Yeni yıla sayılı günler kala çoğumuz gibi bende 2020 yılında neler oldu böyle diye düşünüyorum. Sürekli beklenmedik yeni inişler çıkışlar oldu hayatımda. Açıkçası bu bir yıl bana sanki beş yıl gibi geldi. En azından ben böyle hissediyorum. Yıl içinde okuduğum kitaplardan bu yıl öğrendiğim farklı ve en önemli konu ise…
Yazıların kategorisi: “Yazılar”
Aralık ayına geldiğimize inanmak gerçekten tuhaf geliyor. 2020 yılı kelimenin tam anlamıyla hayatımıza damgasını vurdu geçti. Hal böyle olunca, böyle bir yılda yani 2020’de hiçbir hedefinize ulaşmayı başaramadığınızı söylemekte utanılacak bir şey görmüyorum. Birkaç, hatta yüz adım geriye gittiğini söylemekte de utanılacak bir şey yok. Yeni yılın ne getireceğini gerçekten…
Kendinizi çoklu görev (multi tasking) konusunda çok iyi biri olarak görüyorsanız maalesef size bazı kötü haberlerim var. Çoklu görevi alışkanlık haline getirmiş olan kişiler neredeyse her konuda odaklı çalışan kişilerden daha kötüdür. Sizi kırdığım için üzgünüm ama bu aslında bilimsel çalışmalarda da birçok kez kanıtlandı. En dikkate değer örneklerden biri,…
Evde bir kız çocuğunuz varsa ve kızınız sürekli dans ediyor ve balerin olmak istiyorsa tam doğru yerdesiniz. Karantina günlerinde sürekli evde olduğumuzdan günün bir bölümünde tüm ailemizin katıldığı ortak bir etkinlik yapıyoruz. Bu da çoğunlukla ailecek izlediğimiz güzel bir film oluyor. Tahmin edebileceğiniz gibi kızımın tercihlerine göre ama anne baba filtresinden…
Ekim 2020’de Netflix’te yayınlanan bir mini dizi olma özelliğinin dışında satranca olan ilginin artmasına vesile olan son zamanların ses getiren ve çokça konuşulan bir yapım. Walter Tevis’in 1983 tarihinde basılan romanından uyarlanması da bir diğer dikkat çeken özelliği. Başrolünde göz yapısı dikkat çeken Anya Taylor-Joy oynarken yardımcı karakterlerde Harry Potter’ın…
Gün boyu atıştırmayı bırakmalıyım, Netflix’te geçirdiğim zamanı azaltmalıyım, yataktan kalkar kalkmaz sosyal medyada gezinmeyi bırakmalıyım… Hangimizin daha iyi olanlar için değiştirilebilecek “kötü” alışkanlıkları yoktur ki? Ancak alışkanlıklardan kurtulmak zor! Yıllardır günlük hayatımızın bir parçası olan davranışlardan kurtulmak kolay değil… Yapılmayacaklar listesi, kötü alışkanlıklarınızı değiştirmenize ve onları size daha fazla keyif verenlerle…
Zaman yönetimi ile ilgili yazıları okurken hepsinin ortak noktasının bir “yapılacaklar listeniz”in olması gerektiğini gördüm. Ama şu soruya nedense birçoğu kesin bir cevap veremiyor? “Yapılacaklar listemizi telefonumuzda mı yoksa kağıt üzerinde mi oluşturmalıyız? “ Bu soruya en kestirme cevabım ise; “duruma göre değişir” olacak. Kişiye, duruma ve kullanım amacına bağlı…
Mimar ve fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ bir fotoğrafı çekmek için ortalama 1 saatini çekeceği noktayı belirlemek için harcıyormuş. Ardından o noktadan birkaç gün gözlem yaparak ışığın en güzel günün hangi saatinde olduğunu gözlemliyormuş. Kimi zaman mevsimsel güneş açıları için aylarca gözlem yaptığını söylüyor ve ardından tamamdır dediğinde “1 tane” fotoğraf…
Ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Yazılarınızı fırsat buldukça okuyorum. Yazılarınızda sık sık “Gençlik nereye gidiyor?” türünden yakınmalarınız oluyor? Gençlik derken herhâlde lise ve üniversite öğrencilerini kastediyorsunuz. Bu durumda ben de nereye gittiğini çok merak ettiğiniz o grubun bir üyesiyim. Madem bu ülkede yaşayan insanları gençler ve yetişkinler olarak ikiye ayırdınız, ben…
Bir instagram sayfası, blog, podcast veya youtube kanalı açarak çeşitli paylaşımlar yapmak, tecrübelerimizi aktarmak yada beğenilmek istiyoruz. Uzun soluklu olmak ve başarılı olmak istiyorsak eğer, hepimiz biliyoruz ki sizi diğer dijital içerik oluşturuculardan neyin farklı kıldığını belirlemeniz gerekir. Kendimizi ve yeteneklerimizi ifade etmek için bugün sahip olduğumuzdan fazla fırsatımız daha…
Pandemi döneminde çalışma hayatımız sürekli bir endişe içinde geçiyor. Dolayısıyla işlerinizi hallederken bunalmış hissetmemiz gayet normal. Evden çalışmak ve evde daha fazla zaman geçirmek başlarda hepimiz için daha iyi olacak gibi geldi ama çalışma hayatı ile ev iç içe girdiğinde bu durum hepimiz için olumlu sonuç doğurmadı. “Becoming the New…
Konfor en büyük düşmanımız. Konfor merakımız yüzünden öleceğiz. Bedenlerimiz ve aklımız yağ bağladı. Artık yerinden bile kalkamayan obez yaratıklara dönüştük. İnsanlığın her yıl obeziteye karşı harcadığı para, yoksulluğa harcadığından katbekat daha yüksek. Dünyanın yarısı açlıktan ölmemek için uğraşırken diğer yarısı tokluktan ölmemek için direniyor. Fakat bu direnme onu yine de…
Bugünlerde Netflix’te izlediğim dizilerden biri çevresinde gelişecek yazım. Küresel ısınma sebebiyle Dünya buzul çağına girmiştir. Yıllarca durmadan ilerleyen ve “seçilmişleri” taşıyan, 1001 vagonlu bir treni konu alıyor bu dizi. Tabi ki bu kişiler dışında dünyada yaşam kalmamıştır. İşte bu trende ki seçilmişlerin yaşamlarını izliyoruz bu dizide. Konu bu kadar basit…
Aslında bana bu fırsatı verdiğin için teşekkür ederim. Bana “iş hayatımı gözden geçirme” ve “imkanım olsaydı iş hayatıma başlarken kendime neler söyleyebilirdim” fırsatını yaşattın. İş hayatınıza yön vermek değil yazmamın sebebi, iş hayatında sizden birkaç yıl fazla yol almış biri olarak keşkelerimi ve iyikilerimi yazacağım müsaadenizle. Zamanında bana bu açıdan…
Yeni normalde insanlar işin gerekliliklerini yerine getirebiliyorsa istediği şekilde çalışabilir diye düşünüyorum. Koronavirüs bundan sonra ki çalışma hayatımızı sizce nasıl değiştirip, şekillendirecek? Şimdi Koronavirüs önlemleri kapsamında, birçok firma çalışanları evden çalışıyor. İlk başta evden çalışma mı olur, ofisteki disiplin sağlanamaz, verim alınamaz gibi konular gündeme gelse de şu anda bu…
Kalıpları kırmak oldukça zordur. Çoğumuz alışkanlıklarımızı değiştirmek istediğimizi söylüyoruz. Telefon ve ekran bağımlılığından kurtulmayı hepimiz istiyoruz ama bunun çaresini de yine ekranlardan arıyoruz. Hadi itiraf edin, en son başladığınız diyet kaç gün sürdü? Ya da başladığınız sporu düzenli olarak kaç gün devam edebildiniz? Kişi kendine her zaman değişeceğini söyler ama…
Karantina zamanlarında, kısıtlı imkanların yaşandığı bu günlerde vakti iyi değerlendirmeye çalışıyoruz. Pazar günü malum anneler günüydü. Ben de acaba bu günde hem eşimi nasıl mutlu edebilirim, hem de ailecek nasıl güzel vakit geçirebiliriz diye düşünürken, daha önce hiç yapmadığım ama bu özel günde yaparsam eşimi de çok mutlu edeceğimi düşündüğüm…
Günümüzde kullandığımız tüm cihazların yapımında değerli değersiz birçok madde kullanılıyor. Bu maddelerin neredeyse tamamı da madenlerden elde ediliyor. Madenler denilince de aklımıza hemen baretli, yüzleri kararmış insanların yerin altına girdiği ya da Afrika’da zor şartlarda çalıştırılan maden işçileri çocukların görüntüleri aklımıza geliyor. Peki maden denilince benim aklıma ise artık uçsuz bucaksız…
1999 yılının Şubat ayında İzmit Fethiye Caddesinde yer alan Radyo SES’te başladı radyo serüvenim. 2012 Nisan’ına kadar devam etti. Bu süreçte İzmitliler hatırlar, sırasıyla Radyo SES, Radyo KYÖD, Radyo Piramit, Radyo Şahin’de öğrencilik hayatım boyunca programlar yaptım. Kimi zamanlar da bu programların sonunda kıssadan hisse misali aşağıda ki bağlantıda paylaştığım…
Koronavirüs sebebiyle evlerimizde kaldığımız bu günlerde bilmem fark ettiniz mi ama televizyon reklamlarının hemen hepsi birbirinin aynısı. Merak etmeyin bu durum tüm dünyada aynısıymış. Nasıl mı? Kasvetli bir piyano müziği Bugünlerde ki tüm televizyon reklamlarının ana teması karantina günleri. Önce kasvetli bir piyano müziği eşliğinde bomboş sokakların ve yalnız görünen…




















