Byung-Chul Han’ın “Şey Olmayanlar” kitabını okurken, sanki bir aynaya bakar gibi kendi çağımın sessiz çığlıklarını duydum. Kore asıllı Alman düşünür, modern yaşamın en temel sorunlarına değinirken, yalnızca felsefi bir analiz sunmuyor; aynı zamanda kayıp bir dünyanın melankolik şiirine dönüşüyor. Şeylerin Sessizliği Han, dijital çağda “şey”lerin nasıl kaybolduğunu, yerlerini “bilgi”nin aldığını…
Yazı etiketleri “hayat”
Her gün, seçeneklerin sonsuzluğu içinde kaybolabiliyoruz. Hangi yolu seçeceğiz? Hangi kararları alacağız? İşte bu noktada, birçok insan gibi ben de kendimi sıkışmış hissediyorum. Ama bu hikaye, sıkışmışlık hissinin nasıl bir fırsata dönüşebileceğini anlatıyor. Bir gün, bir arkadaşım bana şöyle dedi: “Hayat, seçimler yapmaktan ibarettir.” Bu söz, içimde bir kıvılcım yaktı.…
Bir zamanlar, hayatımın dönüm noktalarından birindeydim. Gözlerimi kapatıp, hayal ettiğim geleceği düşündüm. Planlarımı yaptım, hedeflerimi belirledim ve her şeyin nasıl mükemmel olacağını hayal ettim. Ama bir süre sonra fark ettim ki; tüm bu planlarım sadece kağıt üzerinde kalmıştı. Peki, sizin de böyle hissettiğiniz zamanlar oluyor mu? Hedeflerinizi belirleyip, kendi kendinize…
Bazı sözler vardır, ilk duyduğunda basit gelir ama içine biraz düşünce kattığında derin anlamlar açığa çıkar. “Seyrettiğin çaydanlık asla kaynamaz” da onlardan biri. İlk bakışta sabırsızlıkla beklenen bir çayın geç kaynadığını anlatıyor gibi görünse de aslında hayatın tam merkezine dokunan bir öğüt barındırıyor: Beklemek yetmez, harekete geçmelisin. Bir işi başarmak…
Marc Levy’nin Gölge Hırsızı kitabı, sadece bir hikaye anlatmakla kalmayıp, okurlarını hayatın derinliklerinde bir yolculuğa çıkaran etkileyici bir roman. Bu kitap, bir çocuğun yaşamına, hayallerine ve sırlarına açılan bir pencere sunarken, aynı zamanda dostluk, aile ve aşk gibi temaları ustalıkla işliyor. Kitabın Konusu Romanın ana kahramanı, “gölgesi” ile özel bir…
Hiç şöyle hissettiniz mi? Bir toplantıdasınız, konuşmalar derinleştikçe odadaki herkesin aniden kahve bütçesi ya da masa düzeni gibi basit şeylere hararetle odaklandığını fark ediyorsunuz. Halbuki o gün çözülmesi gereken çok daha büyük, karmaşık bir mesele var ama kimse ona dokunmuyor. Peki, neden? İşte bu sorunun yanıtı, Önemsizlik Yasasında gizli. Bisiklet…
Geçtiğimiz günlerde bir billboardda gördüğüm “Ölünce beni kim yıkayacak?” sözü bende derin bir etki bıraktı. Bu sözle birlikte öğrendiğim bir gerçek daha vardı: Dünya genelinde her gün 150 binden fazla insan hayatını kaybediyor. Bu rakam, hayatın ne kadar kıymetli ve kırılgan olduğunu hatırlattı bana. Peki, bu gerçeği nasıl kabullenebiliriz? Ölüm…
Tam zamanlı bir işiniz varken yazı yazmak zor, değil mi? İş yükünüz gün be gün artarken, blogunuza yazmak için ne zaman zamanınız olacak ki! Ayda 30 makale yazmamı sağlayan bir rutinim var; ve evet, bu doğal olarak olmadı. Yazma alışkanlığı edinmek için her gün bilinçli çaba harcamam gerekti. Hazırladığım taktiklere…
İş dünyasında daha fazla başarı elde etmek adına, özgüven mi yoksa gerçekçilik mi daha ağırlıklı olmalı? Aslında her iki yaklaşım da gereklidir. Fakat bu iki nitelik arasında incelikli bir denge bulunuyor. İyimser insanlar genellikle olayların olumlu yönlerine odaklanır ve her şeyin olumlu bir sonuçla nihayetleneceğine inanırlar. İyimser bir bakış açısıyla…
Hayatın her döneminde, bazen bilinçli bazen de farkında olmadan, ama sürekli olarak bir amacın peşinde koşarız. Ne güzel değil mi? Hayat yolculuğunu tek başımıza zorlukla tamamlıyoruz ve genellikle ebeveynlerimizin yönlendirdiği bir rota izliyoruz. Hayat, çocukluğumuzun koruyucu kollarında geçer, yıllar boyunca ebeveynlerimizin bizi yönlendirdiği bir süreçtir ve sonunda kendi ayak izlerimizi…
Bugün, kaybolan bir denizaltının enkazına ulaşıldığı haberleri dünya genelinde büyük bir heyecan yarattı. İçimde karmaşık duygularla dolu, olayın ayrıntılarını öğrenmek için sabırsızlanıyordum. Ancak, yetkililerin açıklamaları tüm umutlarımı bir anda yerle bir etti. Denizaltının “katastrofik” bir şekilde patladığı ve parçalara ayrıldığı belirtiliyordu. Bu trajik olayı ve katastrofik patlamanın nasıl gerçekleştiğini anlamak…
Sabah sayfaları yazmaya başlamadan önce, benim için çok önemli olan bazı malzemelerim vardı. Her seferinde yazmaya oturduğumda, kendimi iyi hissetmemi sağlayan şeylerdi bunlar. Bence en önemlisi kalem. Akışkan mürekkep olması ve el yazımızda rahat hissettirmesi gerekiyor. Başlangıçta, elle üç sayfa yazmak zor olabilir, özellikle de alışkın değilseniz. Ama akıcı bir…
Son zamanlarda bir iş arkadaşım, blog yazmaya ilgimi ve yapay zeka alanındaki gelişmeleri takip ettiğimi öğrendi ve yazdığı raporları veya e-postaları düzenleyecek bir yapay zeka aracı önerip önermediğimi sordu. Sıkça duyduğu bu tür araçlara ilgisi artmıştı. Hemen bildiğim ve kullandığım yapay zeka araçlarını paylaştım. İlgisi hemen kabardı ve ayrıntılı sorularla…
“Her sabah yataktan çıkıp mayın tarlasına giriyorum. Mayın tarlası benim. Patlamadan sonra, bütün gün parçalarımı toparlayıp yeniden bir araya getirmeye çalışıyorum.” Ray Bradbury Kendime ve size de itiraf edecek olursam, iş hayatımın bir kısmında, yok tamamında değil, hep bu mayınlara bastım. Başarılı şeyler elbette yaptım, ancak potansiyelimin çok daha ileri…
İtiraf etmeliyim: Sabahın 6’sından akşam saat 7’ye kadar, haftanın 5 günü iş için dışardayım. Hafta sonları dahi sabahları bilgisayarımı açıp çalışıyorum. Ülke dışındaysam bu daha da karışık bir hal alabiliyor. Şu anda gerçekten zamanım yok. Şaka değil. Şu anda hiç olmadığı kadar çok çalışıyorum. Burada bir çaba ve takıntı var,…
Blog yazılarım için konuları bulmak hiç kolay değil. Her blog yazarı boş sayfa sendromuyla karşılaşır: “Ne hakkında yazacağımı bilmiyorum ama yazmak istiyorum”. En iyilerimiz bile bu durumla karşılaşır. Bunun daha az korkutucu olmasını sağlamak için, bir metod oluşturdum ve bu metodumda şu 5 fikre sarılırım. Bu fikirler, yazınızı harika hale…
Yeni ve heyecan verici bir kitap gördüğümde, dopamin bağımlılığı olan beynim tam olarak şunları söyler; Sorun şu ki, sayıları çok fazla. Ve okumak istediğim kitaplara baktığımda, GoodReads okuma listemde onlarca (belki de yüzlerce) kitap var. Sorun şu ki, sadece günde 24 saatim var. Yukarıda bahsettiğim şey, sadece birkaç yıl önceki…
Siz de arkadaşlarınızla konuşacak bir şey bulmakta zorlanıyor musunuz veya yalnızken sosyal medyada ve Netflix’te mi geziniyorsunuz? Eskiden saatlerce sosyal medyada zaman harcıyordum ama aslında ne yaptığımı bile bilmiyordum. Pandemi sürecinin ilk aylarında bu durum zirve yapmıştı bende. Şimdi nedenini anladığımı düşünüyorum. Eskiden düşünmekten korkuyordum çünkü nasıl yapacağımı bilmiyordum. Tek…
Düşündükleriniz değil, yaptıklarınız hayatınızı değiştirir. Geçen gün otelde ki odama geldiğimde yorgun ve bitkindim. Sıcak bir duş sonrası, dinlenmiş şekilde yatağıma uzandığımda aklıma biraz sonra okuyacağınız düşünceler takıldı. Başarılı insanlar hiç mi hata yapmıyorlar. Veya nasıl harekete geçiyorlar dedim, hiç mi korkmuyorlar, düşünmüyorlar. Sonra kalktım, bilgisayarımı açtım ve “Düşünce nasıl…
Yeni yıla sayılı günler kala çoğumuz gibi bende 2020 yılında neler oldu böyle diye düşünüyorum. Sürekli beklenmedik yeni inişler çıkışlar oldu hayatımda. Açıkçası bu bir yıl bana sanki beş yıl gibi geldi. En azından ben böyle hissediyorum. Yıl içinde okuduğum kitaplardan bu yıl öğrendiğim farklı ve en önemli konu ise…
Konfor en büyük düşmanımız. Konfor merakımız yüzünden öleceğiz. Bedenlerimiz ve aklımız yağ bağladı. Artık yerinden bile kalkamayan obez yaratıklara dönüştük. İnsanlığın her yıl obeziteye karşı harcadığı para, yoksulluğa harcadığından katbekat daha yüksek. Dünyanın yarısı açlıktan ölmemek için uğraşırken diğer yarısı tokluktan ölmemek için direniyor. Fakat bu direnme onu yine de…




















