallığı seninkisi sadece.  Sen aslında hal dilinle bas bas bağırıyorsun, “Ben Besmeleden fersahlarca uzağım” diye.

Sadece insan mı Besmele’nin muhatabı? Allah, tüm mahlukatın Rahman’ı… En son ne zaman bir sokak köpeğinin başını okşadın, bir kediye bir kap su verdin ya da bir ağaç diktin? Bir yeşil tutuştuğunda ya da mal hırsıyla köklendiğinde için sızlamıyorsa Besmele gurbet yaşıyor senin ağzında. Olmaz ya, hani bir insan şeklinde cisimleşse Besmele, “Allah’ım beni bunların ağzından kurtar!” diye yakarır belki de.

O zaman ey nefsim, gel bu Ramazan’a Besmele’yi öğrenerek başla! Tebessüm et, selam ver, bir haksızlığa dilinle olsun karşı çık, komşunu gözet, bir çiçeğe su ver, bir hayvanı besle… Kalbin yumuşasın… Belki o zaman bir bahar yeşerir yeniden… Kim bilir?

İlk yorum yapan siz olun

Sen ne düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: