İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Küçük Başlamak Büyük Fark Yaratır.

Genellikle hemen sonuca ulaşmayı isteriz. Taslak metin yazmayı değil, adeta bir best seller kitap arzularız. Prova yapmak istemeyiz, adeta hemen bir Oscarlık performansı arzularız. Bu yüzden harika bir fikriniz olduğunda, hemen o fikre dalıp gerçekleştirmek korkutucu ve zahmetli gelebilir. Mükemmel olmayacağı düşüncesiyle tam da hayal ettiğiniz içeriği yazmamak, videoyu çekmemek veya dijital ürünü hayata geçirmemek bir taviz gibi görünebilir.

Bu rahatsızlık için psikologların koyduğu bir tanımlama var; Zeigarnik etkisi, beynimizin kesintiye uğramış veya tamamlanmamış görevlere odaklanma eğiliminde olduğu kavramına atıfta bulunur. Başka bir deyişle, her şeyin tamamlandığı hissini seviyoruz, ancak yarım kalan veya başlanmamış konular bizi rahatsız etme eğilimindedir. Harika bir proje veya iş gerçekleştirirken, değişken kalmak önemlidir. Yapmakta olduğunuz işte acele etmek, başarınızı engelleyebilir.

“Çok fazla”, “çok hızlı”; büyük bir fikrin ölümü olabilir.

“Küçük başla” sadece güzel bir söz değil; bu yaklaşımı benimsemek için gerçek nedenler var, özellikle bir hayale, hedefe ulaşırken. İlk önce, bazı alarmları ve dikkat dağıtıcıları önceden sınırlandırmazsanız, hızlı bir şekilde hedeften sapma tuzağına düşebilirsiniz. Hedeften sapma hafife alınmamalıdır.

Tabii ki, zaman da önemli bir kaynak. Karmaşıklık ve zaman kol kola gider, dolayısıyla yapılacak iş listesine ne kadar çok madde, adım eklerseniz, başarıya ulaşmak o kadar uzun sürer. Farkında olmadan, hedef tarihinden aylarca ötede kalırsınız.

Küçük ve basit bir başlangıcın ihmal edilmesi de kullanıcı deneyimi için kötü sonuçları olabilir. “Herkes için bir tasarım, hiç kimse için bir tasarımdır” diye bir söz var. İşinizin, uygulamanızın tonlarca özellikle ilgi çekici hale getirilmeye çalışılması, kimlere hizmet edeceği konusunda varsayımlar veya kesin olmayan bir fikir üzerine inşa edilirse geri tepecektir. Yani devasa bir özellik listesiyle hızlıca ilerlemeden önce, bunun kullanıcılarınız üzerindeki etkisini düşünün.

Çok detaylı ve çok hızlı olmanın açık dezavantajları var. Neyse ki, başka bir yol var. Hedeften sapma ve aşırı karmaşıklığı önlemek için yinelemeli bir yaklaşım benimsemek önemlidir. Bir iş yapıyor veya dijital ürün oluşturuyorsanız, küçük başlamanın basit adımlarını deneyin.

1. Bir MVP ile başlayın.

Agile kavramını duymuşsunuzdur. Son zamanlarda bu konuda bazı yazılar okuyarak bilgilerimi tazelemek ve güncel tutmak istiyorum. Agile yani daha Türkçe bir tanımlama yapmam gerekirse çevik diyebilirim. Minimum Uygulanabilir Ürün (Minimally Viable Product (MVP)) ile başlama kavramını uzun süredir benimsemiştir. MVP, bir fikrin en basit fonksiyonel versiyonudur. Bir fikirle ilgili bir çizimden daha fazlası ama son üründen daha azıdır. İyi bir MVP, kullanım için yeterince geliştirilmelidir. Örneğin, bir araba yapmak isteseydiniz, MVP’niz bir kaykay veya bisiklet olabilir, ancak arabanın gövdesi veya bir takım lastikler değil. Elbette, bir kaykay bir araba kadar gelişmiş değil, ancak arabadan farklı olarak, A noktasından B noktasına ulaşabilmenizi sağlayabilir.

Bir blog yazmak isteseydiniz, en iyi bilgisayara sahip olmanız gerekmez. En başta bir kalem ve bir kağıt yeterlidir. Bir vlog çekmeye karar verirseniz kamera, mikrofon, ışık stüdyo sizin MVP’niz değildir. Belki sadece bir cep telefonu yeterlidir.

2. Geri bildirim alın.

Bir MVP’niz olduğunda, test etme zamanı gelmiş demektir. Bu süreçte, mümkün olduğunca çok geri bildirim almalısınız. Test ettiğiniz ürün, uygulama veya işletmeye bağlı olarak, geri bildirim istemenin şekli birçok şekilde olabilir. Blog için yazılarınızı herkesten önce okuyan eşiniz ve dostlarınız olabilir. Vlog için de yine aynı şekilde size sağlıklı ve faydalı hatta yeri geldiğinde acımasız ama nihayetinde verimli geri bildirimler almalısınız. Geri bildirim almak, varsayımlarınızı doğrulamak ve ürününüzün gelişimini etkileyebilecek yeni bilgileri ortaya çıkarmak için önemlidir. Hayal bile edemeyeceğiniz fikirler ve fırsatlar ortaya çıkabilir. En kötü senaryoda, fikrinizin kullanıcılar için önemli veya belirleyici bir sorunu çözmediğini keşfedeceksiniz. Unutmayın, MVP ile başarısız olmak, daha şık bir ürüne çok zaman ve para harcamaktan daha ucuzdur.

3. İyileştirme yapın.

Geri bildirim topladıktan sonra, projenizi iyileştirme zamanı geldi demektir. Belki kullanıcılarınız bisikletinizi onayladı ve daha çok scooter gibi bir şeyi andıran bir araçla ilgilendiler. Şimdi, kullanıcıların ihtiyaçlarına özgü olarak inşa ettiğinizden emin olarak özellikler ekleyebilirsiniz. Önceki adımda aldığınız geri bildirim, MVP’nizi yenilemek için gerekli olan enerjiyi, finansmanı ve takım üyelerini edinmek için çok değerli olacaktır.

4. Tekrarlayın.

https://i0.wp.com/kendinebilgikat.com/wp-content/uploads/2020/03/amazon-kurucusu.jpeg?resize=300%2C169&ssl=1

Son projenize varmak için gerekli yolculuk genellikle sadece bir iyileştirmeden sonra bitmez. Döngüyü sürdürün. Değişiklikler yapın. Dostlarınızdan, çevrenizden daha fazla geri bildirim alın. İyi çalışan ve daha iyi olabilecek şeyleri belirleyin. İyileştirme yapın. Sonra tekrarlayın! Harika ürünler zaman içinde birçok küçük değişiklikle şekillenir. Amazon ve Instagram gibi en başarılı uygulamalar ve başlangıçlar, yıllar içinde birçok küçük değişiklikle bugünkü haline geldi. Kullanıcılarınızı önemsiyorsanız, iyileştirmeler asla bitmemelidir.

Özetle, öncelikle kapsamınızı daraltmak ve birkaç şeyi iyi yapmaya odaklanmak önemlidir. Her özelliğin kullanıcılarınızın ihtiyaçlarını karşıladığını, düzenli bir yinelemeli süreçle doğruladığınızda, tamamen son ürünün heyecanı daha da artar. Küçük başlamak, kaynaklarınızı etkili ve verimli bir şekilde kullanmanın büyük bir fark yarattığını size gösterecektir.

İlk yorum yapan siz olun

Düşüncelerin benim için önemli...

%d blogcu bunu beğendi: