İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Yazılar”

Başarıya Giden Yolda Herkesin Kaçırdığı Detay

Geçen hafta sonu Guayaquil’de, “iki saatliğine çıkıp döneriz” diye başladığımız küçük bir plan, bana kendi iş hayatımı hatırlatan garip bir aynaya dönüştü. Şehrin tam merkezinde, neredeyse her yerden görünen bir deniz feneri ve hemen yanında bir kilise var. Oraya çıkmak için 444 basamak tırmanıyorsun. Ve basamakların üstünde numara yazıyor; yani…

Sürekli Meşgul Ama Verimsiz misiniz? İşte Çözümü

Geçen gün sabah kahvemi alıp masaya oturdum. Bilgisayar açıldı, telefon masanın kenarında titreşti, takvim bildirimi düştü. Daha gün başlamadan, içimde görünmez bir kronometre çalışmaya başlamıştı. “Hadi, hadi, hadi…” hissi. Sonra aklıma bir cümle geldi ve garip bir şekilde o kronometrenin sesini kıstı: Pusula, saatten önce icat edildi. Bu cümle basit…

Algernon’a Çiçekler – Daniel Keyes

Gözlerimi açar açmaz soğuk duş alıp metabolizmamı şoka soktuğum, ardından Hindistan cevizi yağı damlatılmış kahvemi yudumlarken bir yandan da 2x hızında “Girişimcilikte Sınırları Aşmak” temalı bir podcast dinlediğim o mükemmel sabahlardan birinde değildim. Hayır, tam tersine; alarmı üç kez ertelediğim, kahveyi taşırıp ocağı batırdığım ve dünün yorgunluğunu üzerimden atamadığım oldukça…

Hayatım, bugün şu koltukçulara bir bakalım mı artık?

Cumartesi sabahı… Çayınızın dumanı tütüyor, güneş içeri süzülüyor ve önünüzde dinlenmek için koca bir hafta sonu var. Tam bu huzur balonunun içinde süzülürken o tanıdık, masum ama bir o kadar da tehlikeli cümle yankılanıyor: “Hayatım, bugün şu koltukçulara bir bakalım mı artık?” İşte o an anlıyorsunuz ki; hafta sonunuz dinlenerek…

Pazar Sabahı Gelen O Hayalet Bildirim: Zihinsel Özgürlük İlanı

Pazar sabahı saat 10:30. Elinizde taze demlenmiş, dumanı üzerinde tüten bir kahve; arka planda belki pazar kahvaltısının o vazgeçilmez sakinliği… Her şey kağıt üzerinde kusursuz. Ancak tam o sırada, zihninizin ıssız bir köşesinden o tanıdık ve davetsiz ses yükseliyor: “Acaba o sunumun girişini mi değiştirseydim?” ya da daha kötüsü, telefonun…

Işıkların Altında Dans Etmek mi, Çamurda Tırnaklarınla Kazımak mı?

Geçen akşam, yağmurun cama vurduğu o klasik salı akşamlarından birinde, evde köşeme çekilmiş televizyon kanalları arasında öylesine geziniyordum. Elimdeki çay çoktan soğumaya yüz tutmuştu. Spor kanallarında, pazar ve pazartesi günü oynanan maçların özetleri, atılan goller ve sahadaki o yoğun atmosferler peş peşe ekrana yansıyordu. Farklı günlerde oynanmış olsalar da, o…

Yazmak: Kaçış mı, Keşif mi?

Bunu uzun süre “iş yoğunluğu” zannettim. Takvim dolu, bildirimler açık, toplantılar arka arkaya… ve ben her akşam yatağa girerken aynı hissi taşıyordum: Sanki bütün gün bir şeylerin peşinden koştum ama kendime hiç uğramadım. Sonra bir yerde şunu fark ettim. Zihin karışıklığı artınca, “daha çok düşünmek” çözüm olmuyor. Çünkü düşünmek, aynı…

Senden Daha İyi Değiller — Sadece “Nasıl” Yapılacağını Biliyorlar

Sana çok dürüst bir soru sormam lazım. LinkedIn’de bir başarı hikayesi okuduğunda, Instagram’da birinin hayatına baktığında ya da kendi alanında inanılmaz işler yapan birini gördüğünde… Aklından ilk geçen şey ne oluyor? “O farklı. Ona doğuştan bir şeyler verilmiş. Ben o kadar zeki değilim, o kadar şanslı değilim, o kadar bağlantım…

Biliyorsun Ama Neden Yapamıyorsun

“Spora başlamam lazım” diyorsun. Biliyorsun. “Kitap okumam lazım” diyorsun. Biliyorsun. “Erken kalkmalıyım” diyorsun. Yine biliyorsun. Ama bir türlü yapmıyorsun. Ve sonra kendini suçluyorsun: “Tembel miyim? İradem mi zayıf?” Hayır. Sorun senin karakterin değil. Sorun sisteminle. Bu yazıda sana dört tuzak göstereceğim. Her biri seni bildiğin şeyi yapmaktan alıkoyan görünmez engeller.…

Yeni Rota 2026

2025 takvimini kapatırken geriye dönüp baktığımda, hayatımın en büyük tezatını ve aynı zamanda en büyük dengesini görüyorum. Gündüzleri, Karadeniz Holding (Karpowership) bünyesinde, zamanın en kıymetli kaynak olduğu bir dünyadaydım. Dünyanın bir ucunda elektriğe ihtiyaç duyan bir ülkeye, “yapılamaz” denilen sürelerde, sadece 30 günde enerji ulaştıran o devasa Powership filosunun bir…

Tükenmişlik Değil, Tamamlanmışlık

Hayatın karmaşasında, liderlik yaparken yaşadığımız o sessiz anları pek konuşmuyoruz. Baskı azaldığında, göğsümüzün sıkıştığını hissettiğimizde, kendimizi yorgun sanıyoruz. “Bu zor bir dönem” diyoruz. Ama ardından bir netlik geliyor. Bu kötü bir bölüm değil. Tam tersine, tamamlanmış bir bölüm. Sayfaları çevirmeye devam ettik çünkü yaşamak bizim varsayılan ayarımız. O rol için…

İsteselerdi Yaparlardı: Beklemeye Son Ver

Hepimiz yaşadık: Mesajına cevap vermeyen arkadaş, değerimizi bilemeyen iş yeri ya da tek taraflı yürüyen ilişkiler… Bu yazıda size çok basit ama bir o kadar da güçlü bir yaklaşımdan bahsedeceğim: Bırak gitsin. Neden Zorlamaya Devam Ediyoruz? Türk toplumu olarak vazgeçmeyi hep yenilgi olarak gördük. “Sevilmeyen damat kapıda beklermiş” mantığıyla, istenmeyen…

Hızlı Karar, Derin Odak: Açık Döngüleri Kapatmanın Gücü

Günün sonunda yorgun düşmemizin sebebi her zaman fazla iş değildir. Çoğu zaman mesele, zihnimizde açık kalan işlerdir: dönülmemiş mesajlar, ertelenen konuşmalar, netleşmemiş kararlar, sonra bakarım listeleri. Bunlar görünmez şekilde arka planda çalışır, tıpkı telefonunda kapatmayı unuttuğun uygulamalar gibi. Enerjiyi çekerler, odağı dağıtırlar ve gün bittiğinde hiçbir şey yapmamışım gibi hissettirirler.…

Erteleme, Ruhumu Yordu

Hepimiz zaman zaman ertelemekten muzdarip oluyoruz. Birçok kişi için bu, günlük yaşamın kaçınılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Ertelemenin ne kadar zararlı olabileceğini yıllar içinde acı bir şekilde deneyimledim. Önemli telefon görüşmelerini yapmak, projeleri tamamlamak veya sevdiklerime zaman ayırmak gibi basit görevleri sürekli ertelediğimde, sonunda içimde bir pişmanlık duygusu oluştu.…

Doğada da Mentorluk Var

“Yaşamın en karmaşık iletişim ağları, bazen en beklenmedik yerlerde bulunur” Son araştırmalar, yaşlı ağaçların ormanda gençlere kritik bilgileri nasıl paylaştığını gözler önüne seriyor. Bu durum, doğanın ne kadar karmaşık ve birbirine bağlı olduğunu gösteriyor ve bizlere iş dünyasında da benzer bir dayanışma ve bilgi paylaşımının gerekliliğini hatırlatıyor. Araştırma, İtalya’daki Dolomitler’de…

Yeniden Başlamak: Değişimin Sessiz Öğretisi

İş değişikliği sadece yeni bir pozisyon ya da şirket değil; aynı zamanda zihinsel olarak da bir “yeniden yapılanma” süreci. Geçen ay bu yolculukta ilk adımı attım. Bir profesyonel olarak değil, bir insan olarak şunu fark ettim:Değişim, belirsizlikle birlikte gelir. Yeni isimler, yeni sorumluluklar, yeni beklentiler… Ve tüm bunların arasında tanıdık…

Büyümenin Tek Yolu: Rahatını Boz, Gücünü Göster!

Hepimizin içinde inanılmaz bir potansiyel var. Ancak çoğumuz bunu görmezden geliyoruz. Günlük hayatın konforu içinde, kendimizi zorlamadan yaşamayı tercih ediyoruz. Peki ya aslında çok daha fazlasını yapabilecek güçteyken, kendimizi sınırlıyorsak? Tarihimize baktığımızda, atalarımızın ne büyük zorluklarla mücadele ettiğini görüyoruz. Kurtuluş Savaşı’ndan ekonomik krizlere, depremlerden toplumsal değişimlere kadar… Her seferinde ayağa…

Değişiklikleri Görmüyorsanız, Bu Hiçbir Şeyin Değişmediği Anlamına Gelmez

Hepimizin hayatında dönüm noktaları vardır. Son bir kaç yıl, benim için tam olarak böyle bir yıl oldu. Büyük hedefler koyduğum ama hepsine ulaşamadığım, zaman zaman motivasyonumu kaybettiğim ve kendimden şüphe ettiğim anlar yaşadım. Bazen kendime sordum: “Gerçekten hiçbir şey başaramadım mı?” İşte o an fark ettim ki mesele sadece büyük…

Bunu Fark Ettiğimde, Hayatım Değişmeye Başladı…

Bazen kendimi şu sahnede buluyorum: Bir işin ortasında telefona bakıyorum, “bir dakika” diye düşünüyorum, Instagram’a giriyorum, sonra YouTube’da bir videoya tıklıyorum… Derken bir bakıyorum, 40 dakika geçmiş! Bu sadece benim başıma gelmiyordur, değil mi? İlginç olan şu ki, dikkatimizi nereye verirsek, hayatımız da o yönde akıyor. Bir ara vlog çekmeye…

İçimizdeki Ateşi Söndüren Gerçek

Hayatın garip cilvelerinden biridir motivasyon. Kırk yıldır insanları gözlemliyor, hikâyelerini dinliyorum. Her birinin içinde yanıp sönen bir ateş var, tıpkı İstanbul Boğazı’ndaki fenerlerin ışıkları gibi. Kimi zaman parlak, kimi zaman sönük… Kahvehanelerde, otobüs duraklarında, vapur iskelelerinde hep aynı hikâyeyi duydum: “Bu sene bambaşka olacak!” Gözlerde o tanıdık ışıltıyı görürdüm. Ama…