İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tecrübe söylüyor: İyi bir mühendisin 10 özelliği

İş yaşamında öğrendiğim bir şey varsa o da öğrenilenlerin çoğunun tecrübeyle kazanıldığı. Tecrübenin sözlük karşılığı ise; “Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı.

İstediğiniz kadar okul hayatınızda her şeyi öğrendiğinizi düşünün ama iş hayatına girdiğiniz anda yalnızsınız. İş hayatının öğretilenlerle birebir uyuşmadığını şanslıysanız çok çabuk göreceksiniz.

Yaptığınız işlerle, karşılaştığınız sorunlara ürettiğiniz çözümlerle, işin içinden çıkamadığınızda karşılaştığınız sorunlarla ve sorumluluklarla baş etme yönteminiz size çok daha fazla şey öğretiyor.

Bu sebeple internette ve kitaplarda başkalarının tecrübelerini okumak ve onlardan ders çıkararak kendi tecrübelerinize katmak bana göre çok daha etkili.

İyi kararlar tecrübe sayesindedir, tecrübe ise kötü kararlar sayesindedir.

Will Rogers

Bu vesileyle, geçtiğimiz günlerde bu konuyla ilgili karşıma çıkan bir yazıyı da sizinle paylaşmak isterim, okumak ister misiniz?

Aşağıda ki yazıyı yazan Uber’de Engineering Manager (Mühendis Müdürü) olarak çalışan Dan Heller, kendi blogunda ‘Ten Principles for Growth as an Engineer’ başlığıyla paylaştı.

Yine Uber’de yazılım mühendisi olan Selman Kahya da bu etkili makaleyi “İyi bir mühendisin 10 özelliği” adıyla en iyi şekilde Türkçe’ye çevirmiş. 


İyi bir mühendisin 10 özelliği

Bir senedir müdürlük yaptığım mühendis geçen ay başka bir takıma geçiş yaptı. Birebir toplantılarımızdan birinde ona son zamanlarda projesini iyi yönettiğini söyledim. O da bana kendi kendini yönetme konusunda bir aydınlanma yaşadığını, çalıştığı projelerde başarıya ulaşmak için yaptığı işin her safhasını sahiplenmeye karar verdiğini, yalnızca kod yazmakla yetinmemeye başladığını söyledi. Bir yandan onun bu bakış açısından etkilendim, onun adına sevindim, bir yandan da kendime kızdım — uzun süredir genç mühendislerin yazılım işini öğrenebilmeleri için sahiplenmenin (ownership) en önemli şey olduğunu düşünüyorum fakat altımda çalışan mühendisin bu gerçeği kendine kendine, zor yoldan öğrenmesine sebep oldum.

Bu olay sonrasında yeni başlayan mühendislerin amatörlükten profesyonelliğe geçmesinde büyük rol oynayan hususları bir yazıyla paylaşmaya karar verdim; bug’ları fix etmekten başlayıp kıdemli mühendis olarak büyük projelere liderlik etmeye giden yolculukta nelere dikkat etmek lazım?

Az sonra bahsedeceğim becerilerin öğretilebileceğine inanıyorum, fakat ben ne yazık ki silikon vadisinde geçirdiğim on küsur senede zor yoldan öğrendim. Geçtiğimiz senelerde biraz yol katettim; Cupertino’da bulunan iyi bir firmada kernel üzerinde altı sene çalıştım, bildiğim herşeyi bir kenarı koyup distributed systems konusuna yöneldim, sonradan unicorn (1 milyar dolar üzeri değerlendirmeye sahip) bir şirkette bir sene geçirdim, daha sonra bu şirket AppDynamics tarafından satın alındı, ilerleyen zamanda müdür oldum, kendimi Uber’de 20 üzerinde kişiyi yönetirken buldum ve nihayet programcı olarak köklerime geri döndüm. Umuyorum bu liste benim hatalarımdan ders almanız konusunda size faydalı olacaktır. Birinin bu listeyi ben 22 yaşındayken bana göndermesini çok isterdim.

  1. Yapılanların firmaya katkısını sorgula: CEO gibi düşün. Senin ve takımının yaptığı işin şirkete ne değer kattığını iyice anlamaya çalış. İşin kalitesi, ürünün özellik bakımından üstünlüğü gibi konularda sorumluluk al. Mühendis olarak işin sadece kod yazmak değil; amacın iyi kararlar alıp firmanın başarılı olmasını sağlamak. Bunu yapabilmek için de neyin gerçekten önemli olduğunu kavraman gerekiyor.
  2. Kendini debloke etmeyi öğren: Hiçbir ama hiçbir zaman dış etkenlerden ötürü bir görevde tıkanıp kalmayı kabul etme. Çalıştığın kişileri ikna ederek, konuyu senden üst seviyedekilere taşıyarak ve/veya teknik açıdan yaratıcı çözümler bularak ilerlemeye devam et. Tekrar söylüyorum, senin işin sadece kod yazıp onunda dışında olan herşeyin sihirli bir şekilde tamamlanacağını farzedip beklemek değil; amacın enerji harcadığın eforlar ile bir değer üretmek, çalıştığın firmayı ileriye götürmek.
  3. Girişken ol: Yazılım dünyasının en büyük yanılgılardan biri de şu ki çalışanlar kendileri dışında birilerinin işleri üstlendiğini ve herşeyi halledeceklerini düşünüyor. Kendi takımının ve şirketinin misyonunu üstlen. Sana direktif verilmesini bekleme; ne yapılması gerektiği konusuna kafa yor, ya git yap ya da yapılması gerektiğini aktif bir şekilde savun/anlat. Senin müdürlerin ve onun üstündeki kişiler senin, yani mühendislerin yaratıcılığına ve zekasına güveniyor, herşeyi kendi başlarına halledemeyeceklerinin farkındalar.
  4. Yazma kabiliyetini geliştir: Teknik yazma becerisi diğer çalışan ve takımlarla iş birliğini kolaylaştırıyor ve etrafındakileri ikna etme, bilgilendirme ve öğretme konusunda mühendislere çok fayda sağlıyor. Bir döküman yazarken okuyucu kitlesinin kim olduğunu ve neleri bildiklerini aklında tut. Temiz ve açık bir şekilde yaz, ve yazının en başına bir iki cümleyle konuyu özetleyen bir paragraf yerleştir.
  5. Kendi projeni kendin yönet: Çalıştığın projede bağımlılıkları iyice anla. Her önemli parçalayla ilgilenen bir kişi bulunduğuna emin ol. Düzenli aralıklarla proje planlarını ve güncellemelerini proje paydaşlarına (stakeholders) aktar, onları gidişattan haberdar et. Toplantılara liderlik ederek kendini şimdiden buna alıştır! Bu ileride çok daha büyük projeleri yönettiğinde ve lider pozisyonuna geldiğinde sana çok lazım olacak.

Diğer 5 maddeyi okumak için Serkan Kahya’nın bu sayfasına geçebilirsiniz. Kendisine teşekkür ederiz.

İlk yorum yapan siz olun

Sen ne düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: