İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Serbest Yazmak

Son günlerde bloğuma daha fazla yazmaya başladığımın farkındasınızdır. Bunun tek bir nedeni yok ama sosyal medyanın geçiciliğini biraz daha kalıcı ve özel kılmaya ve gönlümü günlük tutmanın dijital halinin çekiciliğine kaptırmama bağlayabiliriz. Ve yazımın sonunda da bahsedeceğim gibi sosyal medya sayesinde artık kalıplaşan tabirle “140 karakterden” fazla yazılar yazamaz, el yazımızı unutur, duygularımızı yazılı olarak ifade edemez olduk.

Yazmak!

Ne yazmam gerektiğini düşünürken ise çoğunlukla boş bir ekrana saatlerce bakarak vakit kaybettiğim çok oluyor. Kaybedilen bu süre içinde yazabileceğim onlarca sayfayı siz hayal edin.

İnsanı felç geçirmiş gibi ekrana kitleyen bu süreci aşabilmek için son derece basit ve güçlü bir yöntem denemeye başladım ve etkili olacağını düşündüğüm için size de anlatmak isterim. Çünkü benim yaşadığım bu sıkıntıyı mutlaka başkaları da yaşamıştır diye düşündüm ve kısa bir google araştırması yaptım.

Yöntemimizin mimarı serbest yazarlığın öncülerinden Profesör Peter Elbow.

Profesörümüzün metodunu şöyle açıklayabiliriz: Kendinizi tam 10 dakika boyunca durmadan yazmaya zorlayın. Böyle yaparak bazen güzel yazılarda yazabilirsiniz ama bu aşamada öncelikli amacımız güzel yazmak değil. Yazarken aklınıza hiç bir şey gelmiyorsa, yazacak bir şeyim yok diyorsanız ve yazdıklarınızı saçma buluyorsanız bu hissettiklerinizi de yazınıza ekleyin. Tıkandığınız anda son yazdığınız cümleyi yeniden yazmaya devam edene kadar içinizden tekrarlayın diyor.

Yazmak için daha fazla zaman ayırmayı istiyorsanız bir iş planı oluşturarak veya bir blog yazarak serbest yazmanın keyfine varabilirsiniz şeklinde tavsiyelerine devam ediyor.

Hedef 1: Yazmayı kolaylaştırmak

Serbest yazmak yazma işlemini kolaylaştırır

Evet, çok yavaş yazanlardanım. Bir cümleyi değil bir kelimeyi bile yazmadan önce sürekli düşünür ve yazıp yazıp silenlerdenim. Ama yazmaya başladığımızın bu ilk zamanlarında hiç silmeden olabildiğince hızlı ve durmadan tam 10 dakika boyunca yazmamızın yazma işlemine alışmamızı kolaylaştırıyor, yazarken düşünmemizin bir plana bir düzene girmesi hızlanıyor ve yazma işlemi artık bizim için daha kolay hale geliyor. Bir kez daha söylüyorum bu çalışmalar esnasında amacımız güzel yazmak değil sadece yazmak işini gerçekleştirmek ve yazmamızı kolaylaştırmak.

Hedef 2: Yazmayı öğrenmek

Serbest yazmak yazmayı öğrenmemize yardımcı olur

Daha kolay ve güzel yazabilmemizin bir diğer ön şartı sürekli yazarak yazmayı öğrenmek. Bütün büyük yazarların ortak hikayesine bakacak olursanız hepsi sürekli, yüzlerce sayfa yazıyorlar. (Yazdıklarından daha çok okuyorlar ama konumuz şu an bu değil, bunu zaten bildiğinizi ve her gün daha fazla okumaya gayret ettiğinizi düşünüyorum. ) Bizlere ulaşan eserleri, yazdıklarının sadece küçük bir kısmı. Bu sebeple sürekli yazma çalışması yaparak yazmayı öğrenmemiz gerekiyor. Bunun için kendinize çeşitli kıstaslar koyabilirsiniz. 5 dakika boyunca dün yaptıklarımı yazacağım, 10 dakika boyunca bu yıl ki planlarımı 1000 kelime kullanarak yazacağım gibi çeşitli kıstaslar size yardımcı olabilir.

Hedef 3: Düşünmeden yazmak

Serbest yazma düşünmeden yazmayı öğretir

Bu biraz kulağa tuhaf gelebilir. Ama dedim ya amacımız yazma işinin kendisini geliştirmek. İnsan düşünmeden konuşabilir ama düşünmeden yazamaz. Bu yüzden profesörümüz Elbow der ki; “yazmak konuşmaktan yavaştır”. Bu çalışmalar sırasında düşünmeden konuşur gibi yazmanız, yazma işinde hızlanmanızı sağlayacak, düşünce biçiminizi şekillendirecek ve yazmanız daha hızlı bir hale gelecek, geriye gitmelerinizi, silmelerinizi azaltacaktır.

Yeri gelmişken bir kez daha hatırlatayım, serbest yazmak sadece yazmayı öğretir ve kolaylaştırır. Güzel ve edebi eserler yazmanızı değil. Güzel ve edebi eserler yazabilmenin 10 altın kuralını buradan benim yazmam hem haddim değil hem de bildiğim bir konu değil. Böyle bir yazı bulursam belki daha sonra paylaşırım ya da siz bana iletirsiniz.

Hedef 4: O an ki duygularınızı yazmak

Serbest yazma, duygularınızı geliştirmek için hızlı bir çıkış noktasıdır.

Yazmak, duygudan yoksun, soğuk ve analitik bir süreç olarak görenlerimiz olabilir. Ama bu, kelimeleri üreten bir yapay zeka değilse doğru olabilir. Yazmak, aslında tam olarak o anda nasıl hissettiğinize bağlıdır.

Prof. Elbow der ki: “Kafamızın içinde düşüncelerimizi etkileyen ve yazmamızı zorlaştıran birçok unsur var; bir şeye çok üzülmüşüzdür, birine feci kızmışızdır, belki de depresyona girmek üzereyizdir. Ya da tam tersi mutluluktan havalara uçuyoruzdur, kendimizi muhteşem hissediyoruzdur. Serbest yazı işte bu anlarda bizi o duygudan alıp bambaşka duygulara götürerek kafamızın içinde ki kötü düşünceleri uzaklaştırır veya iyi duyguları pekiştirebilir.

Hedef 5: Düşün!

Serbest yazma, hakkında yazacağınız konuları düşünmenize yardımcı olur.

Bir konuda yazmak beyninizde ki fikirlerin tıkanmasını engeller ve akıcı şekilde yol almasını sağlar. Prof. Elbow bu konuda ise şöyle diyor; sadece yazmaya devam edin. Yazarken yönlendiğiniz konuları takip edin ve hakkında yazılmayı bekleyen yeni konularınızı, deneyimlerinizi ve insanları keşfedin.

Hedef 6: Geliştir!

Serbest yazma, yazınızı geliştirir.

Aşırı Düşünme, Aşırı Düzenleme!

Bunlar sadece yazanları yavaşlatabilen şeyler değil, aynı zamanda daha derin konulara girildiğinde, bilinçsiz ilham kaynaklarına yönlendirmekte ve fikirlerinizi sabote ederek yazma tutkunuzu sömürüyor.

Serbest yazarak kendinizi kalıplara sokarak değil, zaten kafanızda olan kelimelerin ve düşüncelerin sırası ile oradan önünüzde ki ekrana veya kağıda dökülmesine izin verir. Kafanızın içinde o susmayan sesi gözünüzün önüne getirir. Böylelikle yazmanızı hızlandırmış, kolaylaştırmış, geliştirmiş olursunuz.

Son olarak arada da söylediğim ve Prof. Elbow’un da belirttiği gibi serbest yazmak sadece yazmayı hızlandırır, öğretir ve kolaylaştırır. Güzel ve edebi eserler yazmanızı sağlamaz.

Ama güzel ve edebi eserler yazabilmek için de yazmayı bilmek ve öğrenmek gerekir düşüncesindeyim. Çünkü sosyal medya sayesinde artık kalıplaşan tabirle “140 karakterden” fazla yazılar yazamaz, el yazımızı unutur, duygularımızı yazılı olarak ifade edemez olduk. Ben böyle biri olmak istemediğim için aslında kendim için araştırdım Prof. Elbow’un yazılarıyla karşılaştım ve bu yazıyı yazdım. Ne dersiniz işe yarayacak mı?

Bu yazıyı okumadan önce ki ve blogumu yeniden düzenledikten sonra ki ilk yazımı buradan okuyabilirsiniz. Anlaşılan yine tıkanmışım ve aslında farkında olmadan burada ki hedeflerin bir kısmını uygulamışım.

2 Yorum

  1. Mustafa Kurt Yazar | 4 Ağustos 2019

    Aynı şeyleri yaşıyoruz, yalnız olmadığıma sevindim.

  2. SAFA 4 Ağustos 2019

    Abi şuan yorumunu gördüm ve hemencecik bu yazını okudum şuana kadar hiç serbest yazı tekniğini duymamıştım, duyduysamda uygulamadım. Sırf başlığından yazı çıkartırım diye bir hayale kapılıp başlığı yazdıktan sonra içeriğe nasıl başlasam diye en az yarım saat ekrana bakmışlığım oldu. Bloğu kurduktan sonra kendime bir ajanda aldım yazılabileceğini düşündüğüm konu başlıklarını ve içeriğini not alıyorum. Yazımı daha anlaşılır ve akıcı hale getirmek içinde bundan sonra bu taktiği kullanıcam çok teşekkür ederim.

Sen ne düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: