İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Beğendiklerim”

Ruhun Diliyle Yolculuk

Kendi iç dünyamızın en gizemli köşelerinde dolaştığımızda, sık sık kendi sesimizi duyarız. O ses bazen bizi yüreklendirir, hayallerimizi yüceltirken, bazen de bizi karanlık bir kuyunun derinliklerine çeker, umutsuzluğun karanlığına itebilir. Ancak, bu iç sesin derinliklerinden gelen güç, hayatımızı dönüştürebilecek muazzam bir potansiyele sahip. Kendi kendimize olan bu iç konuşma, belki…

%10 şekerli mi, yoksa %90 şekersiz mi?

10 sayısı başka bir 10 sayısından daha büyük olabilir mi? Bilişsel yanılgılarımız açısından bakınca, evet aynı sayıların birisi diğerinden daha büyük olabilir! Buyurun nasıl mümkün olduğuna birlikte bakalım. Amos Tversky ve Daniel Kahneman, 1981 yılında bir dizi araştırma yaptı ve sonuçlarına göre çerçeveleme etkisi (framing effect) kavramını ortaya attılar. Aynı…

Atık tişörtten araba mı?

Çevre mühendisi tanıdığınız varsa atıkların çöp olmadığını söylediklerine çoğu kez şahit olmuşsunuzdur. Peki neden böyle derler? Size bu konuyu bugün karşıma çıkan bir haberle açıklamaya çalışayım. Atık tişört ve balık ağlarından yapılmış bir elektrikli arabadan bahsedeceğim. Danimarkalı girişimci olan Henrik Fisker abimizin 2016 yılında kurduğu şirket, Los Angeles Otomobil Fuarı’nın…

Verimlilik ile ilgili “Çoklu Görev” yanılgısı

Kendinizi çoklu görev (multi tasking) konusunda çok iyi biri olarak görüyorsanız maalesef size bazı kötü haberlerim var. Çoklu görevi alışkanlık haline getirmiş olan kişiler neredeyse her konuda odaklı çalışan kişilerden daha kötüdür. Sizi kırdığım için üzgünüm ama bu aslında bilimsel çalışmalarda da birçok kez kanıtlandı. En dikkate değer örneklerden biri,…

Kendime Mektup

Ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Yazılarınızı fırsat buldukça okuyorum. Yazılarınızda sık sık “Gençlik nereye gidiyor?” türünden yakınmalarınız oluyor? Gençlik derken herhâlde lise ve üniversite öğrencilerini kastediyorsunuz. Bu durumda ben de nereye gittiğini çok merak ettiğiniz o grubun bir üyesiyim. Madem bu ülkede yaşayan insanları gençler ve yetişkinler olarak ikiye ayırdınız, ben…

Portakalı soydum, plastik kaba koydum!

Konfor en büyük düşmanımız. Konfor merakımız yüzünden öleceğiz. Bedenlerimiz ve aklımız yağ bağladı. Artık yerinden bile kalkamayan obez yaratıklara dönüştük. İnsanlığın her yıl obeziteye karşı harcadığı para, yoksulluğa harcadığından katbekat daha yüksek. Dünyanın yarısı açlıktan ölmemek için uğraşırken diğer yarısı tokluktan ölmemek için direniyor. Fakat bu direnme onu yine de…