İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yalnızlığın Keşfi – Paul Auster

Yalnızlığın Keşfi – Paul Auster

Bu kitabı okurken en çok takdir ettiğim şey, yazarın birinci bölümde babası hakkında yazarken gösterdiği samimiyet. Doğal olarak, onu güvende tutmak için hayatta olmayan babası üzerindeki izlenimi ve yansıması yoluyla yalnızlık ruhunu güzel tetikliyor. Yazarın ancak babasının ölümünden sonra öğrendiği – farkına vardığı çocukluğundan gelen acısı nedeniyle olduğunu düşünüyorum bunun da.

Bu karakterle tamamen ilişki kurabilir ve sempati duyabilirsiniz. Ayrıca bir baba olarak da kendimi yeterince ifade etmezsem çocukların ne kadar incinebileceğini kendime hatırlatıyorum bu kitaptan sonra. İlk bölüm okuyuculara dersler ve derinlemesine düşünme dürtüsü getiriyor. Hikaye dili de yeterince akıcı ve gizemli.

Ancak ikinci kısım biraz uyku getiren bir bölüm. Pinokyo, 1001 Gece, Yunan mitolojisinde ölüm ve yaşamla ilgili pek çok detay, yazarın derin ve eşsiz bakış açısı olsa da her ayrıntıyı akıcı bir düşünceye bağlayamadım. Ve ikinci bölümü pek sevemedim.


Adı: Yalnızlığın Keşfi

Yazar: Paul Auster, İlknur Özdemir (Çevirmen)

Baskı tarihi: Mayıs 2018

Sayfa sayısı: 226

Kitabın türü: Edebiyat, Roman

Orijinal adı: The Invention Of Solitude

Dil: Türkçe

Ülke: Türkiye

Yayınevi: Can Yayınları

Kitap Tanıtımından:

Paul Auster’dan ilginç bir anı roman. Kitabın “Görünmeyen Bir Adamın Portresi” başlıklı bölümünde, yazar, babasının ölümünden sonraki duygularını ve anılarını anlatıyor; ikinci bölüm olan “Anı Kitabı”ndaysa merceği bu defa kendi babalık konumuna odaklıyor. Kendinden ve gerçeklerden kaçıp var olmamayı seçen, düz ve yavan kişilikli bir baba ile onun karşısında, dünyayı sorgulayan ve onu kavramaya çalışan diğer bir baba, Paul Auster, romanın yaşamsal eksenini oluşturuyorlar.

Yazar, baba oğul söylencelerine yaptığı göndermelerle bu ilişkiyi yeniden irdelerken yaşam, ölüm, bellek, dil üzerine de kafa yoruyor, öykülemenin ve yazmanın doğasındaki müthiş yalnızlığa dikkat çekiyor.

İlk yorum yapan siz olun

Sen ne düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: