İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Blog yazmanın 7 kuralı!

Bloğuma yazılar eklemeye aktif olarak başlamaya karar verdikten sonra insanlar bu konuda neler yazıyor diye araştırma yapmaya başladım. Boş bir web sayfası sekmesi açtım ve gugıla blog yazma ile ilgili birkaç kelime yazarak arattırdım. Aman Allah’ım bir de ne göreyim. Sanal dünyada yer alan her blog sahibi nasıl blog yazılır, blog yazmanın 1001 yolu, neden blog yazmalıyız gibi milyonlarca yazılar yazmışlar. Benim onlardan neyim eksik dedim ve blog nasıl yazılır herkese göstermeliyim diye düşünerek kendi düşüncelerimi yazmaya karar verdim.

Madde 1: Neden Blog yazmalıyız?

Çünkü canım istiyor da ondan. Siz kendinize neden blog yazmalıyım diye sorarak ve bunun cevabını başkasından alarak mı blog yazmaya başlarsınız. Ben öyle yapmam. Bu alan adım yıllardır vardı, bir çok kez blog yazdım, sildim, kapattım, yeniden açtım, güncellemedim, yeri geldi günde 10’dan fazla içerik ekledim vs. Hepsini de kendi canım istediği için yaptım. Şimdi de canım blogumu biraz daha kalıcı hale getirmek istediğim için güncelliyorum, içerik ekliyorum, yazılar yazıyorum. Bir süre sonra yeniden sıkılır yeniden silebilirim her şeyi. Demek istediğim blog neden yazılır sorusunun cevabı siz istediğiniz için olmalı.

Madde 2: Blogda neler yazmalı?

Canınız ne istiyorsa o yazmalı. Şu an mesela bu yazıyı yazmak istedim ve yazıyorum. Geçenlerde doğum günümdü o konuda yazdım, ondan önceki hafta kızımın doğumgünüyle ilgili, dün serbest yazma konusunu araştırdım onunla ilgili yazdım. Okuduğum kitaplardan Serenad’ı, Tekvin’i ve diğerlerini yazdım. Hatta Kerimcan’ın o meşhur videosu ile ilgili bile ters köşe bir yazı yazdım!! Kişisel bir blog değil mi istediğim her konuda yazabilmeliyim diye düşünüyorum. Burada belirleyici kıstas yazdıklarınızın çok okunmasını mı istiyorsunuz yoksa internet dünyasında yolunu kaybedenler gelsin arada bir okusun, göz gezdirsin mi istiyorsunuz ya da yazarak kendinizi rahatlatmak mı istiyorsunuz.

Madde 3: Blog yazılarınızda özgün olmalı mısınız?

Blogunuza beğendiğiniz bir yazıyı kopyalayıp yapıştırmanız en fazla 2 dakikanızı alır. Altına imzanızı da atarsınız. Okuyanlar vay be ne güzel yazmış buna benzer başka ne yazılara da bir bakayım der; gugıla bir bakar haydaaa sizin yazınızın aynısını bir başkası virgülüne kadar aynı yazmış! Olacak şey mi!! Evet olacak şey. Başkalarını değil en başta kendinizi kandırmayacaksınız. Kopyala yapıştır yaptığınız yazının altına imzanızı atmayacaksınız, o yazının tamamını kopyala yapıştır yapmayacaksınız ve orijinal yazarın adını yazarak kendi sayfasına bağlantı ekleyerek yazının kalan kısmını yazarının sayfasından okunmasını sağlayacaksınız. Özetle kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi bir başkasına yapmayacaksınız. Çünkü blog dünyasında gizli hiç bir şey kalmıyor. Her şey şeffaf. Hem bir düşünsenize saatlerce belki de günlerce uğraşıp yazdığınız yazı ertesi gün bir başka web sitesinde adınız dahi geçmeden yayınlanmış. Yok yok düşünmek bile çok kötü.

Madde 4: Blogunuz SEO uyumlu olmalı mı?

Hayır değil! Çünkü gerçek bir blog yazarı sabretmesini bilendir. Yazılarını gerçekten arayanların bulmasını isteyendir. Hemen tıklanmak, hit almak ama yazılarınızın hak edenler tarafından değil de aradığı kelimeler yüzünden rastgele sayfanıza giren kişilerce ziyaret edilmesini istiyorsanız evet seo uyumlu olması avantajdır. Ama artık arama motorları internetin en dibini bile tarayıp karşınıza çıkarıyor. Şu söz gibi “aramakla bulunmaz ama bulanlar daima arayanlardır” olsun blogunuzun mottosu. Özetle blogunuzu 1000 kişi 1 kez mi ziyaret etsin yoksa 10 kişi 100 kez mi ziyaret etsin ya da 100 kişi 10 kez mi, 50 kişi 20 kez mi? Farkı anladınız mı?

Madde 6: Blogunuz hazır!

İşte benim blog nasıl yazılmalıdır hakkında ki düşüncelerim şu an bunlar. Ha gün gelir devran döner, yok bu böyle olmuyormuş bende arama motorlarında en üst sıralarda yer almalıyım, anahtar kelimeleri arayıp yazı değil de anahtar kelime içerikleri yazmalıyım, hit almalıyım, her paragrafı okuyabilmek için okuyucular bir reklam tıklamalı diye düşünebilirim. Mesela kaçınız madde 5’i atladığımı burayı okumadan önce fark etti? Gelecek ne gösterir bilemem. Ama biliyorum siz beni anladınız.

Not: Blog okuyuculuğunun yazılı olmayan tek kuralının da okuduğun yazının altına yorum bırakılması kuralıymış. Bunu da araştırırken gördüm. Backlink mi alınıyormuş, reytingi mi artıyormuş he ondan işte. Hani yutıbırlar diyor ya kanalıma hoşgeldiniz alttaki beğen butonuna tıklamayı ve yorum yazmayı unutmayın diye heh o misal işte. Şimdi bir yorumunuzu alabilirim. Fakat yorumunuz hemen altta gözükmeyecektir. Önce ben bir okuyacağım beni ne kadar övdüğünüzü, ne kadar güzel şeyler yazdığınızı görecek ondan sonra onayladığımda aşağıda görünecektir, bilginize.

Haydi kalın salıncakla…

2 Yorum

  1. Mustafa Kurt Yazar | 28 Temmuz 2019

    Sağol Safa, serbest yazmak ile ilgili bir yazı da var blogda. Ona da bakabilirsin. 😊

  2. Safa 28 Temmuz 2019

    Abi AlEmSiN yHa xD yazının sonundaki paragrafı okuyunca sesli güldüm 🙂 Allahta senin yüzünü hep güldürsün yazmak kadar keyifli ve bir o kadarda zor bişey olmadığına inanıyorum. Tamamen ilham gücü ve konsantrasyon gerektiriyor. Bende amatör olarak yeni başladım bu serüvene. En kötüsüde amatör olduğunu bile bile usta işi eserler çıkarmak istemem 🙂 bir konuyu 10 kere yazıp silmekten gına geldi artık.

Sen ne düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: