İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yaşlandık mı gençler!

Nedir Bu FaceApp ( Yaşlandırma ) programı?

Aslında bir kaç yıldır var olan bir program son zamanlarda yeniden hunharca, çılgınlar gibi kullanılır oldu. Bir cep telefonu uygulaması. Akıllı telefonunuza uygulama yükleme bölümünden yüklüyor, telefonunuzda var olan ve yüz içeren bir fotoğrafı faceapp programına ekliyor ve çeşitli efektlerden birini uyguluyorsunuz. Bu efektlerden en rağbet göreni ise yaşlandırma özelliği.

Nedir bu yaşlanma rağbeti?

Sosyal medyada ülke olarak akım oluşturmaya veya oluşan bir akımın deyim yerindeyse suyunu çıkarmakta üstümüze olmadığı genlerimize kodlanmaya devam ediyor. Twitterda sanırım artık dünya da bu durumu kabul etti. Dünya çapında ki TT listesinin her daim içindeyiz. Gönül ister ki bu listede faydalı veya önemli konularda olalım ama genelde feyk (sahte) konu başlıkları ile veya bir delinin kuyuya bir twit atmasıyla bulunuyoruz.

Bu sefer dünya genelinde de rağbet gören faceapp programı ülkemizde de sakin geçen medya ve sosyal medya dünyasını hareketlendirdi. Herkes, Allah uzun ömür versin de 70’li 80’li yaşlarında nasıl görünebileceğini bu uygulama sayesinde gerçeğe çok yakın şekilde görebildi.

Asıl konu ne?

Bence kimse yaşlanma meraklısı değil. Bu tamamen bizlerin sosyal medya akımlarına uymamızın genlerimizde oluşturduğu bir durum. Bir düşünün bundan önce hemen hemen her akımın suyunu çıkardık. Bakınız kafadan aşağıya buzlu su döktüğümüz icebucketchallange, 10 yıl öncesi ve sonrası fotoğrafların paylaşıldığı tenyearschallenge, şişe kapaklarını ayakla açtığımız bottlecapchallenge, bunların dışında sürekli uygun fiyata tt verilir konu başlıkları vs.

Geçtiğimiz günlerde de faceapp programıyla ilgili aslında işin asıl yüzünün basit eğlenceli bir uygulama olmadığı, yüklediğimiz fotoğrafları sorgusuz sualsiz her amaç için kullanılabileceği, yüz verilerimizin alınarak yüz tanıma teknolojilerinde kullanılacağı vs gibi haberler aldı başını gitti.

Peki bizler bu haberleri basılı gazete alıp oralardan mı okuduk? Hayır tabiki, yine sosyal medyadan okuduk. Peki sorarım şimdi, instagrama yüzümüzün göründüğü haftada kaç fotoğraf yüklüyoruz, twitterda düşüncelerimizi, davranış şekillerimizi konumlarıyla birlikte twitlemiyor muyuz, facebookta yıllarda her fotoğrafımızı albüm albüm yüklemedik mi ve hala bu fotoğraflarımız bu sosyal medya kanallarında yayında değil mi? Başka sözüm yok hakim bey!

Hadi biraz daha ileri gideyim mi? Bu uygulamaları %99 oranında her an elimizde olan cep telefonlarımızda kullanıyoruz. Telefonlarımızdaki bu uygulamalara fotoğraflarımızın dışında konumumuza da erişmesine izin veriyoruz ki bir fotoğraf paylaşırken nerede olduğumuzu etiketleyebilelim, öyle değil mi?

Bir zamanlar google zaman çizelgesi denen bir sayfaya erişmiştim ki gün gün saat saat nerede olduğumun kaydını tutup bunu bana bildiriyor. Tabi bunu ben istediğim için yapıyor olduğunu belirtiyordu. “İsterseniz” kapatabiliyorsunuz. Daha açık söyleyeyim bunu size bildirmesini kapatabiliyorsunuz. Yani google öyle söylüyor.

Benim bir teknoloji şirketim olsa bu özelliği neden kapatayım ki!

Teknoloji kontrolsüz şekilde gelişiyor. Bunu kontrol altına almamız gerektiğini sanırım sadece ben düşünmüyorum. Bir dizi var, Person of Interest isminde. Bu diziyi muhakkak izleyin ya da inceleyin derim. Aslında tam da bu konuları popüler şekilde irdeliyor.

Bir not daha; 3 yıl önce Facebook kurusucu Mark Zuckerberg’in şirketinde çekilen bir fotoğrafı vardı, hatırlar mısınız? Bu kişinin kendi laptopunda kamerası ve mikrofonu fiziksel olarak da kapalıydı, bantlanmıştı. Sebep ne acaba? Neler yapabileceklerini biliyor olması olabilir mi?

Özetle artık elimizi kolumuzu kaptırmışız arkadaşlar, geçmiş olsun. Ben konuya iyimser şekilde bakıyorum; geleceğin yüz tanıma teknolojisine yaptığım katkılar için kendimle gurur duyuyorum. Bu sebeple, facebook, instagram, twitter hepsinden öte akıllı telefon kullanıyorsanız salın faceappi de gitsin.

İlk yorum yapan siz olun

Sen ne düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: