Kirli suyu güneşle arıtan küre

Dünya’da 780 milyon insanın içme suyuna erişimi yok. İlerde su savaşlarının yaşanmasından kaygılanırken araştırmacılar da temiz suya erişim için çözümler üretiyorlar. İşte bunlardan biri kirli suyu veya deniz suyunu güneşle temizleyebiliyor…

Fotoğraftaki plastik küre, kirli suyu içme suyuna dönüştürüyor. Adı Helio ve Fransız firması Marine Tech tarafından geliştirildi.

Deniz suyu veya çamurlu su, Helio’nun ortasındaki kaba pompalanıyor. Güneş küreyi ısıtınca su buharlaşıyor. Kubbede toplanan damlalar yanlardan akarak kürenin tabanında birikiyor. Yüksek ısı mikropları da öldürüyor ve ortaya tamamen temiz içme suyu çıkıyor. %100 yenilenebilir enerjiyle temizlenen sistem, günde 10 litre içme suyu sağlayabiliyor. 1200 Euro değerindeki sistem 30 yıl dayanıyor.

 

Paylaş:

Havadan Yakıt

Bu gördüğünüz şişenin içinde ki yeni nesil bir yakıt. Bu yakıt havadaki karbondioksitten ve hidrojenden yapıldı. Ve bu yakıtın, iklim değişikliğine karşı mücadelede biz insanoğluna karşı yardımcı olacağını umuyoruz. Neden mi? Gelin kısaca açıklamaya çalışalım;

Alternatif yakıtlar doğamızı koruyabilir.

Bir benzin istasyonuna gittiğinizde normal veya karbonsuz yakıt arasında seçim yapabileceksiniz. Aynı günümüzde de yaptığınız dizel veya benzin tercihi yaptığınız gibi.

Kanadalı şirket olan Carbon Engineering şirketi, havada bulunan karbondioksiti (CO2) emerek ve emdiği bu karbondioksiti suda ki hidrojenle birleştirerek yeni nesil sıvı bir yakıt üretmeyi başardı. Bu iki taraftan da muazzam bir mühendislik çalışmasıdır. Bu yakıtı kullandığınızda havaya salınacak karbondioskit miktarı kadar karbondioksit zaten bu yakıtın üretimi esnasında havadan emilmiş oluyor.

Bu sebeple hem karbon temelli geleneksel bir yakıt kullanıyorsunuz ama hem de sıfır emisyon yaymış oluyorsunuz. Nasıl biraz kafa karıştırıcı değil mi?

Aşağıda ki şekille açıklamaya çalışalım;

Karbon yakalama neden önemlidir?

Şimdiye kadar, CO2 gideriminin maliyeti veya “doğrudan havadan CO2 yakalama” olarak bilinen şeyin ton başına en az 600 $ olduğu düşünülüyordu. Bu, atmosferden büyük miktarlarda CO2 emilmesinde yüksek maliyetler oluşturuyordu. Her yıl dünya çapında, 40 milyar ton CO2’ye yakın fosil yakıt yakılıyor. Bununla birlikte, küresel ısınmayı 2 derece indirmek için Uluslararası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre “negatif emisyon” yapılması gerekmektedir.

Peki bu yeni nesil yakıt nasıl yapılıyor?

Yine de, ton başına 100 $ ‘da bile, şu anda yeterli CO2 alıcısı yok. Bu yüzden şirket karbon nötr bir yakıt yapmaya karar verdi. Karbon Mühendisliği CEO’su Steve Oldham; “Yakalanan CO2, suyun elektrolizi yoluyla yapılan hidrojen ile birleştirilir. Süreç çok fazla elektrik gerektirirken, Squamish’teki pilot tesis yenilenebilir enerji kullanır. Elde edilen sentetik yakıt, benzin, dizel veya jet yakıtı olarak kendi başına karıştırılabilir veya kullanılabilir. Yandığında, buna karışan aynı miktarda CO2 havaya yayılır, dolayısıyla karbon nötrdür.” dedi.

Şirket şimdilerde günde 200 varil karbon nötr olan bu yakıttan üretebilmek için daha büyük ve yeni bir tesis inşa ediyor.

Umarım üretim maliyetleri düşer ve bu tarz tesisler artarak en azından havaya salınan karbon miktarını yavaşlatabiliriz.

http://carbonengineering.com/

Paylaş:

Atıktan enerjiye örnek bir proje

Afrika dünyanın en hızlı kentleşen kıtası. Buna kentleşmenin diğer yerlere göre çok düşük seviyede olmasınında etkisi var elbette. Ancak şehir hayatı milyonlarca insanı yoksulluktan kurtarırken, hızlı dönüşüm yeni bir sorun oluşturdu: “Atık Dağları”. Şimdi Etiyopyalı bir  girişimci, insanların refahının artmasını sağlayan kentleşmenin, zararlı ve tehlikeli atık dağlarını azaltan “Afrika’nın ilk atık enerji tesisi”yle bu sorunu çözüyor.

Eski Silikon Vadisi girişimcisi ve Dünya Ekonomik Forumu Genç Küresel Lideri olan Stanford mühendisi Samuel Alemayehu, tesisin Addis Ababa’nın evdeki enerji ihtiyacının% 30’unu tedarik edeceğini ve atıkların yaklaşık% 80’ini yakacağını söylüyor.

Her gün 1.400 ton atık.

Alemayehu, 120 milyon $ ‘lık projeyi, Çin JV ortağı CNEEC ile birlikte, kentin atıklara yaklaşımını değiştirmek için Etiyopya hükumetine ve uluslararası şirketlerden oluşan bir konsorsiyuma katılarak Cambridge Industries’in kurucularından biri olarak göze çarpıyor.

Cambridge Industries, “Afrika’nın en büyük sosyal sorunu olan atık yönetimini, yeni bir zenginlik kaynağı haline getiriyoruz” diyor .

Addis Ababa’nın çöplüğü, 36 futbol sahası büyüklüğünde bir alanı kaplayan geniş ve sürekli büyüyen bir depolama sahası. Atıklardan kaynaklı suların bölgeden sızması yakındaki nehirleri kirletirken, atık dağının kendisi de güçlü bir sera gazı olan metan üretiyor. Depolama alanı da oldukça istikrarsız. 2017 yılında gerçekleşen bir heyelan 114 kişinin yaşamını kaybetmesine sebep oldu. Bu çok ciddi bir durum.

Aynı zamanda, Etiyopya’nın enerji kaynakları her yıl % 10’dan fazla büyüyen ülkeye ayak uyduramıyor. AB emisyon standartlarına uyan Reppie tesisi, her iki sorunu da çözmek için tasarlandı.

Tesis, başkentin çöpünü 1,800 santigrat dereceye kadar ısıtarak ve yılda 185 milyon KW saat elektriğe dönüştürerek ülkenin en büyük sorunlarından birinin çözümünü tek başına üstleniyor. Reppie, Etiyopya’nın emisyonlarını limitlere çekerken yaşam standartlarını da artırma yönündeki daha geniş planının sadece bir parçası.

Bu, 2030 yılına kadar ülkenin yenilenebilir enerji üretimini genişletmek için yıllık 2 milyar dolarlık yatırım yapmayı ve 1 milyar dolarlık mevcut yıllık harcamaları iki katına çıkarmayı hedefliyor . Planlanan finansman, komşu ülkelere özel yatırım, iklim fonları ve temiz enerji satışlarını da içerecek.

Atık yakma işlemi, gerekli tedbir ve kontroller alındıktan sonra dünyanın birçok yerinde yaygın bir işlemdir. Ancak, Afrika’da bugüne kadar çöpü atmanın tek yolu onu yığmak, gömmek ya da nehirlere ve lagünlere dökmektir. Fakat bu çöp yığınları haşereleri çeker ve sivrisineklere yönelik ideal üreme alanları oluşturur. Bu durum sıtmadan, sarı hummaya kadar hastalıkların yayılmasında etki yapar.

Bu tesis çöpleri yakar. Yanma esnasında ortaya ciddi bir ısı çıkar. Bu ısıyı suyu ısıtmak için kullanır. Isının sudan buhar elde edilir ve bu buharın basıncı ile iki adet buhar türbini döndürülür. Böylece bu enerji dönüşümleri sonucunda jeneratörler aracılığıyla elektrik elde edilir. Yanma prosesinden açığa çıkan gazlar için bacalarda modern gaz arıtma teknolojisi kullanılarak zehirli gazların limitlerin altında kalması sağlanır.

Etiyopya’nın Nairobi’deki Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Yardımcısı Zerubabel Getachew , “ Reppie’nin bölgedeki ve dünyadaki diğer ülkeler için bir model olarak hizmet vereceğini umuyoruz” diyor .

Dünya Ekonomik Forumu Genç Küresel Lider olan Alemayehu, halihazırda kıtadaki yenilenebilir enerji alanlarının genişletilmesi üzerinde çalışıyor. Uganda, Kenya, Kamerun, Senegal ve Cibuti’de benzer atıktan enerji santralleri kurmayı planlıyor.

Alemayehu, “Afrika şehirleri son otuz yılda çok ciddi oranlarda büyüme yaşadı. Ama altyapıları aynı oranda büyümedi ve bu sıkıntılar yaşanmaya başladı.” diyor.

“Bu tesislerin Afrika’nın kentlileşen şehirleri için modern, çok amaçlı bir altyapı yaratacağına, yeni teknolojiler kullanacağına, bu sayede atıkların aynı anda bertaraf edilmesine, sürdürülebilir enerji üretilmesine, suyun temizlenmesine ve yeniden kullanılmasına, değerli kaynakların geri dönüştürülmesine, endüstriyel dereceli buhar üretilmesine olanak sağlayacak. Diğer işletmeler ve en önemlisi, tüm bunları şehir sınırları içinde güvenli bir yerde bulunan bir tesiste yapıyorlar ”dedi.

Yararlanılan Kaynak: This African city is turning a mountain of trash into energy

Yazar: Alex Grey

Türkçeleştiren: Mustafa Kurt

Paylaş:

Güneş ve havadan içme suyu üretebilen panel: SOURCE

Her evin, gelecekte yalnızca güneş ışınlarının gücünü kullanarak, kuru veya çöl ortamlarında bile, ihtiyaç duyduğu suyu oluşturabilen bir cihazı olduğunu hayal edin. ABD merkezli Zero Mass Water, geliştirdiği ürün SOURCE ile hayal edilen geleceği günümüze bir adım daha yaklaştırıyor.

SOURCE, depolanan suyun güvenliğini sağlayan, entegre bir sistemle içme suyu oluşturmak için inşa edilen bir panel. Su üretimi, bulunduğunuz yerdeki havaya göre değişse de, SOURCE teknolojisi ile geniş bir yelpazedeki koşullara uyarlanabiliyor.

SOURCE, standart paneller gibi herhangi bir binanın üzerine kurulabiliyor. Sadece güneş enerjisi toplamak yerine, güneş ışınlarını kullanarak suyu havadan çekebiliyor. Gelişmiş su yakalama teknolojisini kullanarak, standart bir SOURCE  dizisi ile, günde 4 ila 10 litre su temin edebilmek mümkün.

İnsanlık için ziller çalıyor

2030 yılına gelindiğinde içme suyu bulmak için insanlığın büyük sorunlar yaşayacağı sık sık raporlarda yer alıyor. Birleşmiş Milletler‘in 2015’te yayınladığı rapora göre dünya, önemli bir küresel politika değişikliği olmaksızın, 2030 yılına kadar ihtiyacı olan suyun yalnızca yüzde 60’ına sahip olacak.

Birçok ülke hızla yer altı suyunu tüketiyorken küresel ısınmaya bağlı olarak dünya genelindeki yağış modelleri daha öngörülemez hale geliyor. Artan nüfus, tarım alanlarındaki yanlış sulama politikaları gibi nedenlerden dolayı  su rezervleri  giderek insanlık için yetersiz kalıyor. .

SOURCE, kendi alanında üretilen ilk ürün değil aslında. Bu yıl MIT de tanıttığı MOC ile benzer bir misyon üstlenerek Dünya’nın her yerinde su üretilebileceği bilgisini paylaşılmıştı.

Son olarak SOURCE’un hali hazırda 3 kıtada 8 ülkeye kurduğu paneller ile içilebilir su ürettiğini de paylaşalım.

Kaynak: webrazzi

Paylaş: