Simit diyerek geçme!

Bir sarayın manzarasında, saraylara layık bir lezzet elimde. Hadi canım bildiğin simit o, ne alaka saraylara layık lezzet mi diyorsunuz. Hadi kap bir çay da anlatayım. Öncelikle simit değil o, halka-i simit aslı. Osmanlı devrinde (1500’lü yıllar) saraydaki un depoları simithane, padişah fırını ise simit fırını olarak anılmaktaydı. Üsküdar Şeriye Sicilinde has undan yapılan halka şeklindeki ekmek türüne halka-i simit adı verilmiştir. 2. Süleyman döneminden kalan 1691 tarihli bir mutfak defterinde çörek ve ekmeğin yanında, her gün saraya 30 adet halka-i simit tahsis edilmiş olduğu yazmaktadır.

Tarihte bilinen gerçeklerden biri de, Osmanlı padişahlarının ramazan döneminde verdikleri iftar yemeğinden sonra yolda saf tutan askerlere hediye ettikleri simitlerdir. Simit tarihimize padişah hediyesi olacak kadar değerli bir besindir. Bir anlamda saraylıdır. Bir nevi de Üsküdar simidin başkentidir. Hani çay nerde kaldı ya? 

Sen ne düşünüyorsun?